About Me

Fotoğrafım
İzmir, Türkiye
Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .
HAFTA SONU YAZILARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HAFTA SONU YAZILARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2015 Cuma

Mutlu hafta sonları !

Bu hafta sonu çok ama çok önemli !
Pazar sabahı kahvaltı sonrası vatandaşlık görevimizi yapmak üzere sandığa gidiyor oyumuzu kullanıyoruz!
Sonra ... Sonrası yok artık!

Artık uzuuun saatler televizyon başında beklememize gerek kalmıyor . Sonuçlara bilgi ve iletişim teknolojisi sayesinde çok çabuk ulaşabiliyoruz.

Yaşı benim gibi yeterince büyük olanlar çok iyi anımsarlar. Biz günlerce süren sayma işleminin sonucunu  sabırsızlıkla beklerdik.  Sosyal refaha erişmiş Avrupa ülkelerinde ya da zaten düzenini siyasete değil de sisteme göre kurmuş Amerika'da seçim sonuçları,  iktidara gelen partinin hangisi olduğu halkı pek ilgilendirmeyebilir. Bizim gibi her hükümet değişikliğinde ekonomisi,eğitim ve sağlık sistemi değişen ülkelerde ise seçim sonuçları çok ama çok önemlidir.
Lütfen bu kez üşenmeyelim sandığa gidip oyumuzu verelim!



Gelelim yukarıdaki fotoğrafın burada bulunma nedenine . Bu hafta sonu için azıcık yaramazlık yapmaya ne dersiniz? Bir zamanlar çokça yaptığım peynirli keki pişirmek düştü aklıma. Kalktım pişirdim ve afiyetle yedik. Eminim siz de bu tarifi biliyorsunuz ama ben merak eden olur belki diye yazıvereyim .




Malzemeler;
Ölçeğimiz orta boy su bardağıdır: 3 yumurtayı çırpma teliyle çırpıyor bir yandan da içine 1 bardak yoğurt ,1 bardak sıvı yağ ekliyoruz . Malzemeler iyice karışınca azar azar 2-2,5 bardak elenmiş un (ben göz kararı koyuyorum burada tahmini ölçü verdim ) ,bir çimdik tuz ve 1 paket kabartma tozu ekliyoruz. En son da ince ince kıydığımız 1/2 demet maydanoz, 1/2 demet dereotuyla harmanladığımız bir bardak kadar ufalanmış yağlı beyaz peyniri karışıma ekliyoruz. Peynir tuzluysa ayrıca tuz eklemeyin!

Muffin kalıplarının 3/2   kadarına - klasik keke göre oldukça  kıvamlı olan- bu karışımı kaşıkla döküyor , ön ısıtma yapmadan 175 dereceye ayarladığımız fırınımızda pişiriyoruz. Kekimiz kabarıp üstü kızarınca fırını söndürüyor 10 dakika kadar dinlendirip çıkarıyoruz.

Yaklaşık 10-12 muffin kalıbı  kadar kekimiz oluyor . Bizim gibi evde 2 kişiyseniz size de yeter komşularınıza da :)))
Çayın yanında pek nefis oluyor ama kahveye de " hayır " demiyor. 
Afiyet olsun !
Mutlu hafta sonları dileklerimle ,kalın sağlıcakla!

10 Ekim 2014 Cuma

Mutlu hafta sonları !


Bayram geldi de geçti
 bile... Ben hemen bayram öncesi ağır bir gribe yakalandığım için buralara uğrayamadım.

Önceden yapılmış bir proğramımız vardı ,, Çoklukla birlikte seyahat ettiğimiz acenta ve gide gele ahbap olduğumuz bir grupla Rodos-Simi Adasına gitmek üzere bayram sabahı saat 5 de yola çıktık ve ben ancak o sabah saat 4 de az biraz kendime gelebilmiştim. İşte öyle hasta başladığım geziyi çok şükür kazasız belasız atlattım.,.

Pek çok fotoğraf çektim yine ; hatta bir kısmını düzenledim ,facebookta yayınladım ancak blog daha özenli bir çalışma istiyor taktir edersiniz ki,o nedenle henüz yayınlanma aşamasında değiller!

