About Me

Fotoğrafım
İzmir, Turkey
Bir emekli öğretmenin evinden,kuyruklu dostlarından,el işlerinden ,okuduklarından,gezip gördüklerinden,pişirip yediklerinden söz ettiği kendi halinde bir blog ...

4 Nisan 2014 Cuma

Kullanışlı bir sehpa olsun!


Biz evde yayılarak,sere serpe oturmayı severiz. Eve hizmet ettiğim kadar evin de bize hizmet etmesi gerekir diye düşünürüm ...

Akşamları TV izleme alışkanlığımız yok,onun yerine güzel filmler ya da birkaç yabancı dizi izliyoruz . İki sezondur Vikingler ve başladığı günden bu yana Game of Thrones favori dizilerimiz oldu. Film izlemek güzel ama yanımızda bin türlü atıştırmalıkla ekran başına geçmesek iyi olacak. Neyse burayı hızlı geçelim :) Evin her bir tarafında ,elimizi attığımız her yerde sehpa olsun istiyoruz . 



Katla kaldır,yasla duvara,

Eşim "bir sehpa boyasana ama kullanışlı olsun! " deyince taaa yazın ham olarak Boyacı Kediden aldığım sehpayı başladım boyamaya. Tam 6 kat boyadım ,bi ara "tamam artık bırakıyorum ,vazgeçtim " diyecek hale geldim . O kadar yani. Folkart tuffy oldukça kapatıcı bir boyadır ama kapatmadı işte. Neyse sonra görselin zeminine uygun olsun diye sehpa ayaklarına beyaz renkle sünger doku yaptım, ( beyaz renk acrilic boyayı bir kaba koydum,deniz süngerini boyaya bandırıp fazlasını bir kağıda emdirdikten sonra objeye tampon yaptım) yeşil ve kahverengi boyayı hafifçe ıslattığım eski bir diş fırçasıyla  püskürttüm,yağlı boya eskitme yaptım. Yağlı boyanın kurumasını bekledim. Bu arada görseli de biraz eskittim. Bir kutu mat sprey cila bitene değin cilaladım. Yoruldum ama galiba değdi.

Hafta başı yaptım bitirdim ancak blok için fotoğraflayıp yazısını yazacak zaman bulamadığım için yayınlanması bu zamana kaldı ne yazık ki...

Günlerim akrabalarımızın yeni aldıkları evin tadilat işlerine yardım koşuşturmalarıyla geçiyor --bu gidişle anahtar teslimi ev tadilatı,dekorasyon işlerine de girişeceğim galiba :))) )--
Demem o ki buralara çok az uğrayabiliyorum,mazeretim budur !



İstersen bahçede kullan beni,



İster içeride bir yerlerde...


Sehpa bahane ,mankenim şahane

Bahar geldi ya artık açık havada daha çok boya yaparım ben...Yapar yapar paylaşırım :)
Güzel bir hafta sonu dileklerimle kalın sağlıcakla!

Not: Malzemeler ,ham mdf sehpa,görseller Boyacı Kedi'den,
Akrilik boyalar : Folkart tuffy  2 büyük boy ve  çok az koyu kahve, çok az koyu yeşil  acrilic boya,sprey cila ,Cadence dekupaj tutkalı İzmir-Sabuncu Craftsy'den (online satışları var)

31 Mart 2014 Pazartesi

Deniz olunmalı oğlum!






Bahar hazırlıkları devam ediyor bizim evde.
Tıpkı hayat gibi...
Acısıyla tatlısıyla,düş kırıklıkları,umut ve her şeye rağmen yaşama dört elle sarılma isteği ve içgüdüsüyle...

Balık olsam unutsam kolaylıkla ,kuş olsam uçsam özgürce engin mavilerde, kedi olsam kıvrılıversem güvenli evimin sessiz ,sakin ,huzurlu bir köşesinde...

Ya da 
............
"Ne o ne o ne o 
Deniz olunmalı oğlum
Bulutuyla,gemisiyle,balığıyla,yosunuyla..."

deyip
ansan ustamı ...

