About Me

Fotoğrafım
İzmir, Turkey
Bir emekli öğretmenin evinden,kuyruklu dostlarından,el işlerinden ,okuduklarından,gezip gördüklerinden,pişirip yediklerinden söz ettiği kendi halinde bir blog ...

10 Ekim 2014 Cuma

Mutlu hafta sonları !


Bayram geldi de geçti
 bile... Ben hemen bayram öncesi ağır bir gribe yakalandığım için buralara uğrayamadım.

Önceden yapılmış bir proğramımız vardı ,, Çoklukla birlikte seyahat ettiğimiz acenta ve gide gele ahbap olduğumuz bir grupla Rodos-Simi Adasına gitmek üzere bayram sabahı saat 5 de yola çıktık ve ben ancak o sabah saat 4 de az biraz kendime gelebilmiştim. İşte öyle hasta başladığım geziyi çok şükür kazasız belasız atlattım.,.

Pek çok fotoğraf çektim yine ; hatta bir kısmını düzenledim ,facebookta yayınladım ancak blog daha özenli bir çalışma istiyor taktir edersiniz ki,o nedenle henüz yayınlanma aşamasında değiller!

Etrafımız kan gölüne dönmüşken ,analar ağıtlar yakarak feryat ediyorken benim küçücük dertlerimin ne önemi kalıyor ki ?



Şimdilik sizlere huzur ve barış dolu bir hafta sonu dileyerek kaçıyorum.
Kalın sağlıcakla!

1 Ekim 2014 Çarşamba

Ekim ayı da geldi


Birçoğunuzun başına gelmiştir. Blog yazmaya bir ara verince artık kolay kolay yeniden başlamak gelmiyor insanın içinden. 

Bu ara birçok aksilik yaşadım, çok yoruldum; grip oldum ,keyfim kaçtı. Enerjim o kadar düştü ki çevremi de aynı sıkıntıya ortak etmemek adına biraz geri çekilme ,dinlenme ihtiyacı duydum.

Hayat bazen böyle olabiliyor işte ne yapalım ?


 Bu dönemde pek bir şey yapamamış gibi görünsem de hanidir okumak istediğim bir kitabı okuyup bitirdim, bir granny square (hanım dilendi bey beğendi ) kırlent daha ördüm, patchwork projemin yarısına gelebildim. 

Sonbaharın gelişiyle hava daha erken kararıyor dolayısıyla gün ışığından yararlanma süremiz azalıyor ama serin serin esen rüzgar bana çok iyi geliyor. Sıcakların gitmesine benim kadar memnun olan başka Egeli var mıdır acaba?

Bahçeyi içeri taşıdık,depoyu temizleyip bahçe mobilyalarını kaldırmak için eşimin uygun olacağı günü bekliyorum sabırla !



Bizim buralar şehir merkezine göre daha serin oluyor ,o nedenle akşamları henüz bir ısınma aracı istenmese de ördüğüm diz battaniyeleri çok işe yarıyor. Bir de çay içmeyi çok özlediğimi farkettim,soğuk limonatalar,ayranlar, limonlu sodalar önümüzdeki yaza kadar favorim olmayacak. 
Ne çay ne kahve tiryakisi olduğumu söyleyemem,bizim evde pek çay demlenmez üstelik ama şimdilerde her akşam sadece kendim için bile olsa demliyor ve içmeye doyamıyorum.  İşte bizim evde muhteşem sonbaharın gelişiyle böyle ufak tefek değişiklikler oldu. 

Ne yapalım bizim küçük bir dünyamız var ;iki insan,bir köpek ve yedi kediden oluşan bir masalın kahramanlarıyız biz...

Kalın sağlıcakla!

12 Eylül 2014 Cuma

Boyutlu hamur kabartma " Güz gülleri "...


Sonbahar romantizm mevsimi olmalı .
Evet evet öyle olmalı çünkü öyle olmasaydı  "hayatta güllü objeler çalışmam ! " diyen beni bile baştan çıkaramazdı...



Ne demişler " büyük lokma yut,büyük laf etme ! "
Boyadım boyadım nihayetinde ben de klasik anne zevkine hitap eden bir güllü kutu boyadım!

