About Me

Fotoğrafım
İzmir, Turkey
Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .

24 Ağustos 2015 Pazartesi

Karaburun / Bir hafta sonu kaçamağı


" Hiç olmadı ayda bir kez yayın yapayım " diyorum . Olmuyor.
Ben çevrem mutsuz olunca mutlu olamıyorum. Mutlu olamayınca da dut yemiş bülbüle dönüyorum. Ağzımı açamıyorum. İçimden gelmiyor işte ...

Ülke yangın yeri gibi. Cayır cayır yanıyor,gencecik bedenler yine , yeniden toprağa düşüyor . Yüreğim kaldırmıyor... Bunca acı içindeyken insanımız ne yazayım,neyi anlatayım bilemiyorum işte .
Öyle bir şey ki mutlu olmak sanki yasak bu ülkede.

Zaman bazen çok hızlı bazen de ağır aksak geçip gidiyor . Ağustosun sonuna geldik ,Eylül ayı -en sevdiğim aylardan biri ,diğeri Aralıktır bilirsiniz - dilerim güzel geçer. Serin serin ,efil efil esintili oluversin lütfen ve en önemlisi her sabah güzel haberlere uyanalım...



Biz İzmir'de yaşayanlar çok  şanslıyız. Hafta sonları çevrede gidilecek pek çok yer var. Tek sorun sıcakta gezmekten hiç keyif alamıyorum. Geçen pazar baktık hava nispeten serinlemiş kahvaltı sonrası atladık aracımıza Karaburun'a çevirdik rotamızı. Koyları geze geze şahane manzaranın keyfine vara vara önce Balıklıova,sonra Mordoğan en sonra da Karaburun'a uğrayarak ,canımız ne çekerse onu yiyip içerek gezdik dolaştık.

İzmir Karaburun arası yaklaşık 100 km. Birkaç yıl önceye kadar çok dar ve dönemeçli olan yolu şimdi oldukça düzgün. Yolun ilk 50 km.si otoyol bağlantılı, geniş ve ferah. Biz eski yoldan gidip yeni yoldan döndük ,zira koylara gire çıka manzaranın keyfine varmak istedik.

Karaburun'un havası her zaman çok güzeldir. Yazın en sıcak gününde bile tatlı tatlı eser. Denizi temiz ve plajları mavi bayraklıdır. Belediye plajını biz görmeyeli yenilemiş ve tesisler yapmış . Biz denize girmedik zira biraz kalabalıktı .

 
Karaburun'un merkezinde birkaç çay bahçesi var ki eski Türk filmlerinden fırlamış sanki . O kadar naif ve güzel ki anlatamam. Manzara da şahane !

Buradaki çay bahçelerinden biri olan 7 Kardeşler'den dondurma yemenizi öneririm. Çocukluğumuzun dondurma tadını alacaksınız .


Alın elinize dondurmanızı ,dar sokaklarını keşfe çıkın . 
Utanmayın ,burası İzmir , dünyanın yaşanılacak ilk on şehrinden biri, herkes öyle yapıyor zaten !
Mutlu olmayı bize yasaklayanlara inat koyverin kendinizi , çocuklaşın! Yiyin için gönlünüzce ... Ama akşama tazecik balık ,roka salatası ve deniz börülcesine yer bırakın midenizde olur mu ?


Sokak köpeklerini sevin ,onlarla yemeğinizi paylaşın, belki susamışlardır, suyunuzu paylaşın !
Onlar sizi, sizin onları sevdiğinizden çok çok daha fazla severler ,korkmayın ısırmazlar . 
Buradaki köpeklerin hemen hepsine belediye tarafından bakılıyor,kulakları küpeli ...


Karaburun bir Bodrum,bir Çeşme ,Alaçatı değildir. Sakin,saf ve tertemizdir. Yerlileri öyle kalmasını arzu ediyorlar. 

Hatta bana instagram hesabımdan " aman çok reklam yapmayın, kalabalıklaşmasın ,dokusu bozulmasın! " diye tembih edenler de oldu ...

Hem Türkiye'nin en sağlıklı yaşlıları buradaymış biliyor musunuz ?