Ben en çok yeşili bir de kırmızıyı seviyorum galiba...
Çok düşündüm,ustasını buldum getirdim ,pazarlığını bile ettim evdeki ahşapları beyaza boyamak için ,sonra bir sabah kalktım ve... "yook ! " dedim "ben ağacı seviyorum,damarını görmeliyim,yeşili seviyorum umudu hissetmeliyim,kırmızıyı seviyorum bayrağım gibi..."
Sonuç budur,her şey yerli yerinde...

Bir tek kardeşimin getirdiği pardelik kumaşı çıkardım dolaptan diktirdim mutfağıma çilek çilek ,kırmızılı-yeşilli . Şimdi alıyorum elime boyalarımı mutfağıma yeni yeni ciciler boyamaya gidiyorum.
Ha belki biraz uzaklaşabilirim buralardan -kısa ama söz ,kısa bir süre-merak etmeyin beni e mi?

Umudu yeşil tutalım içimizde hepimize bir gün lazım olacak !
Kalın sağlıcakla!

                                                                           ♥ tık tık ♥

26 Mart 2014 Çarşamba

Kediler...

Bu gün size değişik bir konudan (!) kedi aşkımdan söz etmek istiyorum.
Ben kedileri severim kedicileri de...
Kedilerin yeryüzünün en güzel yaratıkları olduklarına inanırım. Tanrı'nın onları kusursuz yarattığına ve asıl görevlerinin biz insanoğlunu eğitmek olduğuna da inanırım...
Bir kez kedi ile yaşamaya karar verdiniz mi bilin ki hayatınız asla eskisi gibi olmayacaktır. Onlar için en iyisini ister,onlar hakkında her gün yeni bir şey öğrenirken dünyalarını ne yaparsak yapalım asla tam olarak çözümleyemeyeceğimize inanırsınız.


Bir kere kediler temiz hayvanlardır o nedenle evinizi her daim temiz ve derli toplu tutmanız gerekecektir. Onlar günlük temizlik yapıp yapmadığınızı etrafa tüylerini bırakarak kontrol ederler aklınızda olsun. Mama ve su kapları her gün yıkanmalı tuvaletleri günlük olarak değil anında temizlenmelidir. Zira onlar sifon çekmeyi bilmezler... Tabii ben bu konuda şanslıyım zira benimkiler tuvaletlerini bahçeye yaparak hem doğaya katkıda bulunuyorlar hem de  ben  temizlik malzemelerinden de iktisat etmiş oluyorum . Teşekkürler canlarım benim,çok düşüncelisiniz!


Tırnaklarını kesebilirsiniz buna katlanırlar . Halı koltuk tırmalayarak manikürlerini kendileri yapsalar da siz bu konuda onlara yardımcı olabilirsiniz. Bence her kedici bu işi kendisi yapabilmeli. Biraz yetenek ister bu iş ama demedim mi "sizi eğitecekler "diye . Bakın bir işi daha öğrendiniz.


Konuk sevmezler. Daha doğrusu kendilerini sevmeyen insanları sevmezler. Zaten kedi sevmeyenler muhtemelen insan da sevmedikleri için size çevre temizliği yapmada yardımcı olacaklar kedileriniz. Hem ne demiş atalarımız?  "Kendinizi değiştirmeye çevrenizden başlayın! " Zamanla sizin de saatlerce sıkılmadan sohbet edeceğiniz kedici arkadaşlarınız olacaktır nasıl olsa. Giden gider,gelene "hoşgeldin!" 



Çoğu yemek seçer. Bayat yemeği,bozulmuş gıdayı daha ilk görüşte tadına bile bakmadan "şıp!" diye anlarlar. Ne kadar yetenekliler değil mi? En iyi gurmeler kedilerdir.
Taze ve mümkünse damacana suyu severler. En sevdikleri su kabı genelde kendinize aldığınız yeni fincan tabak vs. dir . Ama onlara feda olsun ,can-ı gönülden verirsiniz değil mi? 