Etrafımız kan gölüne dönmüşken ,analar ağıtlar yakarak feryat ediyorken benim küçücük dertlerimin ne önemi kalıyor ki ?



Şimdilik sizlere huzur ve barış dolu bir hafta sonu dileyerek kaçıyorum.
Kalın sağlıcakla!

12 Eylül 2014 Cuma

Boyutlu hamur kabartma " Güz gülleri "...


Sonbahar romantizm mevsimi olmalı .
Evet evet öyle olmalı çünkü öyle olmasaydı  "hayatta güllü objeler çalışmam ! " diyen beni bile baştan çıkaramazdı...



Ne demişler " büyük lokma yut,büyük laf etme ! "
Boyadım boyadım nihayetinde ben de klasik anne zevkine hitap eden bir güllü kutu boyadım!

Anneee bak şimdi tam da senin istediğin gibi oldu . Hem artık " Bunun boyaları niye dökülmüş ? " demezsin  değil mi :)))




Detay ver bakayım. Hah tamam oldu .

Romantik bir hafta sonu dileklerimle !

Merak edenler için; kutuyu vazgeçemediğim Folkart tuffy ile siz deyin 4 ben diyeyim 5 kat boyadım. Yanlarına rölyef pasta çalıştım ,üstüne stencil yaptım. Hafif parlak keten rengiyle kuru eskitme yaptım. Peçeteyi aldım fotokopicinin yolunu tuttum. Sonra geldim düzgünce kesip hamurladım. Vernikledim oldu bitti.



8 Eylül 2014 Pazartesi

Köyde bir pazar sabahı !



Biz bu evimizi aldığımızda neredeyse yolu bile yoktu. Bazı hafta sonları inşaatı denetlemek için bakmaya gelirdik ,eşim yanımda olmasa ben yolu bile bulamazdım. O kadar yani ...

Şehrin oldukça merkezinde bir apartmanın 15. katındayken köydeki evimizde sürekli olarak oturacağımızı düşünemiyorduk bile.

Zamanla gele gide buraya ısındık ve yaklaşık 2 yıldır da sürekli buradayız ama ne yazık ki eski sakinlik ve doğallık kalmadı ,her yanımız inşaat ,her yanımız site; betonlaşmaya teslim olmak üzere sevimli köyümüz.

Yine de köyde oturmanın  zevkli tarafları var. Hafta sonları kurulan köylü pazarlarına bayılıyorum. Eskiden hiç pazara çıkmazdım, hatta itiraf ediyorum bu işten nefret ederdim. Şimdi hafta sonu mutlaka pazara çıkıyorum ve alış-verişimi köyün yerlisinden yapıyorum.

Bazen çok güzel peynir, zeytin, reçel, tarhana ve salça buluyor ,bulunca da fazlaca alıyorum. Kendimi yorup salça, reçel yapmaya değmiyor; o kadar az tüketiyoruz ki aldıklarım bütün kış yetiyor da  artıyor bize. 

Malum peynir çabuk bozulur. Peynir-zeytini zeytinyağına yatırarak saklamak hem akıllıca hem de lezzet açısından oldukça başarılı bir çözüm oldu.

Yöntem kolay, taze biberiye (dilerseniz taze kekik de olur ), pul biber (isteğe bağlı) sarımsak ve bolca zeytinyağı; ihtiyacınız bu . Kavanozdan tüketebileceğiniz kadarını alıp kapağını kapatın , tüm kış bozulmadan yiyebilirsiniz.





Biz kalabalık bir aile değiliz.

Oğlum büyüyüp de kendi hayatını kurmak üzere evden ayrılalıberi ki bu yaklaşık 10 yıl ediyor ,evde iki başımıza kaldık. Benim de eşimin de birer kardeşi var ama yurt dışında yaşıyorlar. Kardeşimle çok  bağlıyızdır birbirimize ,hemen hemen haftada 2-3 kez telefonla görüşürüz ama çok sık biraraya gelemiyoruz ne yazık ki. 

