About Me

Fotoğrafım
İzmir, Turkey
Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .

10 Haziran 2019 Pazartesi

Atmıyoruz yeniliyoruz / koltuk yenileme


Bu koltuk eskilerin “ fiskos koltuğu “ dedikleri türden minik ama çok rahat bir çift koltuktu. Boyu pek de uzun olmayan rahmetli annem yaşlandıkça daha bir kısalmış “ ayaklarım yere değmiyor “ diye başka koltuklarda oturamaz olmuştu . Aldığı terbiye başkalarının yanında ayaklarını toplamaya ya da uzatıp da oturmaya müsaade etmediğinden son yıllarını hep bu koltuklarda oturarak geçirmişti .

Maddi değeri pek fazla değildir ama manevi değeri çoktur ve bende güzel anıları olduğundan biraz dokunmak istedim böylece yeni bir şansı olacaktı ...

Koltukçu döşemelerini söktü çünkü kabara dedikleri çivileri yalnız başıma sökemedim . Ahşap kısmını hiç zımparalamadan CADENCE WERY CHALKY “ Light powder blue  ile 2 kat boyadım , katlar arasında en az 24 saat beklemek gerekiyordu , ben tüm bu işler için Atölye’ de çalıştığımdan her katın arasından birer hafta geçti , sonra mint yeşili pudra ile eskittim ; araya bayram girdi. Etti 2 hafta daha , cilaladım ve döşenmek üzere koltukçuya teslim ettim . 


Bu post  “Arkası Yarın “ kıvamında olsun diyorum ; 
Koltuklar kaplanıp geldikten sonra son haliyle bir yayın daha yapacağım ve size maliyetini kalem kalem yazacağım.
Şimdilik kalın sağlıcakla ! 



29 Mayıs 2019 Çarşamba

Beni bu havalar mahvetti



Mayısın sonu , dört gözle beklediğimiz bahar yine uğramadan geçti , kuru esen rüzgar , sapsarı çöl tozu nakliyecisi bulutlar ve işbirlikçisi bunaltan sıcak apansız geliverdi.

Migrenim dün perişan etti beni, bu gün kendimi daha iyi hissediyorum diye sabah bir heves Atölye’ye gittim . Rahmetli annemden kalan bir çift koltuk var onları boyuyorum, bitince güzel olacak gibi... Eğil kalk, sağa dön , sola dön başım yine tuttu; kalktım eve geldim. Şu köşede kımıldamadan oturasım var! 

Beni bu havalar mahvetti ! 

Koltukları  hele bir tamamlayayım öncesi — sonrası yapacağım söz...


16 Mayıs 2019 Perşembe

yuvarlak bohem çanta örelim


Yeniden merhaba!
Çoklu fotoğraf yükleyemiyorum ama bu çantanın yapılışını elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım ;

Öncelikle malzemeleri yazayım, kalın pamuklu ip , evde Loren marka ipim vardı yaklaşık 2 yumak kullandım , dilerseniz granny motifler ama şart değil , çantanızı başka şekilde de süsleyebilirsiniz , örneğin benim motifleri birleştirdiğim yerlere siz örnek çalışması yapabilirsiniz, ipinizin rengini değiştirebilirsiniz, artık hayal gücünüze ve tabii eldeki malzemeye kalmış...

Farklı numaralarda 2 tığ , ben 3 ve 4 numara tığ kullandım .
Çanta sapı ve dikmek için iğne

1. Sıra Önce dilediğiniz büyüklükte bir daire örmek üzere sihirli halka ya da 4 zincir içine 16 adet tekli trabzan yapıyoruz  
2. sırada bir trabzana tek diğerine çift batıyoruz , 
3. sırada da aynı işlemi yapıyoruz. 
4. sırada 4 trabzanda bir arttırıyoruz, ( kasma yaparsa 4 değil de 3 trabzanda bir arttırın.) .
İpinize ve tığ numarasına göre arttıra arttıra dilediğiniz büyüklükte bir taban oluşturun, bu noktada dilerseniz motif ekleyin dilerseniz renk değiştirin. Motifler yaklaşık 4 parmak yüksekliğindeydi ve bir 4 parmak daha ördükten sonra çantanın yanlarını belirlemek için görselde gördüğünüz siyah iplikle bir küçük numara tığa geçmek suretiyle 2-3 sıra sık iğne çalışıyoruz . Yine küçük numara tığla çantanın saplarını oluşturmak için 4 trabzanda bir eksilterek 2 sıra sık iğne çalışıyoruz . Büyük numara tığa geçiyor , 4 zincir çekiyor 5. trabzana batıyor yuva hazırlıyoruz . Sıra boyunca işlemi tekrarlıyoruz. Bu yuvalara 4’er tekli trabzan işliyor çantanın sapını dikebileceğimiz yüksekliğe gelince ipi uzunca bırakıp kesiyoruz. Aynı işleni diğer sap için de uyguluyor ve çantanın saplarını. uzunca bıraktığımız iplerle  dikiyoruz.