Anneee bak şimdi tam da senin istediğin gibi oldu . Hem artık " Bunun boyaları niye dökülmüş ? " demezsin  değil mi :)))




Detay ver bakayım. Hah tamam oldu .

Romantik bir hafta sonu dileklerimle !

Merak edenler için; kutuyu vazgeçemediğim Folkart tuffy ile siz deyin 4 ben diyeyim 5 kat boyadım. Yanlarına rölyef pasta çalıştım ,üstüne stencil yaptım. Hafif parlak keten rengiyle kuru eskitme yaptım. Peçeteyi aldım fotokopicinin yolunu tuttum. Sonra geldim düzgünce kesip hamurladım. Vernikledim oldu bitti.



8 Eylül 2014 Pazartesi

Köyde bir pazar sabahı !



Biz bu evimizi aldığımızda neredeyse yolu bile yoktu. Bazı hafta sonları inşaatı denetlemek için bakmaya gelirdik ,eşim yanımda olmasa ben yolu bile bulamazdım. O kadar yani ...

Şehrin oldukça merkezinde bir apartmanın 15. katındayken köydeki evimizde sürekli olarak oturacağımızı düşünemiyorduk bile.

Zamanla gele gide buraya ısındık ve yaklaşık 2 yıldır da sürekli buradayız ama ne yazık ki eski sakinlik ve doğallık kalmadı ,her yanımız inşaat ,her yanımız site; betonlaşmaya teslim olmak üzere sevimli köyümüz.

Yine de köyde oturmanın  zevkli tarafları var. Hafta sonları kurulan köylü pazarlarına bayılıyorum. Eskiden hiç pazara çıkmazdım, hatta itiraf ediyorum bu işten nefret ederdim. Şimdi hafta sonu mutlaka pazara çıkıyorum ve alış-verişimi köyün yerlisinden yapıyorum.

Bazen çok güzel peynir, zeytin, reçel, tarhana ve salça buluyor ,bulunca da fazlaca alıyorum. Kendimi yorup salça, reçel yapmaya değmiyor; o kadar az tüketiyoruz ki aldıklarım bütün kış yetiyor da  artıyor bize. 

Malum peynir çabuk bozulur. Peynir-zeytini zeytinyağına yatırarak saklamak hem akıllıca hem de lezzet açısından oldukça başarılı bir çözüm oldu.

Yöntem kolay, taze biberiye (dilerseniz taze kekik de olur ), pul biber (isteğe bağlı) sarımsak ve bolca zeytinyağı; ihtiyacınız bu . Kavanozdan tüketebileceğiniz kadarını alıp kapağını kapatın , tüm kış bozulmadan yiyebilirsiniz.





Biz kalabalık bir aile değiliz.

Oğlum büyüyüp de kendi hayatını kurmak üzere evden ayrılalıberi ki bu yaklaşık 10 yıl ediyor ,evde iki başımıza kaldık. Benim de eşimin de birer kardeşi var ama yurt dışında yaşıyorlar. Kardeşimle çok  bağlıyızdır birbirimize ,hemen hemen haftada 2-3 kez telefonla görüşürüz ama çok sık biraraya gelemiyoruz ne yazık ki. 

Ailemin tarafı da kalabalık değil. Babam tek çocuktu ,annemin iki ağabeyi vardı ,bu dünyadan yıllar önce göçtüler ve onların çocukları ... İşte hepsi bu kadarız!

Anne tarafımdan 3 kuzenim var ,aynı şehirde oturmuyoruz ama birbirimizi her fırsatta arar sorarız. Çevremiz daha çok arkadaş,dost ve komşulardan oluşur.
Belki bu nedenle kalabalık sofraları,güle oynaya yenen yemekleri çok sever ve özenirim.



Pazar günleri ise benim için çok özeldir zira eşim yalnızca o gün çalışmıyor. 
Diğer günler uzun uzun keyifle sabah kahvaltısı yapamıyoruz. Pazar günlerini çok seviyorum keşke ardından pazartesi gelmese !


Fotoğraf çekmek çok eğlenceli  de ben o kadar acıkmıştım ki daha fazla sabredemedim. Bir de her çekimden önce makine ayarlarını kontrol etmeye alışamadım. İlk çektiklerim ziyan oldu ne yazık ki...