Bu gün bu yazıyı yazmak içimden geldi. Zira bahçemizde bahar çalışması yaparken bize o kadar çok yardım ettiler ki onlara teşekkür etmek istedim. Bahçe mobilyalarımızı boyarken kuruyup kurumadığını anlamak için patilerini dokundurdular. Fidan dikmek için açılan her çukuru kontrol ettiler,her çiçeği koklayıp test ettiler. Bahçevanın küreği ,tırmığıyla oynayarak onu eğlendirdiler ve ben bir daha anladım ki onlarsız hayat bomboş olurdu.
Seviyorum sizi minik dostlarım!


Not: Kedi sevmeyenler de bu yazımı sabırla okusunlar lütfen. Belki hayatınızda bir güzellik de siz yapar ,sokaktan bir yavru evlat edinirsiniz.
Kalın sağlıcakla!

24 Mart 2014 Pazartesi

Bir öncesi-sonrası da benden , mobilya boyama ...



Bahar sanki benim için geldi. Geçen haftalardaki moralsizliğim  yavaş yavaş umuda ve her şeyin düzeleceği inancına bırakıyor yerini.
Herkesin şöyle ya da böyle canı sıkkın bunları tekrar tekrar anımsayıp umutsuzluğun bizi esir almasına izin vermemeliyiz. 
Yaşam bize verilen en büyük armağan onun değerini bilmeli ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz her günü kar hanemize kaydetmeliyiz...

Her mevsim değişikliğinde bizim evin de gardrobu ufak tefek değişir. Çok büyük değişikliler bütçeye zarar veriyor hem ben  tüketim çılgınlığına kapılmadan güzel şeyler üretebilme peşindeyim. Hoş bazen insanın elceğiziyle yaptığı şeyler de pek ucuza malolmuyor, üstelik   hiç kolay da olmuyor,o da işin başka bir yönü...

Bir kaç haftaya kalmaz bizim buralarda evin içi insanı sıkmaya başlar o vakit kendimizi dışarılara atarız. Bahçelere balkonlara taşınma zamanı gelmiştir. Bahçe-balkon  mobilyaları elden geçirilir,eskiyen yıpranan minderler yenilenir,bahçe bakımı yapılır,mevsimlik çiçekler dikilir -her daim sardunya başroldedir- falan filan...


Bu bahçe takımını yıllardır kullanıyoruz. Siyah oluşu bir yana muhtemelen başka bir renk de olsa farketmeyecekti ,ben ondan bıkmıştım. Bildiğimiz plastik hasır koltuk işte. Gözüm gönlüm beyazdan yana bu aralar ,ben de Yapı Markete gittim -hani Evini Çok Seven'e - parlak beyaz sprey boya  aldım ve boyadım - Aslında haksızlık etmeyeyim eşimle ortaklaşa boyadık -
Fazla güneşte kalırsa boyalar soyulacaktır muhtemelen ama onu da göze aldım zaten...Daha dayanıklı olması için üstüne cila yapmak gerekiyor . Bi ara yaparım artık ...

Sonuç budur efendim...





Bizim ev bahara hazır sayılır ya sizinki ?
Merakla bekliyorum blog dünyasının bahar hazırlıklarını ...
Kalın sağlıcakla!



not:bu aralar bizde internet hızı - hız mı dedim ?- felaket... Bu yazıyı hazırlamam saatlerimi aldı . En kısa zamanda önceki yayınıma yaptığınız güzel yorumlara yanıt vereceğim, özür diliyor ve affınıza sığınıyorum.

20 Mart 2014 Perşembe

Hoşgeldin bahar !




Bu gün İlkbaharın resmi başlangıcı.

Hava öylesine güzel ki anlatamam.Sabah yürüyüşü sonrası hafif bir kahvaltı yaptım ve "başlasın bahçe işleri" diyerek ılık ılık yüzümü okşayan güneşe, bahçemi şenlendiren börtü böceğe ,yeni yeni uyanan mor salkıma ,çalı güllerime ve daha adını bilmeden alıp diktiğim çiçeklerime "günaydın ! " dedim.

Hayat güzel ,yaşanan her anın değerini bilerek sahip olduklarımıza şükrederek yaşamak lazım!
Şükürler olsun ki bu yıl da bahara erdik,şükürler olsun ki sağ ve sağlıklıyız ,sevdiklerimin iyi haberlerini de alıyorum.
Eee daha ne olsun ki?