 Püf noktası : eliniz gevşekse küçük numara tığla çalışın ya da tekli trabzan değil de sık iğne yapın ! 


Keyifle örün güle güle kullanın, takıldığınız noktada lütfen sormaktan çekinmeyin.

Kalın sağlıcakla !

11 Mayıs 2019 Cumartesi

Bohem çanta örelim

Bu yıl tam anlamıyla örgünün altın yılı oldu. Neler örmedik ki ? Battaniyeler, ceketler, elbiseler, etekler, bilumum ev aksesuarları , nihayetinde çantalar...
Gerek instagramda gerekse pinterestte yüzlerce çanta modeline baktım baktım baktım... Aklıma yatan 2 tanesini ördüm .



İlki bildiğimiz klasik büyükanne motiflerinin birleştirilmesiyle oluşan omuz çantası . Toplamda Toplamda 19 motiften oluştu , (. 5x3 çantanın ön ve arkası için 2+2  de çantanın yanları için olmak üzere  )  İpim Nako Calico, tığım 3mm. Her motif birleştirme sırası hariç 5 sıradan oluşuyor . Çantayı büyütmek için motif sayısını arttırmak yerine motiflerin sırasını arttırmak daha kolay bence... 
Ne diyordum ? Epey kullanışlı oldu hem gördüklerimden farklı olarak çantanın içini astarladım ve sapın iç kısmına esnemesin diye aynı renkten koton kurdele diktim .


Diğer ördüğüm ise görüp beğendiklerimin birleşimi gibi bir şey oldu .  Bloğa resim yüklemede hala sıkıntı yaşıyorum , maalesef yapımını aşama aşama fotoğrafladığım halde sizlerle paylaşamıyorum, başka bir postta paylaşmaya çalışacağım.

Şimdilik benden bu kadar, kalın sağlıcakla. 💞


24 Nisan 2019 Çarşamba

Granny hırka



   Sevdiklerime elimin emeğiyle ürettiklerimi armağan etmeyi seviyorum hele ki beğenilmesi üretme hevesimi , şevkimi arttırıyor .
  Aslında armağan verme konusunda sık sık tereddüt ederim “ ya karşımdaki beğenmezse  ama verene ayıp olmasın diye kabul etmek  zorunda kalırsa “ diye ...
 Satın alınanlarda sorun yok, değiştirme kartı işi hallediveriyor da el emeğinin eşi benzeri yok !



 Bu hırkalar son 2-3 yıldır ne kadar da gözde değil mi? Ben de kendime 2 hırka 2 yelek , gelinciğe de 2 hırka örerek sezonu noktalıyorum . Yani hırka sezonunu noktalıyorum sırada çanta var , önce kendime öreyim beğenir de  kullanırım derse gelinciğe de örerim ...

İnstagramı çok samimi bulmuyorum hatta  bazen instagramda geçirdiğim zamana kayıp gözüyle bakıyorum ama bana kattığı şeyler var inkar edemem . Paylaşmayı seven, emeğini esirgemeyenler sayesinde ufkum açılıyor. Burada isim vermek isterdim ama unuttuklarım olur da onların kalplerini kırarım diye çekiniyorum doğrusu .

Hırka hakkında azıcık detay vermem gerekirse zemin ipim Nako Calico Jakar renk kodu ( 31831 ) toplamda 3 tam  yumak gitti  4. yumaktan çok az kullandım

 Birleştirme ipim de Nako Calico krem , ondan da yaklaşık 3,5 tane gitti . Motiflerin ortalarındaki çeşitli renkler ise evdeki önceki işlerimden arta kalanlar . Tığım ise 3mm. 

