28 Mayıs 2012 Pazartesi

Güzel anılar biriktir diye...




Siz de anılara verdiğiniz değerden dolayı  en ufacık nesneyi atamayıp biriktirenlerden misiniz?
Eşimle ikimiz daha öğrenciyken görüşmeye başlamıştık. İşte o zamanlar gittiğimiz konser, tiyatro ,sinema biletlerinden tutun da birbirimize aldığımız minicik armağanları ,o armağanları paketlediğim kurdeleleri dahi saklarım. Yakınlarımın nikah davetiyeleri,nikah şekerleri,kınada saçılan bozuk paralar ve daha bir dolu anı benim için çok değerlidir -bazıları için ise ıvır zıvır -
Oğlumun karneleri, başarı belgeleri, eve gelen bazı ödevleri (!) , hiç söylememe gerek yok fotoğraflar vs... Değer verdiğim insanların armağanları derken bunları evde saklayacak yer kalmadı neredeyse. Yıllar önce bu işe bir çözüm bulmuştum ;saklama kutuları ediniyordum. Tabii o zamanlar ahşap boyama becerim yoktu o nedenle bu kutuları ayakkabı ya da çikolata kutularının sağlamca olanlarını yapışkanlı kağıtlarla kaplayıp yapıyordum. Yapışkanlı kağıtlar hayatımızı kurtarıyor öyle değil mi ?
Hani size söylemiştim ya geride daha size göstermediğim cicilerim var diye,işte onlardan biri de bu kırmızı kutu !
Kırmızı anılar kutusunu Gelincik'e boyadım ! Güzel anılar biriktirsinler diye. Kendileri için önemi olan fotoğrafları bana maillemelerini istedim. Sonra Boyacı Kedi'm onlardan  benim için fotokopi  makinasından çıktı aldı ,sonrasını doğaçlama yaptım. Yaptıkça orasına burasına bir şeyler ekledim.
Gelincik beğendi mi ? Çook ! 
Dilerim herkesin güzel anılarını saklayacağı bir dolu anı kutusu olur ! 
Kalın sağlıcakla!
Not: gelecek günlerde sizler için bir sürprizim olacak,bekleyin :)

27 Mayıs 2012 Pazar

Yine yeniden Alaçatı











Sokakları adım atılmayacak kadar kalabalık olmadan,bir fincan kahve için saatlerce beklemek zorunda kalmadan,sıcaktan bunalıp yediğinin içtiğinin tadına varamaz duruma düşmeden kısaca tam gidilmesi gereken zamanda ,bu pazar günü Alaçatıdaydık.
Lafın kısası makbuldür bazen ,fotoğraflar anlatsın ,pek güzeldi. Hava serin,yenilip içilenler lezzetli,sokaklar sakin... Bizim keyfimiz yerindeydi kısacası.
Güzel bir hafta sizin olsun! 

25 Mayıs 2012 Cuma

Mutlu hafta sonları


Gökyüzü bir açılıp bir kapanıyor. Hava serin olacak belli. Evimizin sıcak ve güvenli kollarına teslimiz bu gün de... Sabah mis gibi börek kokusuyla uyandırmalı çocukları. Toplaşmalı masaya güle oynaya yemeli içmeli. Bazen ölçüyü kaçırmak da iyi gelebilir bünyeye.
Herkese mis kokulu bir hafta sonu dilerim. Bol kahkahalı ve tembel !

24 Mayıs 2012 Perşembe

Yağmurlu bir gündü


Şakır şakır yağmur yağıyor,hava serin mi serin ,kapı pencere kapalı evde oturuyoruz,


Pardon bazılarımız oturuyor,bazılarımız ahşap boyamanın sihirli dünyasına adım attı bile. Gelincik de bu işe merak sardı. Çok yetenekli bir öğrenci maşallah ! Evde malzeme kısıtlı ,hava yağışlı ,Atölye'yi su basmış :( gidip malzeme alamadık ama bizi kim durduracak ? Hiç kimse ! 
İlk boyamız bir klasik olan (!) Sütaş sekerlik ! Bir de tamamlanıp cilalanırsa görün bakalım siz, ne kadar güzel olacak !
Bizim evde hava böyle,sizin evde nasıl ?
Kalın sağlıcakla !

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Elle değil gözle seçelim efenim !