Bu günlük de bu kadar dostlar ,yayın aralarını uzatmak istemiyorum ama ... Bakarsınız Sezen Aksu'nun  Gülümse  şarkısında olduğu gibi " her şey güzel olur hadi gülümseyelim ! "

not: Bir önceki yayınıma bıraktığınız birbirinden değerli yorumlar için çok ama çok teşekkür ediyorum. Mahcubum çok ,size  dönemedim ama telafi edeceğim :)

 

14 Ağustos 2015 Cuma

Sıcak çok sıcak...



 

Böyle de başlık olur mu ?
Havanın sıcağı malum ,herkesin canı burnunda sen de kalkmış " sıcak çok sıcak! " diye başlıyorsun sohbete.

Ama ne diyeyim,nasıl diyeyim bilemediğim günler bunlar. Hayat bizim evde ağır aksak sürüp gidiyor. Kah elime biraz elişi alıyorum,kah kitap alıp devriliyorum. 
Evin bitip tükenmez derleme toplama,süpürüp silme işlerini hiç söylemiyorum zira onların kulağa hoş gelen bir yanı yok :(

Bahçe fotoğrafı  2-3 hafta öncesine ait. Rahatça yayılıp ,tat alarak yiyip içtiğimiz günlerden kalma yani...
Neredeyse 3 haftadır akşamları bahçeyi bolca suladıktan sonra açıyoruz klimayı kaçıyoruz içeri. Oturabilmek ne mümkün....


Şu an için işleme yapamasam da bu renk renk iplikleri işleme yapabileceğim günler için alıp bir kenarda bekletmemin bir sakıncası olamaz değil mi ama ?



Tabii evin her bireyi benim kadar şikayet etmiyor halinden . bilakis sıcağı sevenler de var aramızda . Bir daha dünyaya gelirsem bizim evin kedisi olacağım arkadaşı !
Nereyi beğenirse oraya yatar ,orta sehpa,masa üstü,benim yastığım hiç farketmez . Suyu taze değilse söylenir ,bir yudum içmez,beklemiş mamayı yemez ,canı isterse kucağa gelir istemezse atar bir tokat gider ... Saraylım !



Keşkül'üm tedaviye cevap verdi çok şükür. İlaçlarını düzenli olarak veriyoruz ,kontrollerini de aksatmadık. Tek sorun hala gözle görülür bir kilo kaybı yok. O da olacak inşallah ! Dualarınız,iyi dilekleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Sevgili komşum size yazdım ama internetiniz sorunlu olduğundan göremediniz sanırım. Çok şükür iyiyiz biz !

Havadan sudan bir yayın oldu ama taktir sizin ,bu günlerde biraz kafa dağıtmaya çok ihtiyacımız var ...
Kalın sağlıcakla !

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Kumaş çanta ama bu kez Provens esintili ...


Bu kumaşı bana çok sevgili dostum Nurdan hanımcığım taaa Hollanda 'dan getirmişti. Bir süre ne yapacağıma karar verene değin beklesin dedim ama göz önünde bir yerlerde tuttum hep .
Sonra bu yılki takıntım , kumaş çanta dikip duruyorum ya " haydi dikeyim !" dedim , bir günde diktim 
ama süslemesi için 2 hafta kadar bekledim. 

Kumaş o kadar güzel ve desenler o kadar anlamlı ki süslemenin bu güzelliği geride bırakmasına gönlüm razı olmadı. Ben bu deseni çok severim. " Toile de Jouy " (tuval dö juy diye okunur ) Genellikle pastoral (kır ) hayatın resmedildiği bu desen ilk önce kanvas kumaş üzerine tekrar eden desen baskıları olarak dokunmuş. 
Bi aralar bu desenin resmedildiği birkaç mavi tabak almıştım ama bu evimde kullanmak kısmet olmadı. Duvara asmak istiyorum. Asabilirsem paylaşırım onları da...


Bir parça denim kumaş ve kopanaki danteli çantamın süsü için yeter de artardı bana göre...
Bilmiyorum ama benim çok çok içime sindi. 

Şimdi yarını dört gözle bekliyorum kullanmak için !

Pazar olsun şöyle bir deniz havası aldırayım çantama :)

Mutlu geçsin hafta sonunuz !


6 Temmuz 2015 Pazartesi

Evde yaz esintisi !