Ailemin tarafı da kalabalık değil. Babam tek çocuktu ,annemin iki ağabeyi vardı ,bu dünyadan yıllar önce göçtüler ve onların çocukları ... İşte hepsi bu kadarız!

Anne tarafımdan 3 kuzenim var ,aynı şehirde oturmuyoruz ama birbirimizi her fırsatta arar sorarız. Çevremiz daha çok arkadaş,dost ve komşulardan oluşur.
Belki bu nedenle kalabalık sofraları,güle oynaya yenen yemekleri çok sever ve özenirim.



Pazar günleri ise benim için çok özeldir zira eşim yalnızca o gün çalışmıyor. 
Diğer günler uzun uzun keyifle sabah kahvaltısı yapamıyoruz. Pazar günlerini çok seviyorum keşke ardından pazartesi gelmese !


Fotoğraf çekmek çok eğlenceli  de ben o kadar acıkmıştım ki daha fazla sabredemedim. Bir de her çekimden önce makine ayarlarını kontrol etmeye alışamadım. İlk çektiklerim ziyan oldu ne yazık ki...

" Eh bu kadarı da yeter !" deyip yemeye başlayınca elimde kalan düzgün fotoğraflar bunlardı!

Herkese sofrasının bereketle dolup taştığı, kalabalık, bol sohbetli ,neşeli ve sağlıklı bir hafta dilerim!
Kalın sağlıcakla!

5 Eylül 2014 Cuma

Mutlu hafta sonları !




Henüz sonbahara yakışır bir serinlik yok. Akşamları ince bir hırka veya şalla pekala bahçe keyfi yapılıyor. Aslında Ege'nin en güzel zamanı. Gündüzleri hala sıcak ama akşamları tatlı bir esinti...

Bahçede yavaş yavaş yenen bir yemek ve ona eşlik eden açık hava sinema keyfi. Esasen pek fazla şey de pişirmiyorum ,hafta sonları balık yeme geleneğimizi devam ettiriyoruz ama hafta içi hafif  zeytinyağlılar,salata ve cacık hala favorimiz. E belli bir yaştan sonra insan yeme içmesine dikkat etmeli değil mi ama?
Dizilere takılmamak iyi oluyor böylece kendimize ayırabileceğimiz daha kaliteli zamanımız kalıyor.


Bizim evde zaman yavaş akıyor bu aralar. Olsun ben sakinliği de seviyorum . Konuklarla zaman hızlı ve dolu dolu geçiyor ama arada yalnızlık da güzel!

Size keyifli bir hafta sonu diliyorum; gönlünüzce dilediğinizce ama mutlu ve sağlıklı !

22 Ağustos 2014 Cuma

Mutlu hafta sonları !



Bana ne oldu bilmiyorum.
Üzerinize afiyet bir tembellik halleri...
Sevgili bloğuma yazmak istiyorum ama çok üşeniyorum.
Fotoğraf çekmek ise hiç içimden gelmiyor. 
Ben hayatın içinden kareler yakalamayı tercih ediyorum. E o da ayağıma hazır hazır gelmiyor. Kalk makineni al, güzel bir şeyler yakala ! I ıh ! Kim yapacak şimdi? Hava da çok sıcak...

El işi derseniz başlayıp başlayıp yarım bırakıyorum. Daha biri bitmeden ötekine başlıyor bu kez de hiçbirini bitiremeyecek hale geliyorum.


Ama bu böyle gitmez ,hiç değilse arada sırada görünüp ses vermek gerekir. 
Sıcak havaya verin tembelliğimi,bakın eylül bir gelsin hele ,neler neler yapıp paylaşacağım.

Not: Tembelliğim öyle böyle değil,fotoğraflarım dahi arşivimden. İnstagram için çektiklerim ...

Çok güzel geçsin hafta sonunuz !

15 Ağustos 2014 Cuma

Mutlu hafta sonları !


Bu hafta sonu yazın en sıcak günlerini yaşayacakmışız. Gerçekten çok  ama çok sıcak bir haftaydı. 
Bizim buralarda en azından güneş battıktan sonra tatlı bir esinti çıkar , biz de bahçede yayıla yayıla keyif yaparız. Acele etmeden yenen akşam yemekleri, güzel bir film ve arkadaş eş-dost ziyaretleri ... 

