About Me

Fotoğrafım
İzmir, Turkey
Bir emekli öğretmenin evinden,kuyruklu dostlarından,el işlerinden ,okuduklarından,gezip gördüklerinden,pişirip yediklerinden söz ettiği kendi halinde bir blog ...

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Günlerden mavi...


Günaydın !
Küçük şeyler  büyük mutluluklara kapı açıyor hayatımızda. Örneğin yeni yıkanmış misss kokulu çarşaflarda uyumak, sabah gözünü açar açmaz pırıl pırıl bir güneş ve tatlı bir esintiyle selamlaşmak,bir süre önce  evi terkeden haylaz kedinin bahçede sana boncuk boncuk bakan bakan gözleriyle karşılaşmak...

Hayat güzel !
Biz insanoğlu ne zaman sahip olduklarımıza şükredip  değerini bileceğiz acaba?




Mavi özgürlüktür,mavi sonsuzluktur
Özgürlük için ödenen bedelleri bir bilsek ahhh bir bilsek !






Denizin üstünde ala balık
Yüzünde gümüş gemi
İçinde sarı balık
Dibinde mavi yosun

Kıyıda bir çıplak adam
Durmuş düşünür
Bulut mu olsam,gemi mi yoksa
Yosun mu olsam balık mı yoksa
Ne o ne o ne o
Deniz olunmalı oğlum
Bulutuyla gemisiyle,balığıyla, yosunuyla
Nazım HİKMET



Bir süre yeni yayın yapamayacağım,o çok beklediğim tatil için biraz hazırlık yapmam gerekiyor.  Bu hafta çok yoğun olacağım. Fırsat bulduğum her yerden sizleri ziyaret edip mümkün olduğunca ses vereceğim ama yazı hazırlamak ve fotoğraf çekmek için zaman bulabileceğimden kuşkuluyum.

Tüm " Evini Sevenler'e "  güzel bir hafta dilerim!

18 Temmuz 2014 Cuma

Mini mini bir sığınak !




Yazın sıcak geçtiği Ege kıyılarında Temmuz Ağustos ayları insanı bunaltır da bunaltır...
Kaçıp rahatça soluklanacak  serin, gölge ve mümkünse esintili bir yer arar insan.
Bahçe bile yanar öğle saatlerinde,daimi sakinler ağaç altına kıvrılır taaa akşamüstüne kadar ortalıkta görünmezler.


İşte bu zamanlarda benim minnak balkonum bana en keyifli sığınaktır.Kafamdaki tilki yeni projeler kovalarken  huzurlu bir kaç saat -bazen bir saati bile bulmayan- anlarım burada geçer.




İhmal edildiğini düşünse de zaman zaman, çok uzun sürmez kırgınlığı,bıraktığımız yerden başlarız yarenliğe. Yüreği büyükse de kendisi küçücüktür  zira benden başkasını kucaklayamaz kolları...



Dünyanın her yerindeki çocukların neşeyle uyanabilecekleri "aydın günler " dilerim... Savaşlar olmasın ,çocuklar ölmesin !

17 Temmuz 2014 Perşembe

Yaz demek hafiflemek demek !




Yaz demek hafiflemek demek. Kalın yün halıları kışa kadar kaldırmak, koltuklara tiril tiril kılıfları giydirmek ya da en güzeli hasır mobilyaya yer açmak demek.... 
Kaldırıp koparması kolay yerinden,çeşit çeşit yastıklarla süslemesi de çok zevkli...




Yalnız evin tüm sakinleri aynı düşüncede olmayabilir ,eh o da kendi bilecekleri şey :)

Sağlıklı, serin serin esintili, mutlu ve keyifli geçsin gününüz !

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Hey kedi kedi !


Heyyy kedi kedi !
Ben tüm gün çalıştım ,evi temizledim, çamaşır yıkadım  -ütü yaptım , yemek pişirdim. Şimdi "az biraz dinleneyim ,akşama güç toplayayım" dedim  . Sen ne yaptın bütün gün bakayım? Yan gelip yattın değil mi? Şimdi de utanmadan dip bucak temizlik kontrolü mü yapıyorsun?
Eh alacağın olsun bakalım...
Hayat sana güzel be kedi!





Hayatı keyfine vararak yaşamak isteyenlere tavsiyemdir; kendinize ev arkadaşı olarak bir an önce kedi edinin!