" Eh bu kadarı da yeter !" deyip yemeye başlayınca elimde kalan düzgün fotoğraflar bunlardı!

Herkese sofrasının bereketle dolup taştığı, kalabalık, bol sohbetli ,neşeli ve sağlıklı bir hafta dilerim!
Kalın sağlıcakla!

5 Eylül 2014 Cuma

Mutlu hafta sonları !




Henüz sonbahara yakışır bir serinlik yok. Akşamları ince bir hırka veya şalla pekala bahçe keyfi yapılıyor. Aslında Ege'nin en güzel zamanı. Gündüzleri hala sıcak ama akşamları tatlı bir esinti...

Bahçede yavaş yavaş yenen bir yemek ve ona eşlik eden açık hava sinema keyfi. Esasen pek fazla şey de pişirmiyorum ,hafta sonları balık yeme geleneğimizi devam ettiriyoruz ama hafta içi hafif  zeytinyağlılar,salata ve cacık hala favorimiz. E belli bir yaştan sonra insan yeme içmesine dikkat etmeli değil mi ama?
Dizilere takılmamak iyi oluyor böylece kendimize ayırabileceğimiz daha kaliteli zamanımız kalıyor.


Bizim evde zaman yavaş akıyor bu aralar. Olsun ben sakinliği de seviyorum . Konuklarla zaman hızlı ve dolu dolu geçiyor ama arada yalnızlık da güzel!

Size keyifli bir hafta sonu diliyorum; gönlünüzce dilediğinizce ama mutlu ve sağlıklı !

2 Eylül 2014 Salı

Yaşasın Sonbahar !


Dün akşam bahçede hafifçe üşüdüm . Dizlerime battaniye örtüp sırtıma da ince bir hırka alınca anladım ki muhteşem sonbahar bizim buralara da gelmiş !
Bu yıl yaz hiç bitmeyecek sanmıştım. Geceleri rahat rahat uyumayı ,günde beş kez duş aldığım halde yine de yapış yapış olmayı hiç ama hiç sevmiyorum!


 Çınarcık da yapraklarına veda etmeye karar vermiş,bütünüyle çıplaklığını giyinmeden birkaç kare fotoğraflamak lazım ...


Koltuğun altındaki sarı kuyruğa dikkat !

Yedi kedinin hiçbiri bu sabah bana modellik etmek istemedi. Kedi milleti "otur ! " dedin mi oturmaz," gel ! " dedin mi gelmez ki ...
Neyse ki Colette bebek var,o bana her zaman seve seve poz verir...

Muhteşem bir salı ve muhteşem bir Sonbahar dilerim tüm Evini Sevenler'e !
Kalın sağlıcakla!

30 Ağustos 2014 Cumartesi

Yağlı boya eskitme tepsi.


Ben yeni olan her şeyi hemen kullanmayı severim. Hani büyüklerimiz derlerdi ya " aman adamlık bir şeyim bulunsun bir  kenarda ,ele güne karşı ,n'olur n'olmaz ! " diye... İşte bende o mefhum hiç olmadı.

Giysi mi aldım hemen bir gezme tozma uydurur giyerim . Ayakkabı ,çantayı  da öyle... Yalnız kış sonu aldığım yağmur çizmelerim vardı,hemencecik yaz geldi de giyememiştim;onu saymayalım olur mu?


Bu tepsi de öyle. Cilası kurur kurumaz demledik anacığımla bir çay ,yasak masak demedim yapıverdim bir mini minnacık kek, yedik - içtik karşılıklı. Tepsi de gün yüzüne çıkmış oldu böylece.
Aceleci tavrım fotoğraflara bile yansımış,uygun ışığı beklesem çay soğuyacaktı ,aklım da fırından yeni çıkardığım keklerde olunca... İdare edin canım azıcık :) 


Merak edenler için , 2 kat fuşya rengine boyadım, 2 kat çatlatma sıvısı sürdüm, kuruyunca fırçama bolca krem rengi aldım sürdüm tek seferde ; çatlattım.Yağlı boya ile kuru eskitme,biraz puanlı stencil ve sonunda görselini yapıştırdım. 4 kat sprey vernik ki o da hemencecik kurudu. Oldu bitti....