Yok iki akşamdır açıyoruz klimayı atıyoruz kendimizi içeri,bir kanepede ben diğerinde eşim televizyonda izlemeye değer bir şeyler arıyoruz. 




 Bu kadar şikayet yeter!

Begonviller sevgili eşimin gözdesi.
Bizim buraların vefakar cefakar çiçeği... Bahçeye iki kez diktik, ilki -geçen yıllarda kış çok soğuk geçmişti ya- maalesef soğuktan dondu. Biz o vakitler bu evde yalnızca hafta sonları ve yaz aylarında oturuyorduk,bilemedik işte...

Sonra yeniden diktik. İki-üç yıl öylece durdu ve geçen yıl birdenbire coştu. Çok güzel çiçeklendi . Eşim de yine kaybederiz korkusuyla tek dal bile kesmeye kıyamazken  baktım bu sabah elleriyle kesip getirmiş. E belgelememek olmaz tabii...



Bahçede ayrı güzel ,içeride  ayrı...
Çiçek güzel,yeşil güzel ,doğanın renkleri çok ama çok güzel!

Sizin de hafta sonunuz böyle güzel geçsin!
Mutlu hafta sonları !

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Mutlu hafta sonları !

Daha  dün "Mutlu Hafta Sonları " dilediğimi biliyorum ama belki hala tatilde ,kumsalda olanlar ,buz gibi sularda kulaç atanlar vardır da görmemişlerdir diye bu sabah yeniden geldim.

Bu hafta sonu tatile biraz ara vermeye ne dersiniz? 
Vatandaşlık görevimizi yerine getirmek için hepimiz yarın sandık başında olmalıyız öyle değil mi?
Ne de olsa büyüklerimiz her gün ne düşündüğümüzü sormuyorlar,bari bu fırsatı değerlendirelim. 
İşimiz fallara kalmasın !

Sonra "Bana mı sordular ? " dememek için haydi yarın sandık başına!



                                                     Yine yeniden " Mutlu Hafta Sonları ! "

18 Temmuz 2014 Cuma

Mini mini bir sığınak !




Yazın sıcak geçtiği Ege kıyılarında Temmuz Ağustos ayları insanı bunaltır da bunaltır...
Kaçıp rahatça soluklanacak  serin, gölge ve mümkünse esintili bir yer arar insan.
Bahçe bile yanar öğle saatlerinde,daimi sakinler ağaç altına kıvrılır taaa akşamüstüne kadar ortalıkta görünmezler.


İşte bu zamanlarda benim minnak balkonum bana en keyifli sığınaktır.Kafamdaki tilki yeni projeler kovalarken  huzurlu bir kaç saat -bazen bir saati bile bulmayan- anlarım burada geçer.




İhmal edildiğini düşünse de zaman zaman, çok uzun sürmez kırgınlığı,bıraktığımız yerden başlarız yarenliğe. Yüreği büyükse de kendisi küçücüktür  zira benden başkasını kucaklayamaz kolları...



Dünyanın her yerindeki çocukların neşeyle uyanabilecekleri "aydın günler " dilerim... Savaşlar olmasın ,çocuklar ölmesin !

6 Haziran 2014 Cuma

Mutlu Hafta Sonları !


Ben bile " çok yoğunum " demekten bıktım! Ama inanın ki bu aralar böyleyim... 
Dilerim -umarım- önümüzdeki günlerde biraz daha rahatlayacağım ve fotoğrafını çekmeye üşendiğim bitmiş elişlerimle buralarda olacağım.

Şimdilik herkese gönlünce geçecek bir hafta sonu diliyorum ve kaçıyorum!
Kalın sağlıcakla!

7 Şubat 2014 Cuma

Mutlu geçsin hafta sonunuz!


Sevgi dolu, eğlenceli ,


Bol üretimli,bereketli,


Huzurlu ve sağlıklı...
Gönlünüzce geçsin hafta sonunuz!