Mutlu bir hafta dilerim tüm "Evini Sevenler'e ! "

13 Temmuz 2014 Pazar

Mutfak dediğin ...














kaynak ;pinterest

Lezzetli yemeklerin  konukların eksik olmadığı sofralarda tatlı tatlı sohbetlerle yenilip içildiği mutfaklar hayal ettim. Hayallerime en yakın olanlar bunlardı .
Mutlu pazarlar !

10 Temmuz 2014 Perşembe

Hasır mobilyalar ,sepetler ve...

Yaz evlerinde hasır mobilyayı çok seviyorum. Hem hafif hem çok şık hem de çok pratikler. Tekstillerle her gün yeni bir kılığa girebildikleri için de bıkmanıza olanak yok!

Keşke evlerimiz hep yaz evleri gibi hafif ,konforlu olsa;  işle güçle insanı yorup bunaltan tarzda döşemesek. Eşyaya değil de eşya bize hizmet etse. Şu " elalem ne der sonra ?" takıntısından vazgeçip başkaları için değil de kendimiz için döşesek evlerimizi...

 





                                                              Kaynak :pinterest

Yıllar önce İkea'dan hasır koltuk almıştık,ilk yıl doğal haliyle kullandık ama baktık dış mekanda zarar görmeye başladı sonraki yıl beyaz yağlı boyayla boyadık. O haliyle uzun yıllar kullandık,nihayet bu yıl emekli edip ( hikayesini biliyorsunuz ) alt görseldeki koltukları boyayıp kullanmaya başladık ama ne yalan söyleyeyim bunlar doğal hasırın verdiği duyguyu vermiyorlar.

En kısa sürede yine bir çift hasır koltuk edinme planım var...




8 Temmuz 2014 Salı

Dresten Plate ve Space Ship Rag Quilt / Kırkyama çalışması


Bu modeli uzun süredir çalışmak istiyordum. Uygun kumaş kombinasyonunu elde edene kadar bekledim. Gönlüme göre kumaşları bulup da biraraya getirince hemen başladım. 
Modelin adı " Dresten Plate" yani Dresten Tabağı. Tamamen elde dikiliyor ve bitince takım olarak runner ve iki de kırlent olacaklar..
.
Maalesef patchwork yani Kırkyama terimleri hep İngilizce. Biliyorsunuz daha önce de altıgenler çalışmıştım, burada onları biraraya getirip oluşturduğumuz daireye de " My Grandmader's  Flowers Garden " adı veriliyor. Bir terimin Türkçesi varsa onu kullanmak gerektiğini düşündüğümden Çiçek  Bahçesi de diyebiliz kısaca...

Patchworkte kumaş seçimi  önemli,çok emek vererek meydana getirdiğiniz bir örtü vesairenin ilk yıkamada renginin solması veya boyasının akması üzücü oluyor ,bu nedenle kumaşların önceden yıkanıp ütülenerek test edilmesi iyi olur. Genellikle ithal ve sadece bu iş için üretilmiş kumaşlarla çalışıyorum,biraz pahalıya geliyor ama geçen yıl diktiğim bunting (flama) burada  ilk yağmurda bozulunca bu kararımdan kimse beni kolay kolay vazgeçiremeyecek gibi görünüyor...




Diğer çalışmam da Space Rag Quilt adlı çok zahmetli bir işti. O kadar ki battaniyenin kırpılması gereken yerlerini tüm gün kestikten sonra neredeyse bir hafta parmaklarım uyuşuk gezdim.
Battaniye 3 kat çalışılıyor. 2 kat pazen ve bir kat da elyaf olmak üzere ,soğuk kış gecelerinin sıcak dostu yani :)

Her bir kare 25 / 25 cm. olarak kesilip arasına elyaf koyularak makinede dikiliyor (dileyen daha küçük ya da büyük kareler çalışabilir ) . Sonra bunlar  kenarları 2 cm. kadar bırakılıp üstten  birleştiriliyor. Üstte kalan 2 cm. makasla kırpılıyor ve çamaşır makinesinde 2 kez yıkanıp kurutma makinesinde hafifçe hırpalanarak kurutuluyor . Kırpılan yerler fotoğraftaki gibi çok hoş göründüğü için ben buna " Kırpık Battaniye " diyorum. Shabby tarzını sevenler için görüntüsü de on numara bence  :)

Gerçekten çok sıcak tutuyor , kışın içine gömülüp kısa bir şekerleme yapmak ya da kitap okurken uyuyakalmak için ideal ...