   Bir paket ekmeği neredeyse 1 haftada tüketen,üstelik bozulmasın diye buzdolabında saklayan bizim için ekmek kutusu biraz lüks ama olsun ,boyadım işte. Üstelik bu deseni boyamazsam çatlayabilirdim. Ben de '' çatlayan boya olsun '' diyerek boya çatlatma yaptım. 
   İlk defa uyguladım bu tekniği,son olsun ! Neden mi ? Anlatayım ; kutunun  kapağı ve ön kısmını laciverde ,geri kalan yerlerini-içi dahil - 4-5 kat krem rengine boyadım , kurudu zımparaladım, 2 kat çatlatma solüsyonu sürdüm,kurur kurumaz da lacivert kısımlara krem ,krem kısımlara da lacivert boya sürdüm ama çatlamadı :( Neden mi ,çünkü çok bilmiş ben baktım Şeyda   başka bir kursiyerle ilgilenmekte ,tekniği öğrenmeden başladım boyamaya. Efendim meğer çatlatmadan sonraki  boya fırçaya bolca alınıp kısa darbelerle sürülecekmiş. Ben bilemediğim için boya çatlamadı. Sonra oturduk sildik yeniden boyadım :( Eziyet yani. Siz siz olun acele etmeyin ,bir de benim gibi '' ben kendi başımın çaresine bakarım '' havalarına girmeyin. 
   Ekmek yeme olayında sınıfta kalan ben ekmeklik boyamada bütünlemeye kalarak bu günlere geldim !
    Ahşap boyama serüvenlerim bir süre daha sürecek gibi görünüyor. Bıkınca haber verin de ben de başka şeyler yapayım diyorum :) Diyorum ama geride daha fotoğrafı çekilmemiş cicilerim var. Fotoğrafları çekilmedi zira onlar sürpriz boyamalarım olup ilgili kişi (!) bloğumun sıkı takipçisi olduğundan henüz yayınlanmadılar :) İlk o görsün istiyordum. Gelincik artık burada olduğundan onun da izniyle yayınlamayı düşünüyorum:) 
Siz merak edin azıcık daha ...
  En güzel günler sizin olsun !
  Kalın sağlıcakla !

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Anne eli değmiş gibi


Kare yastıklar annemin elinden ,kalpli ve işlemeli yastık İkea,  Peçete dekupajlı süt şişesinden vazoyu ,şişenin durduğu sehpayı ben boyadım.
  

  Dikiş dikemem demiştim ya,anneciğim kıyamamış yine bana. '' Amann bir yastık dikmeye ne var dikerim ,olmazsa da söker atarım '' diye aldığım 1 metrelik ekose kumaştan bana hemencecik 2 yastık çıkarıverdi. Bir de Kemeraltı'na inip şu ponponlu şeritler var ya onlardan alıp yastığın kenarına geçirebilsem ! O güne kadar biraz da bu haliyle kullanayım bakalım.
Sevgili Ruşen hanımcığım'ın dünkü postunu gördünüz mü bilmem. Kendisine pek güzel etek dikmiş,güle güle giysin ! Ben de kıskanır gibi oldum hani :) Yok eteği değil dikiş biliyor olmasını . Bana '' ben de bu işi yeni öğrendim sen de başarabilirsin '' deyince pek heveslendim .
  Ne dersiniz önümüzdeki kış dikiş kursuna gitsem mi ? İnsan bu yaşa gelince '' ya beceremez de rezil olursam '' diye düşünmüyor değil :) Eskiden her işi başaracağıma sonsuz inancım vardı benim. Siz isterseniz '' cahil cesareti '' deyin. 
Ehliyet alır almaz kendimi İzmir'in en kalabalık yerinde trafiğe atmışlığım,hatta şehir içi direksiyon kursuna kendi arabamızla gitmişliğim vardır :) Kızkıza çıktığımız Paris turunda '' turdakiler alış-veriş meraklısı ,müzelere bunlarla gidilmez ''- daha da fazla şeyler demiştim ama şimdi yazmayayım -  deyip Saniye'yi de ayartmak suretiyle,gruptan kopup doyasıya müze gezmişliğim vardır. Hem de kullanılmaya kullanılmaya unutulmaya yüz tutmuş kırık dökük Fransızcamla. Daha anlatayım mı ? Kırkımdan sonra saz çalmak değil belki ama emekli olunca içimde kalan dil öğrenme hevesiyle Tömer'e gidip sınıfın en yaşlı öğrencisi olma onuruna erişmişliğim de vardır . Notlarım da hiç fena değildi hani :))) Ya bilgisayar kullanmayı öğrenmeme ne demeli ? Çalışırken ders saatimin fazlalığı ,ders dışı aktivitelerimin yoğunluğu nedeniyle okulda açılan bilgisayar kurslarına katılamadım. Hiçbir kursun  saati bana uymadı. O halde ne yapmalıydım ? Evdeki emektarı  kurcalaya kurcalaya bu işi kendim öğrenmeliydim. Ben de öyle yaptım. Mektepli değil alaylıyım yani !
Uzun sözün kısası aklına koyduğunu yapan gözükara ,meraklı ve hevesli bir öğrenciyim ben. Üstelik öğrenecek bunca şey varken boş geçirilecek tek dakikam yok !
Bu cahil ama cesur öğrenci bakalım bu kez de aklına koyduğunu yapabilecek mi ? Kış dönemi gelsin,kurslar açılsın hele. Sahi daha yaz bile doğru dürüst gelemedi değil mi ?
Herkese güzel ve sıcak bir hafta diliyorum.
Kalın sağlıcakla !