31 Ocak 2014 Cuma

Bir yumak mutluluk / Mutlu hafta sonları



Üç yılı aşkın bir süredir buralardayım. Blog dünyasında pek çok arkadaşım oldu ,bunların hemen hepsiyle bloğumu yazmaya başladığım ilk günlerden başlayan dostluğum halen sürüyor. Zaman içinde yeni dostlar da katıldı aramıza ,sayıca az da olsa bazı dostlar da bizden ayrıldı...

Hep derim ya "blog işi ,gönül işi " diye... Uzun bir mesai harcayarak fotoğraflar çekiyor ,bunları düzenliyor ,yazımı hazırlayıp yayınlıyorum. Kimi zaman sık sık ,kimi zaman da aralıklarla yayın yapıyor ama burayı sevmeye  ve yüreğimde kocaman bir yer vermeye devam ediyorum.

Bu aralar internette geçen zamanımın kitap okumamı ve diğer el işlerimi yapmamı biraz engellediği kanaatine vardığımdan PC'im ile arama biraz mesafe koydum. Okumak üzere pek çok kitap aldım,değiş-tokuş yaptım. 
Şimdilik bu bana iyi geliyor. 
Biliyorsunuz ben okuduğum kitapların eleştirilerini paylaşmıyorum ,zira zaten mesleğim bununla ilgili olduğundan burada başka bir dünya oluşturdum kendime.
İşliyor,kesiyor,biçiyor,boyuyor ,örüyor ve bunları paylaşmaktan çok büyük keyif alıyorum...




DMC'nin Türkiye'de Eylül ayında satışa çıkardığı Natura Just Cotton Örgü İpliğini sevgili Ahu'nun bloğunda görmüş ve hemen denemek istemiştim. İzmir'de satış yapan yeri bulamadığım için internetten satın almak yerine  illa dokunarak renklerini görerek almak istediğim için de düne kadar bekledim. Nihayet beğendiğim birkaç rengini çantama atıp eve geldim. Şimdi elimdeki yarım işleri tamamlayıp örmeye başlayacağım günü heyecanla bekliyorum.

Herkese bereketli,bol üretimli ama illa ki gönlünce geçecek bir hafta sonu diliyorum.
Kalın sağlıcakla!

11 Ocak 2014 Cumartesi

2014 ocak - ilk yazım...





Blog işi gönül işi...
Bir kere paylaşmayı seveceksiniz;emeğinizi,bilginizi ,zamanınızı hiç tanımadığınız insanlarla paylaşacak bundan hiç gocunmayacak hatta mutlu olacaksınız. İnsanları karşılıksız sevecek ,beklenmedik durumlarda çoğu zaman hoşgörecek ve yazmaya devam edeceksiniz! Yorulunca da dinlenmesini,güç toplamak üzere ara vermesini bileceksiniz!

Yok merak etmeyin hiçbir şey olmadı,hiç kimseye sitem falan da etmiyorum. Yalnızca biraz ara vermek iyi geldi / gelecek...

Yaklaşık 2 haftadır yazmıyorum bu ara herkes grip ya belki grip oldum sanmıştınız ,yok iyiyim çok şükür . Kesiyor biçiyor ,dikiyorum. Pek çok kitabım birikti ,onları okuyorum. İnternete daha az zaman ayırınca okumaya daha çok zaman buluyorum. Bahçede yapılması gerekenler var sabahları biraz bahçeyle uğraşıyorum,günler zaten kısa ev işleri,kızlar derken akşam oluveriyor.

Kısaca memleket ahvalini izlerken ne kadar iyi olunursa o kadar iyiyim !
Bahçemden ,limon ağacımdan ikramda bulunsam sizlere alır mısınız? Aman iyice yıkayın ama temizlik şart ! 
Tatlı bir şeyler ikram etmek isterdim size lakin şimdi limon , portakal zamanı ; yani ekşi işte... 

Mutlu geçsin hafta sonunuz!

27 Aralık 2013 Cuma

Son hafta

 

 Şaka maka 2013 ün son hafta sonu . İnanılacak gibi değil ama bir yılı daha geride bıraktık bile !