Dikiş dikmeyi çok seviyorum benim için adeta bir terapi, Kumaşların kokusu renkleri desenleri bana başka başka dünyaların kapısını açıyor. Bu dünyada kavga yok,hırs yok,düşmanlık yok... Kısaca benim kedilerim,köpeğim,bahçem kitaplarım ve kumaşlarım dışardaki hayata katlanmak için bana güç veriyor. Gönül isterdi ki hayat katlanılası değil yaşanılası olsun! 

Bu günlük de bu kadar,
Mutsuz olmak için sebep çok marifet mutlu olmakta. İsterim ki herkes mutlu olsun !

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Çok kolay Elmalı Turta (pie)


İnsan pişirdiği sevilsin hemencecik yensin bitsin istiyor. Eskiden daha çok tatlı,puğaça,kek falan yapardım ama oğlum evden ayrılıp ben de emekli olunca (baktım kilolar da geliyor) yapmaz oldum. Hep tembellik de olmaz arada insanın canı çekiyor tabii. 

İşte bu turta da- aslen pie ama Türkçe pay desem olmayacak turta der geçerim- işte tam da canınızın çektiği anda yapılacak kolay ve kısmen az kalorili bir tatlı. 
Yanında dondurma ile servis yapılması tarafımdan şiddetle tavsiye olunur :)
 Malzemelerimiz,
5 iri elma
1 limon
1+1/2 tatlı kaşığı toz tarçın
1/2 bardak toz şeker
1/3 su bardağı su
1 tepeleme kaşık tereyağı
1/3 su bardağı un
3 yufka (baklava yufkası tercihim zira daha kıtır kıtır oluyor )
kalıbı yağlamak için bir miktar tereyağı daha


elmalar iri iri doğranır ,limon suyu ve tarçınla harmanlanır


un ve mikro dalgada eritilmiş tereyağı ile pişirilmeden koyu bir sos elde edilir


elmalar bir tencerede hafif ateşte su ile hafifçe yumuşatılır, sos ilave edilerek 2 dakika daha pişirilerek ılınmaya bırakılır.
not : elmanız sulu ise ayrıca su koymayın !


Turta kalıbı tereyağı ile yağlanır


2 yufka kalıptan taşırılarak yerleştirilir ,3. yufka kalıbın dibine uygun olarak 2 kat daire şeklinde kesilir


Pişmiş elmalar yufkanın içine dökülür


yufkanın üstü yağlanır


önceden 200 dereceye ayarlanıp  ısıtılmış fırında üstü kızarana dek pişirilir


Üstüne pudra şekeri serpilerek ılık ya da soğuk servis yapılır .
Afiyet olsun

Fotoğraflar daha kaliteli olsun isterdim ancak yayınlamak son anda aklıma geldiğinden telefonla çekiverdim. Hani " bir ses vereyim " dedim,turta bahane. Bu hafta sonuna kadar yoğunum ,ondan sonra Allah izin verirse daha rahatım ,işte o zaman güzel yorumlarınıza dönüp bol bol yazmaya çalışacağım.

Hep derim ya "hayatta benden yemek bloggeri  olmaz!" Bir de şey hani moodboard yapılıyor ya ondan da yapamam. Doğaçlama çalışıyorum ve daha çok el işlerimin bir de bizim çocukların fotoğraflarını çekmeyi seviyorum.♥ 

Amannn olup gidiyoruz işte ,"bu günlük de benden bu kadar !
Herkese gönlünce geçecek bir hafta dilerim.

Kalın sağlıcakla!

30 Haziran 2014 Pazartesi

İşin kolayına kaç bakalım !


Kaç bakalım işin kolayına kaç!
İyi de nereye kadar? Blog dostları senden ses bekler,öyle " iki yastık,bir fıstıkla olmaz bu iş! "
Lakin hava sıcak,(Allah eksikliğini göstermesin ) gelen -giden çok. Elime iş alamıyorum kiiii!!!