Toplam motif sayısı ; arka 4x7 omuzlar 2x2 önler 7x2 kollar 9x2 

Bloğa akıllı telefondan yazmayı çözdüm çözmesine de  daha çok görsel yükleyemiyorum bu sorunu tek yaşayan ben miyim acaba? Neyse buna da şükür diyelim mi? 

Söz verdiğim üzere daha sık buralara uğrayacağım , bloğa uğrayan okuyan , yorum yazan- yazmayan herkese çok çok teşekkür ederim .

Kalın sağlıcakla! 

18 Nisan 2019 Perşembe

Hadi Köyümüze Geri Dönelim

Hayat hızla akıp gidiyor ... İnternetin hayatımıza girmesiyle bilgiye kolay erişir olduk ama o denli de kolay vazgeçer olduk her şeyden .

Aşağı yukarı 10 yıl önce blog yazmaya başladığımda ilk günler beni takip eden 3- 5 kişi vardı - ki bu blog dostlarımdan sevgili  Ruşen dışında hiçbiri artık yazmıyor - Banu da ilklerimdendi ... Köy evini , bahçesini, el işlerini Bıdık’ı ve tabii ki rahmetli anneciği  Solmaz Sultan’ı anlattığı bloğunu zevkle takipteydim . Kısa bir süre sonra o da beni takibe almış , blog yorumları bize yetmez olunca telefonla konuşmaya başlamıştık. Beni defalarca evine davet ettiyse de ziyaret etmek hiç nasip olamadı . Son konuşmamızda “ parmaklarını hastalığı nedeniyle çok güçsüz olduğundan dolayı kullanamadığını,  bloğa yazamadığını ama azıcık iyileşince yine eskisi gibi yazacağını “ söylemişti . 

Ah Banu’m ah ! İsteğin buydu değil mi , bak bloğa döndüm ben ...  Nurlar içinde kal Amazon’um benim 💓

Bloğa dönüş nedenim her ne kadar Banu ise de son zamanların granny hırka çılgınlığına kendimi kaptırdığımın kanıtlarını paylaşayım sizlerle 

Tığı elime verdiklerinde daha 7-8 yaşlarındaydım , bir yaz tatilinde rahmetli annemin memleketi Eskişehir’e gitmiştik , benden yaşça büyük kuzenlerim tığ işi yapıyorlardı , canım sıkılmasın diye elime tutuşturuverdiler . Onları izleyerek zincir çekmeyi sonra sonra motif yapmayı öğrendim . Hala en çok tığ işini severim . 

Annemin hastalığında artık onunla sohbet edemediğimiz uzun günler ve gecelerde ördüm ördüm ördüm...

Neyse sonuçta  bir dolu battaniyem ve hırkam oldu ....









17 Nisan 2019 Çarşamba

Banumuz’u kaybettik



Blog aleminin kraliçesi sevgili Banumuz  yakalandığı amansız hastalığa yenik düştü .
Çok savaştı , yorgun bedenin  huzurla uyusun ! Mekanın cennet olsun güzel gülüşlü kadın !
Amazonlar seni hiç unutmayacak ! 

17 Kasım 2018 Cumartesi

Bloğa özlem

    Uzunca bir süre blog yazıp da o günleri özlemeyenimiz yoktur sanırım . İnstagramda takip ettiğim eski bloggerler < o günlerin bir başka olduğunu , instagramda samimiyetten uzak paylaşımlardan bıktıklarını ,artık eskisi kadar zevk alamadıklarını > söyleyip duruyorlar... İyi de niye yazmıyor çoğumuz ? Kabul ediyorum < vakit nakittir > kimsenin uzun boylu işlerle uğraşacak ne zamanı var ne de hevesi... 


    Heves demişken ... Yeni Yıl yaklaşıyor ve bilirsiniz ki ben yılın bu zamanlarını çok severim. Her türlü dini , siyasi inanıştan uzak yeni yıl coşkusunu ,renklerini ve kokusunu yaşamak bana mutluluk verir. Kışı severim, kışa dair ne varsa çok çok severim ; evi ,evde olup da amaçsızca örgü örmeyi , - çoğu yenmeden bayatlayıp ziyan olacaksa da - sıcacık ,tarçınlı , havuçlu cevizli kekler kurabiyeler pişirmeyi severim . Bahçeye  karşı çay demleyip tıpır tıpır yağmur yağarken kitap okumayı severim... İşte tüm bunları sevdiğim için ,  umut etmeyi sevdiğim için yeni yılı karşılamayı çok severim !