Son haftalarda pek can sıkıcı olaylarla karşılaştık,bu da çoğumuz gibi benim de tadımı tuzumu kaçırdı.
Biraz rahatlamak ,nefes almak için uğradığımız blog evlerimizde karamsar düşüncelere kapılarımızı aralamak istemesek de  her gün duyduğumuz yeni bir gelişmeden etkilenmemek olası değil! Gözümüzü kulağımızı haberlerden alamaz  olduk bu ara. 

Ülke her gün yeni bir haberle çalkanırken bizim evde hayat rutininde sürüp gidiyor. Yeni yılı karşılamaya çoktan hazırız,her köşemizi süsledik püsledik...



Noel Baba'ya kurabiyelerimizi ikram etmeye hazırız. Hani arar da bulamazsa diye evin görünür bir köşesine koyduk ...


Kimyon oğlan da evin en küçük ,en yeni -aman kızlar duymasın- en sevimli bireyi olarak  eve yerleşti. Neredeyse tüm erkek kediler gibi çok hareketli,çok oyuncu . İyileşir iyileşmez kendini bahçeye attı,canı isteyince eve geliyor yemeğini yer yemez de oyuna arkadaşlarına koşuyor. Türlü oyunlarla bizi çok eğlendiriyor.


İki hafta önce postadan çıkan şahane bir sürpriz beni çok mutlu etti. Başta ben olmak üzere görenlerin hayran kaldığı bu duvar süsü sevgili Elif'in bana Yeni Yıl hediyesi . Sezon finalini bu güzellikle yapmak istediğim için son haftaya kadar kendime sakladım. Canım arkadaşım ellerine sağlık,bu nasıl bir güzelliktir böyle? Bu kadar ince bu kadar zarif nasıl çalışabildin? Çok çok güzel gerçekten de... Yakından görmeniz lazım!

2013 yılının son hafta sonu dilediğiniz gibi geçsin.
Hani olur da bazılarınız hafta sonundan tatile çıkarsa diye şimdiden yeni yılınızı kutlamak istedim. Dilerim 2014 Ülkemiz için , tüm insanlık için barış ,huzur dolu bir yıl olur.

Yeni yılda görüşmek üzere kalın sağlıcakla!

1 Kasım 2013 Cuma

Mutlu hafta sonları !


Buralara istediğim sıklıkta uğrayamıyorum.
Aklımda bin türlü şey var ama zaman bulup yazamıyorum bari geçen pazar bahçeye diktiğim çiçekleri size göndereyim dedim.

Kış gelemedi ama kışın güzelleri Syklamen saksılarda yerini aldı,yaz sıcağında açamayan sarı papatyalar coştu da coştu...

Hepsinin size selamı var!

Mutlu bir hafta dilerim!

26 Ekim 2013 Cumartesi

Tembellik halleri...



" Haydi bu gün yazayım,yok şimdi aceleyle çalakalem yazarım sonra içime sinmez;iyisi mi yarın yazayım "  derken günler geçti ve ben buralardan uzak kaldım.

Son günlerde fotoğraf da çekemedim ,doğru dürüst elişi de yapamadım . Yukarıdaki fotoğraf da hiç içime sinmedi aslında . Camın doğal yansımasını engellemek için proğramda çektim karanlık oldu,otomatikte çektim cam parladı ,hala bir photoshop prağramım olmadığı için hataları düzeltme şansım da yok. " Aman olduğu gibi görünsün " dedim ve işte geldim buradayım...

El işi yapamıyorum dedim ya , galiba bu işler en güzel uzun kış gecelerinde yapılabiliyor.Yazın sıcaktan hiç kanaviçe yapamıyorum ama arada boyama yapabilmiştim. İşte bu tabak da o günlerden kalma. Deseni CK'nin bir peçetesinden seçip boyamıştım. Teneke kutular ise  çay kutusu ,kurabiye kalıbı  gibi sadece görünüşlerinin  güzelliği nedeniyle alınmış ıvır zıvırlar...