Hoşgeldin bahar la lal la !!!









Hali hazırda tamamlanmayı bekleyen ufak tefek projelerim de var. Bir tanesi eğer başarılı olursam - uzun süredir gerçekleştirmeyi istediğim bir şeydi - beni çok mutlu edecek. Başka ipucu yok,bekleyeceksiniz artık .)))

Herkese miss gibi , güzelliklerle dolu bir gün dilerim.
Kalın sağlıcakla!

11 Mart 2014 Salı

Ağıt (Leman Sam)

Berkin oğlanı bu gece bu ninniyle uyuttular
Yüce Rabbim hiçbir ana babaya evlat acısı yaşatmasın!
Tarifi imkansız bir acı içindeyim!
AĞIT

8 Mart 2014 Cumartesi

Kafamda Kırk Tilki...



Kah bulutlu kah güneşli ama ılık ve misss gibi bir İzmir sabahından günaydınlar!
Cumartesi gelivermiş bile. Demek koca bir haftayı daha tamamladık. Sağlık olsun!

Kafamda binbir çeşit proje varken günlerin böyle çabucak tükenivermesi biraz gücüme gidiyor doğrusu.

Boyanacak objeler birikti,elimde daha yarısı bile tamamlanmamış onca boyanacak sehpa,tabak-çanak varken durmadan yenilerini almaya devam ediyorum.

Kumaşlar var dikilecek,hevesle aldığım. Kesilmiş bir kenarda birleştirilmeyi bekleyen iki proje sakin sakin beni gözetliyor...

JJ ürünü Linda Coleman tasarımı büyücek bir çarpı işinin çeyreğini işleyebildim. Çarpı işi sevdalıları bilirler Linda Coleman'ın tasarımları biraz detaylıdır . Haydi bakalım hayırlısı...



Bunca yarım iş varken ben ne yapıyorum ? Güzelim cumartesi sabahında eşimi toplantı için Ankara'ya yolcu ettim erkenden. Sonra uyku tutmadı kalktım biraz kitap okudum,gazete karıştırdım,ülke gündemine sinirlendim. Biraz da fotoğraf çektim,hepsi bu kadar...

Oğlumun  evden ayrılmasıyla boşalan  odasına  bir kaç parça eşya taşıyınca bu küçücük oda da boşa çıktı. Ben de burayı kendime hobi odası yaptım. Orada oyalanıyorum işimi bitirince. Hoş hep derim ya "bizim ev küçük çocuk gibidir. Hep ilgi ister ".  Kıpır kıpır bir yaşam vardır burada. Canlılarıyla ,çiçek böceği ve hiç bitmeyen tozu çöpüyle... 
Bazen boşveririm "olduğu kadar " der kendimi ödüllendiririm İşte o zaman alırım elime işimi ohhh benden mutlusu yoktur !


Odamın ince uzun bir balkonu var. Bahçeye gölgelik yapınca buradan tırmanan kedicikler balkonuma ortak çıktılar . Ben de dayanamadım onlara burada da yuva hazırladım. Genellikle bahçenin kadrolu elemanları buraya takılıyor. Gelip geçici konuklar bahçe evlerinde konaklıyorlar. 



Bu teneke tuzluk -karabiberliğin bir hikayesi yok aslında . Eşim görmüş beğenmiş ve satın almış. Oldukça eskiler ve sanırım eşsizler.. Ya da bu zamana değin bu kadar güzel korunabilmiş bir eşleri daha yok... 
Bilir , ben teneke objeleri pek severim,hele vintage olurlarsa kat be kat daha fazla severim  !

Bu anlamlı günde -bilinçi olarak bu güne özel satın alınmadılarsa da - beni mutlu ettiler!

Buraya yolu düşen herkesin ,tüm hemcinslerimin, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun!
Kalın sağlıcakla...

6 Mart 2014 Perşembe

Kayıp aranıyor ...