18 Mayıs 2012 Cuma

Hafta sonu yazısı / Tüm gurbet kuşları'na





Aylar ,haftalar çabuk geçiyor ama günler uzuyor da uzuyor !
Son günler vuslatın en uzun günleri olurmuş; hasret daha da artar ,zaman geçmek bilmezmiş !
Uzun upuzun bir yolculuk ,neredeyse 24 saat .
Gurbet Kuşlarım bu hafta sonu uçuyorlar sılaya doğru.
Sevincimin merakla ,özlemimin kavuşma heyecanıyla karıldığı bu uzun hafta sonu benim için zor geçecek besbelli. 
Hepinizi ama en çok da tüm Gurbet Kuşları'nı sevgiyle kucaklarken neşeli ve sağlıklı bir hafta sonu diliyorum !
Kalın sağlıcakla !

15 Mayıs 2012 Salı

Ben bir bağımlıyım !



 13 Mayıs Anneler Günü 'nün geçtiğimiz pazara rastladığını unutmuş bir şekilde evin elektrik tesisatıyla ilgili eksiklerini gidermek , bir iki tamirat işini gerçekleştirmek üzere 2 hafta öncesinden tesisatçıyla anlaştım. Sıkı sıkı tembih ettim '' aman o gün geç kalmayın ,akşama işler bitsin '' diye. 
Eşim tadilat konularında çoğunlukla kaytarır,beni ustalarla başbaşa bırakır sonra da yapılan işlerin hiçbirini beğenmeyip -sadece beni yakalayabildiği için- söylenir de söylenir. Bu kez işimi sağlama aldım,pazar günü eşim evde başlarında dursun ,işi arzu ettiği gibi yaptırsın (!) diye . Aman efendim ne mümkün ,bizim ustaların işi çıkmış -bizimki iş değil ya- gelmediler hatta zahmet edip haber de vermediler (gırrr !!! ) Bekleriz bekleriz yoklar ,öğleye doğru biz aradık ve acı gerçekle ,evinde tadilat yaptıran herkesin karşılaştığı üzere biz de karşı karşıya geldik. Yok gelmeyecekler! Eeee o halde ne yapalım? Anne bir gün öncesinden ziyaret edilmiş ,hatırı gönlü alınmış,çam sakızı armağanı da verilmiş ,bari bendeniz annenin gönlü olsun . Eşim '' ne yapmak istersin bu gün ? '' deyince ikiletmeden ''Forum Bornova'ya gidelim '' dedim. 
Pazar günü AVM hiç çekilmez ama İzmirli olmayanlara açıklayayım,Forum Bornova açık havaya kurulmuş bir AVM. Benim asıl amacım bağımlısı olduğum üzere tabak çanak satan yerler ,dekorasyon mağazaları gezilecek , kolay kolay beğenmeyen biri olarak eli boş eve dönülecek (di ) . 
Zara Home'u sever misiniz bilmem ,ben severim ama ürünlerinin kalitesiyle fiyatlarının uygunluğunun aynı derecede olmadığını düşünürüm . Sezon sonu iyi indirimler yapar ,ben gidene kadar da bir şey kalmaz. 
 Bu kez öyle olmadı ama şarap bardaklarını gördüm ve vuruldum. Anneler Günü armağanı olarak kendime aldırttım ! Ah ben ! Altın iste,pırlanta iste,ne bileyim ayakkabı çanta iste . Yok,tabak çanak ,bardak ,çatal kaşık,masa örtüsü hastalığım var benim ... Evet ben bir bağımlıyım ! 
Bardaklarıma bayıldım, vitrine koydum,gidip gelip bakıyorum :)
Papağanlar mı? Onlar çok eski bir İtalya gezimizden akşam saati yalvar yakar dükkan açtırılıp alınmışlardı :)
Kalın sağlıcakla !