Bayram  bayram dedik işte o da geldi geçti! Şimdi sırada bloglardaki coşkuyu arttıracak yılbaşı süslemeleri var. İnanmayacaksınız ama bu havaların güzelliği nedeniyle ben daha o havaya giremedim . İzlediğim yabancı bloglarda ,pinterestte hatta yabancı dekorasyon dergilerinde bu hazırlıklar çoktan başladı ama ne bileyim işte daha erken. Bir de çok sevdiğim bir şeye duyduğum özlem ona kavuşmaktan daha baskın bir duygu olduğundan mıdır nedir ,yılbaşı için hissettiğim coşkunun yılbaşı günü büyünün bozulması gibi yok oluvermesi nedeniyle " ne kadar ertelesem o kadar kardır " düşüncesi var bu yıl bende. Evim için tek bir süsleme yapmadım daha...


Küdük'ün yokluğu evde hissediliyor . Tagaddi bu durumdan pek memnun evin tek kedisi olmayı nihayet başardı ama Keşkül için durum aynı değil. Yaşlı kızın kocaman yüreği o denli sevgi dolu ki bakışları her an " Küdük nerede? "diye sorar gibi... Ondan her gün güzel haberler alıyoruz neyse ki oğlum ona ,o oğluma çok düşkün... 

Sağolsun sevgili arkadaşlar "neden başka bir patiliyi evlat edinmediler ki ?" diye sorup Küdük 'e olan sevgilerini dile getirdiler. Buradan cevap veriyorum: yeni bir patiliyi -mümkünse sokaktan alıp- evlat edinmeyi onlar da düşündüler ancak henüz düzenlerini tam olarak kuramadıklarından  herhangi bir durum değişikliğinde yavruyu sokağa bırakamayacakları için -önceden yaptıkları gibi-getirip bana bırakmak zorunda kalacaklardı. Ben de" artık evde yeni bir cana yer olamayacağını "söyledim. Açıkçası " bırakırsanız bakamam ! " dedim, Küdük evin bir bireyi yine dönüp gelebilir ama her yeni gelen öncekilerin düzenini alt üst ediyor. İşte durum böyle. Onu özlemiyor muyum? Hem de çok özlüyorum Tagaddi asla kucak kedisi değildir ama Küdük öyle miydi ya ?

 Bakın yine çenem düştü. Yazdım da yazdım... Hem de format atıldıktan sonra kafası şaşıran pc ile kavga ede ede. Arkadaşlar benim yaşlı kız arada satır atlıyor bazen de üst satıra çıkıyor . Özellikle süratli yazarsam klavyem feleğini şaşırıyor. Sizce sorunu klavyemi değiştirerek çözebilir miyim? Bu yazıyı o kadar zor tamamlayabildim ki anlatamam :(

Yeniden görüşmek dileğiyle herkese mutlu hafta sonları !
Sevgiler...

29 Eylül 2013 Pazar

Mutlu pazarlar !


Neredeyse Eylül ayının da sonuna geldik ama bu gün İzmir 'de hava baharı aratmayacak denli güneşli ve sıcak...
Benim kar-kış yazılarım ve görsellerim bu durumda tatlı bir hayalden öteye gidemiyor pek tabii...

Ne yapalım yurdun bir yanı soğuk havayla alıştırma turları yaparken biz de Ege'de yazdan kalan bu güzel günlerin keyfini çıkarmaya devam edeceğiz artık :)))



Birazdan ev halkı -ki bu tanıma uyan tek kişi eşim ,kızlar çoktaaan uyandılar,karınlarını da doyurdum bile- uyanacak kahvaltımızı yapıp bir başka sahile doğru yol alacağız. Bu kez fotoğraf makinemi unutmayıp sizlere güzel fotoğraflarla dönmek üzere izninizi istiyorum.

Güzel,neşeli ve gönlünüzce bir pazar geçirmeniz dileklerimle...