Arkadaşlar bir süredir sevgili Cihan'dan  tık tık  haber alamıyorum. Bir bilgisi olan var mı?
Sağlığı ile ilgili bir sorun yoktur inşallah!

3 Mart 2014 Pazartesi

Alo alo ses kontrol !


Ara vermek iyi olmuyor dostlar.
Aklım da gönlüm de burada ama yazamadım bir türlü işte... Konu sıkıntısı çeken bir insan da değilimdir üstelik. Aldım mı elime kağıdı kalemi -şimdilerde klavyeyi- yazarım . İş PC başına oturabilmekte...

Bu aralar harıl harıl bahçeli tek katlı -ama olmazsa iki katlıya da razıyız - ev arıyoruz. Yok bize değil ,eşimin artık Ankara'dan taşınmayı kafasına koymuş akrabalarına... Bizim civarda ne kadar eli yüzü düzgün satılık ev varsa dolaştıktan sonra nihayet bir tanesine karar kıldılar ama dostlar gerçekten ne komik evler gördük size anlatamam. Komik evet... Örneğin bir evin bodrumunda dalgıç pompa var,eşim sordu "bu nedir " diye. Site görevlisi evin altında su kaynağı var zaman zaman doluyor bununla boşaltıyorsunuz" demez mi? Şaka gibi ,evin bodrumunu su basıyor ...

Ya banyoların ve mutfakların zevksiz ve kullanışsız hallerini bi görseydiniz. Kardeşim cart mavi,yeşil pembe bildiğimiz iddiasız beyaz seramikten daha mı ucuz ki böyle döşediniz?
Üç oda,dört oda diye gezdiğimiz bazı evlerin odaları ise bildiğimiz sandık kadardı. Adımlasanız 3 bilemedin 4 adım ya var ya yok. 
Evlerde gömme dolap ise neredeyse hiç rastlamadığımız bir özellik oldu. 

Bu koşuşturma içinde bir daha anladım ki Türkiye'de orta halli konut deyince müteahhitlerin tek anladığı zevksiz dekorasyon ve malzemeden çalmak! 
İşin özeti budur ...

Ne demiş atalarımız " elin evini gör evine ısın,elin erini gör erine ısın! "


Herkese mutlu bir hafta dileklerimle...
Kalın sağlıcakla!

25 Şubat 2014 Salı

Ne iş olsa yapar !





Temiz iş kaç  zamanda çıkar bir elden  bilmem ama bu koltuk şalını tamamlamam  pek uzun sürdü maalesef .
Aslında şalda kullandığım kumaşların bir kısmı ve aplike ettiğim çiçekler yaklaşık 10 yıl önce yaptığım bir yatak örtüsünden kalanlar. Şöyle ki: çiçekleri kırlent yapmak üzere elde dikip birleştirmiştim ama sonra yatak üstünde kalabalıktan hoşlanmadığım için vaz geçmiştim. Sonra sevgili patchwork eğitmenim Çiğdem hanım "parçaları hazır nasıl olsa,gel bunu runner yapalım dedi" Dedi de bizimki kocaman devasa bir runner oldu. Eh başladım dikmeye bırakacak halim yok " bari koltuk şalı olsun ! " dedim.


İster koltuk şalı ister masa örtüsü ,her iki şekilde de kullanışlı oldu . ,
Baktım çok da fotojenik poz poz çekiverdim fotoğraflarını.
"Şöyle yakından alalım ,biraz da uzaktan,haydi bakayım gülümse ! " Şip şak...


Bu hanımefendi de yeni oyuncağım olurlar kendileri...
Ben artık pıtır pıtır neler neler dikerim bununla. Pek şirin bir şey değil mi?
Tchibo'dan aldım ,portatif ,hafif de sayılır ...

İşte böyle...
Uzunca bir ara verdim ama sanmayın ki boş oturuyorum,bir yandan da çarpılamaktayım ama usul usul,aheste aheste..

Bu aralar biraz yoğunum yakında yine gelirim ancak bu günlük bana müsade.
Herkese çok güzel günler dilerim,gönüllerince ,sağlıklı ve bereketli...

Kalın sağlıcakla!