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Mini minnacık kuş evleri !



Evimizin bekçisi Keşkül 'üm !


Bunlar hiç bir işe yaramaz !

Kuş evlerini sevgili arkadaşım Saniye'ye  (yuvayı yapan dişi kuş deriz ya hani )  Anneler Günü armağanı  olarak boyadım. Malum bizim bahçeye asmam olanaksız. Bahçemizde kuşevi , cinayete tanıklık etmek daha kötüsü buna zemin hazırlamak demek olur ki buna vicdanım elvermez.
Bu miniminnacık şeyleri boyamak meğer ne zormuş,heves edeceklere  baştan söyleyeyim küçük objeleri boyamak çok zevkli ama bir o kadar da meşakkatli ! 
Evleri önce krem rengine boyadım sonra bir tanesini kahverengi diğerini avcı yeşili ile eskittim. Çatıları country kırmızısı ile eskitip boyutlu kalemle kar yağdırdıktan sonra vernikledim kuruması için açık havaya çıkardım, sonra.... Bilindik hikaye ,Küdük koşa koşa geldi ,kokladı kokladı;'' işe yaramaz '' deyip gitti :)
Anahtarlık ise bu işe başladığım günden bu yana boyamayı istediğim ama bir türlü fırsat bulamadığım bir obje. Rustik Country  tarzında boyadım onu da... Teknik aynı yalnız boyaların tonu biraz farklı. Önce kirli beyaza boyadım sonra gövdeyi koyu kahveyle ,çatısını da crimson kırmızıyla eskittim. Boyutlu kalemle kar yağdırdım,açık havada vernikledim ,yerine asmadan da fotoğraflarını çektim. Hepsi bu kadar...
Yapım aşamalarını elimden geldiğince ayrıntılı yazıyorum çünkü boyama işine hevesli çok arkadaşım olduğunu biliyorum. Bu kış  boyacı kedi de çok güzel şeyler ürettik . Bana ait olanları  sizlerle paylaşmak beni çok mutlu ediyor. Sonuçta bu bloglarda  bildiklerimizi ,öğrendiklerimizi aktarıyoruz yoksa paylaşılmayan  bilginin kime ne yararı olabilir ki ? Örneğin ben bloglar sayesinde öyle çok şey öğrendim ,öyle değerli dostlar kazandım ki... Hep yazıyorum yazmaktan da bıkmayacağım bazılarınız kardeşim ,bazılarınız kırk yıllık komşum gibi oldu. Aynı dünya görüşüne sahip ,benzer zevkleri olan kişiler birbirini bloglar  sayesinde tanıyıp sevdi. Bazılarınızın çocukları elimize doğdu,dünyaya gelişlerine sevindik ,bazılarımızın acı kayıpları oldu,üzüldük ! Kim demiş '' sanal dünyada dostluklar olmaz '' diye ? Kim demişse yanılmış işte , biz kocaman bir aileyiz !
Sevgili dostlarım yüreğinizden merhamet ,sevgi eksilmesin , her gününüz öncekinden güzel geçsin !
Kalın sağlıcakla !

13 Mayıs 2012 Pazar

Anneler Günü Kutlu Olsun !


Özel günleri kutlama dayatmalarından hiç hoşlanmasam da söz konusu anne olunca iş değişir.
Anneciğim senin ve tüm annelerin,anne adaylarının sözün kısası tüm kadınların ''Anneler Günü '' kutlu olsun !