23 Ağustos 2013 Cuma

Hoşgeldin(mi) sonbahar


Siz bakmayın benim " hoşgeldin sonbahar ! " falan diye  başlık attığıma daha İzmir'e sonbahar gelmedi. Gelmek ne kelime yaz tüm ihtişamıyla sürmekte. Geçen yıla oranla nispeten serin geçen yaz mevsimi ağustosu görür görmez gideceği  yere geciken  insanların edasıyla bir geldi , pir geldi. Geceleri bari esinti sayesinde rahat ediyorduk ki bu hafta onu da göremedik. "Amannn ne çok şikayet ettin " demeyin lütfen,Antalyalı arkadaşlarımdan özür dileyerek söylüyorum " İzmir'in yazı çekilmez ! "

Geçen hafta benim kuzuları yeni evlerine ,yeni hayatlarına yollayınca önce bir dip temel temizliğe giriştim,dolaplar,çekmeceler ,kitaplık aklınıza gelen her yer tek tek elden geçti ve nihayet hafta sonuna doğru biraz dinlenme fırsatı bulabildim. Oturur oturmaz da epeydir ara verdiğim boyama işlerine bir hevesle başladım.

" Evde boyanmadık tabak ,bardak ,kavanoz kalmasın !  "diyerek önce bir şekerlik,ardından kurabiye tabağı boyayıp takımladım. İşlem aynı; peçete dekupajı ve beyaz cam boyasıyla objeler kapanıncaya değin boyama., 



Şekerliği Migros'dan aldım,Paşabahçe'nin basit bir cam şekerliği. Önce tam olarak kapanıncaya değin beyaz cam boyasıyla boyadım,sonra üstüne peçete dekupajı yaptım,iki kat peçete tutkalı sürerek korumaya aldım ve tutkal tam olarak kuruyunca 4-5 kat parlak sprey vernik  ile objeyi evire çevire cilaladım. 
Bu konuda daha önce de post hazırlamıştım burada...



Tabak ise evde vardı - her nasılsa boyanmadan gözümden kaçmış bir şekilde duruyordu- .Tabağa önce peçeteleri  tersten  peçete tutkalıyla yapıştırdım iki kat tutkalla korumaya aldım ve kapanıncaya değin cam boyasıyla boyadım. Bu kez enamel boya kullanmadım ama sonuç değişmedi. Enamel boya yerine rahatlıkla cam boyası kullanabilirsiniz. Tabak da işlem bitince 4-5 kat parlak sprey vernikle cilalandı . 

Bilmekte yarar var ;Tüm işlemler tabağın tersine uygulanıyor bu nedenle sağlık için bir sakınca oluşturmuyor ve  tüm el boyaması objeler gibi bulaşık makinesinde değil elde yıkanabiliyor.


Bu günlük de bu kadar !
Herkese mutlu bir hafta sonu dilerim!
Sevgiyle kalın!

16 Ağustos 2013 Cuma

KUTULAYIN RAHATLAYIN / MUTLU HAFTA SONLARI



Madem rahatlama sezonu açıldı, devamı gelsin öyle değil mi?
Her Türk kadını gibi (!) ben de renkli , çiçekli böcekli kutu görünce dayanamayıp alanlardanım. İçleri tıka basa hobi malzemesi dolu olan bu kutular evin her bir köşesine yerleştiler.Fotoğrafta küçük bir bölümü görülen  dolap ayakkabı dolabı ama söyleyin Allah aşkına kutularla daha bir şirin görünmüyor mu gözünüze ?

Bu hafta sonu yeni bir şehirde taptaze bir başlangıç yapmaya hazırlanan kuzularımı yolcu edeceğiz. Onlara şans dileyin lütfen!

Herkese mutlu bir hafta sonu dileklerimle!

9 Ağustos 2013 Cuma

MUTLU HAFTA SONLARI


" Ahh ! " diyorum da başka bir şey demiyorum.
Beyaz bank bir gün benim olacaksın !

Bayramı bahane edip buraları boşlamak istemediğim için size kısacık bir " merhaba ! " demek istedim. Bayram tatlımdan tadamayanlar olmuştur diye de bir tabak hazır ettim,bekliyorum :)

Hepinize gönlünüzden geçen her dileğin kabul olduğu mutlu bir hafta sonu diliyorum !