Patchwork zahmetli ama çok zevkli bir uğraş. Yılbaşı için çalıştığım bu ( runner) masa örtüsünde klasik kırmızı-yeşil yılbaşı renkleri yerine lacivert-kırmızı ve beyaz kullandım, sanıyorum ki  biraz  İskandinav tarzına yaklaştım . Yastığı koltuk şalıyla takım olmak üzere  geçen yıl dikmiştim ,bu yıl masa örtüsüyle birkaç aksesuar daha ekledim , ilerleyen günlerde - birazcık işi kaldı - tamamlar tamamlamaz söz yeni bir yayın yapar paylaşırım .
- Bloğa daha sık uğrama - sözüyle şimdilik  

Kalın sağlıcakla !! 


25 Ekim 2017 Çarşamba

Yastık dikmeye doyamıyorum

Evet yastık dikmeye doyamıyorum çünkü büyük işler beni sıkıyor , çünkü daldan dala atlamayı çok seviyorum .
Diyelim ki heves ettim yatak örtüsü başladım , bir heves kesiyor biçiyor dikiyorum ama  iş yorganlamaya gelince hevesim kaçtığı için elimde uzun süre sürünüyor sürünüyor,  sonra da keyif olmaktan çıkıp görev haline geliyor.
Ben kendimi tanıyorum uzun soluklu işler bana göre değil.
Hem zaten bi bakıyorsunuz patchwork yapıyorum, öte yandan örgüyü de çok seviyorum. Kaneviçe ise -gözlerim gördüğü sürece – en güzel kafa dinleme yöntemim.
Dedim ya “biraz şundan biraz bundan” …
Kitaplarla yarenliğim ise hobiden öte. Daha okuma yazma öğrendiğim andan itibaren ayrılamadığım eskimeyen dostumdur benim kitaplarım. Kim bilir belki de okumayı çok sevdiğim için “ bari okuduklarım başkalarına da yarasın “ diye düşünüp Edebiyat öğretmeni olmuşumdur . Kim bilir?



Patchworkte amaç elde kalan parçaları değerlendirmek ama şimdilerde öyle güzel kumaşlar var ki görünce satın almadan durabilmek neredeyse imkansız.
Yastığın arka yüzü de önemli tabii 😉 Arka yüzde iki farklı kumaş kullanma fikrini sevgili Ayda’dan " cafe nohut " tan esinlendim . Sevgili Ayda blog dünyasının bana kazandırdığı en güzel, en sahici dostlardan biridir ❤️

Bu yastığı da geçen yıl dikmiştim ancak yılbaşına yetiştiremediğim için kullanmak kısmet olmamıştı. Ben yavaştan başladım hazırlıklara , biliyorsunuz yılbaşı renkleri bana her zaman neşe vermiştir , umut vermiştir. O eski heyecanı yeniden duymak biraz zor olsa da vazgeçmek yok, güzel günler göreceğimize dair inancımızı hiç kaybetmemeliyiz!
İşte böyle dostlar …
Kalın sağlıcakla,

7 Ekim 2017 Cumartesi

Yer bakır gök bakır ...

2017 yılı  bakırın ve bakır  ışıltısının yalnız mutfakta kap kacakta değil evin her köşesinde bol bol görüldüğü bir yıl oldu. Ben “ tamam , bakırın modası  yavaş yavaş geçiyor “ derken bir baktım ki daha uzunca bir süre beraber olacak gibiyiz …
Tam Amerikada bulunduğum sırada  mağazalar  sonbahar koleksiyonlarını sergiliyordu , sonbahar renklerine tutkun birisi olarak vitrinleri hayran hayran seyrettiğimi söylememe bilmem gerek var mı? 
Pottery Barn’ın tarzını beğeniyorum. Dileyen herkes online kataloğunu indirip ürünlerine göz atabilir ama biz şimdi benim objektifime takılanlara bakalım mı ?