Bu vesileyle 30 Ağustos Zafer Bayramımızı da kutluyor ,güzel bir hafta sonu diliyorum !
Kalın sağlıcakla!

Not: Önceki yazıma bıraktığınız güzel yorumlar ve geçmiş olsun dilekleriniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. En kısa sürede  yorumları yanıtlayacağım. 


28 Ağustos 2014 Perşembe

Ağustos biterken...



Annem - Ne yapıyorsun ?
Ben - çiçekleri buduyorum.
Annem- Hııı iyi ,hava sıcak kurumuşlar .
Annem- Evde vazo yok mu ?
Ben- Vaaaar !
Annem - ???



Ben - Hadi anne biraz yürü bahçede bak ayakların açılsın.
Annem- Yürüyebilsem yürümez miyim? Çok ağrıyor.
Ben - ????

Bu aralar annemin sağlığı yine pek iyi değil maalesef :(
Allah tüm hastalara şifa,hasta yakınlarına da güç kuvvet versin inşallah !


Herkese sağlıklı,huzurlu ve serin serin esintili bir gün dilerim!

Yine diyorum ki " Her işin başı sağlık,gerisi hikaye ! "

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Ahşaba dönüş...


Son yazımda anımsarsanız üzerime sinen yaz tembelliğinden kurtulmak istediğimden söz etmiştim ; işte hafta sonu "bu böyle gitmez ! " deyip  sıvadım kolları . Yaz sıcağında yapabileceğim tek faaliyete, sevgili boyamalarıma döndüm.



Epeydir kendim için hiçbir şey boyamamıştım; özlemişim. Malzemelerimin elverdiğince yaptım bir şeyler....
En önemlisi de zevkime ,evimin tarzına uygun boyadım.
Ben kır evi tarzını severim biliyorsunuz ama biraz Rustik dokunuşlar olacak. 



Ahşabı seviyorum. Mümkün olsa evime yapay hiçbir şey sokmam,plastik hele asla!
Ahşabın sıcaklığı ve doğallığı beni mutlu ediyor,bu ekmek sepetinin mutlu ettiği gibi...

Merak edenler için kısaca anlatayım. Kutuyu 4 kat krem rengine (tuffy) boyadım. Dışına 2 kat çatlatma sıvısı sürdüm ,kuruyunca fuşya rengini fırçama bolca alarak çatlattım. Sıcak havada çatlatma işlemi çok güzel ve başarılı sonuç veriyor. Yağlı boya ile kuru eskitme yaptım.Hamurla boyutlandırdım,bir gün kurumaya bıraktım,ertesi gün cilaladım. Hepsi bu kadar. Kuruma işi de sıcakta hızlanıyor. Bu işlemleri kış aylarında yapsam tamamlanması 1 haftayı bulabilirdi ama yazın 2 günde bitti....


Bir de tepsi yapıyorum ama onu henüz tamamlayamadım, söz bitirince onu da paylaşırım.

Şimdilik benden bu kadar.
Herkese mutlu bir hafta dilerim ve lütfen biraz da esintili !
Kalın sağlıcakla!

22 Ağustos 2014 Cuma

Mutlu hafta sonları !



Bana ne oldu bilmiyorum.
Üzerinize afiyet bir tembellik halleri...
Sevgili bloğuma yazmak istiyorum ama çok üşeniyorum.
Fotoğraf çekmek ise hiç içimden gelmiyor. 
Ben hayatın içinden kareler yakalamayı tercih ediyorum. E o da ayağıma hazır hazır gelmiyor. Kalk makineni al, güzel bir şeyler yakala ! I ıh ! Kim yapacak şimdi? Hava da çok sıcak...

El işi derseniz başlayıp başlayıp yarım bırakıyorum. Daha biri bitmeden ötekine başlıyor bu kez de hiçbirini bitiremeyecek hale geliyorum.


Ama bu böyle gitmez ,hiç değilse arada sırada görünüp ses vermek gerekir. 
Sıcak havaya verin tembelliğimi,bakın eylül bir gelsin hele ,neler neler yapıp paylaşacağım.

Not: Tembelliğim öyle böyle değil,fotoğraflarım dahi arşivimden. İnstagram için çektiklerim ...

Çok güzel geçsin hafta sonunuz !