Taaa ne ne zaman başladım bu yastığa. Bitti ; dikemedim,diktim ütüleyemedim,haydi bi gayret ütüledim ,içini doldurdum-sanki çok iş yaptım da anlat anlat...- fotoğrafladım ve işte hepsi bu!

" DMC Natura Just Cotton ", sağolsun  Lavanta Bahçesi Ahu  bloğunda söz etmişti bu iplerden ,hemen gidip almıştım. 2 kırlent ördüm, diğerini hediye ettim - fotoğrafını bile çekemeden hem de. - Bunu da kendime ördüm .
Kalan iplerden de dün otura kalka bir bunting ördüm ,şimdilik cansız mankenim Beyaz Dolabıma asıverdim. Biraz daha ipim kalaydı uçlarına tahta boncukla püskül de geçirecektim ama yetmedi işte.
Gidip almam da zaten zira hem çok pahalı hem de hep artacak ,ben de hep gidip alacağım ;bu iş sonsuza kadar uzayacak. 




Bunting  nasıl beğendiniz mi? 
Ben bu süsleme işini çok seviyorum,geçen yıl kumaştan dikmiştim bahçeye ama bir gün yağmurda dışarda kalmış kumaşın boyası akmış ,ben de attım gitti. Bakalım belki yine dikerim . Dikiş dikmeyi çok seviyorum zaten ,bir gün gayret ederim herhalde...

" Bu günlük de bu kadar " desem ; son diktiğim  çok değişik bir battaniye örneğiyle  en kısa zamanda yine geleceğime söz versem... Olur değil mi?

Tüm İslam aleminin mubarek Ramazanı'nı kutluyor ,insanoğlunun  merhamet ,hoşgörü ,sevgi-saygı gibi erdemlerini hatırlamasına vesile olmasını diliyorum. Açlık ve susuzluk yalnız insana özgü değildir. Yeryüzünde tüm canlıların "bir tas suya,bir kap yemeğe " ihtiyacı vardır. Zengin-mütevazi farketmez iftar sofranızdan artanları bir tas suyla beraber kapınızın önüne koyarsanız sokakta yaşam savaşı veren bir canı kurtarabilirsiniz. Unutmayın bu konuda çok olursak azın söyleyecek sözü kalmaz!

Haydi kalın sağlıcakla !

19 Haziran 2014 Perşembe

Halk içinde muteber nesne yok....


" Halk içinde muteber nesne yok ,devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi! "

Muhteşem Süleyman bile sağlıklı olmayınca bu dünyada hiçbir şeyin önemi,değeri olmadığını söylemişse varın gerisini siz düşünün hele...

Bu aralar annemin bozulan sağlığı bizi telaşlandırdı . Yaklaşık 2 haftadır hastane ziyaretlerimiz sıklaştı ama şükürler olsun ki tüm tahlilleri temiz çıktı. Şimdi çok daha iyi ...

Zamanımın çoğu annemde / annemle geçtiği için - annemde internet bağlantısı olmadığı için - buralara uğramaya pek  fırsatım olmadı. Aklım da yüreğim de hep burada ama bilesiniz istedim...




Bu bebek battaniyesi diye başlayıp sonra gözüme küçük geldiği için kocaman bir kırlent yapmaya karar verdiğim tığ işimi Alize Diva silk effect ile ördüm ve inanılmaz memnun kaldım. Üstünde kaç numarayla örülebileceği yazıyorsa da benim tığlarımın numarası sanki o yazanlarla uyuşmuyor o nedenle kafama göre takılıyorum ama çok rahat örülüyor bunu söylemek isterim. Ben pek fazla renk çeşidi bulamadım sanki ancak çok da dikkatli bakamadım zira "önce birkaç tane alayım bakalım güzelse devamını alırım " diye de düşünmüş olabilirim :)))

Bundan başka bir kırlent daha ördüm,onu da  hala dikemedim. Aslında en keyifli kısmı  bitmiş işi dikip karşına geçip seyretmek ama fırsatım olmadı işte... Biraz daha fırsatım olamayacak gibi ,bu akşam bir tanecik kardeşim geliyor ,azıcık gevezelik eder sabahlarız artık :) İki arada bir derede buralara uğrarım ,selam verir kaçarım zira ben burada mutluyum ve sizleri ziyaret etmek çok keyifli...

Herkese bol üretimli ,keyifli günler diliyorum.
Kalın sağlıcakla!