Yaz gecikince evde yazı hatırlatan objelere yer verme ihtiyacı hissetmedim. Zaten evimde yeşiller kırmızılar ve toprak renkleri ne kadar çoksa mavi obje de o kadar azdır.

Burçlara pek inanmamakta haksız mıyım ? Benim rengim mavi ,uğurlu taşım inci falanmış.
İnci takmayı pek sevmem ,jean pantolonlarımın dışında  başka mavi giysim de yokmuş meğer ...

Neyse ... Evlere yaz havası estirmenin en kolay ve ekonomik yolu "kendin yap ! " projeleridir. 
Malum Keşkül'üm hasta evden dışarı pek çıkamıyorum,hafta sonu oturdum ,boyadım ;karşısına geçtim " Ohhh,nihayet bizim eve de yaz geldi ! " dedim ...


Meraklısı daha önceki yayınlarımdan ahşap boyamayla ilgili pek çok bilgi edinebilir. Detaya girmeyeceğim. 

Malzemelerim; Cadence ultra marin, Cadence beyaz , paket ipi, kırmızı mavi beyaz boncuk . Deniz yıldızları da yol gösterdi tabii :)

Alta 2 kat  "ultra marin " rengini uyguladım.Mumladım,bir kat da beyaz sürdüm,zımpara yaptım. Stencil şablonuyla mavi balıklar yaptım,kulplarını paket ipiyle sardım,uçlarına boncuk bağladım. İki kat cilaladım !
Mavi balıklı rüzgar çanında da aynı yöntem uyguladım.

Mavi mavi,efil efil esintili bir hafta dilerim dostlarım. 
Kalın sağlıcakla!

3 Temmuz 2015 Cuma

Mutlu hafta sonları !






Hayat usulca akıp geçiyor.
Haziran bitti,temmuz geldi. Bu demek ki 2015 'in yarısı bitti.!
Mutlu geçsin ,sağlıkla geçsin hayat .
Geriye dönüp baktığımızda anımsadıklarımız hep iyilik hep güzellik olsun!

Mutlu hafta sonları sevgili dostlarım!

29 Haziran 2015 Pazartesi

Patchwork masa örtüsü bahane sohbet şahane!


Bazı hafta sonları çok sakin geçiyor. Hoş iyi de oluyor bahçede evde yapılacak o kadar çok iş oluyor ki geniş geniş ,içimize sine sine onları yapıyoruz. Hava güzelse misal ben bahçede bol bol fotoğraf çekiyorum. Kapalı mekanlarda fotoğraf çekmek için epey çaba göstermek lazım ama açık havada ışık güzelse çek dur...


Anneciğimin biz zorunlu hizmetteyken " örgü öremiyorum, tığ işi yapamıyorum, hiç zamanım yok  ama fiskos masama bir şeyler yapmak istiyorum " diye sızlanmama dayanamayıp elcağızıyla örüp yolladığı masa örtüm ve kırlentlerim düştü geçende aklıma. 
Sakladığım yerden çıkardım bir güzel güneşlendirdim bahçede . Bir iki poz  fotoğrafını çekiverdim . Eskiler ne değerlidir benim gözümde bir bilseniz. Eski derken ,anısı olan ve bizim aileye ait olan eskiler ama yanlış anlaşılmasın !


Patchwork çalışmalarına devam ediyorum. Bu işi pek sevdim, dikiş makinesinin çalışırken çıkardığı o tıkır tıkır ses var ya o sese bayılıyorum!
Geçende önce "yer minderi olsun şömine karşısında kızların minder kapma savaşı son bulsun ! "  diye başladığım aplike çalışmasını , kamuoyunun " yazıktır onca emeğe ,sen bunu başka bir şeyler yap !" demesine kulak vererek masa örtüsüne çevirdim.
Fena olmadı gibi,hem bahçeye çok yakıştı.


Kış sert ve uzun geçince bizim evin girişindeki begonviller dondu, arka bahçe çok daha kuytu ve güney cepheli olmasına rağmen oradaki tüm sardunyalar da maalesef aynı akıbete uğradılar. Bir de benim çok sevdiğim ve giriş kapımızı hem meraklı gözlerden saklasın hem de benim ufaklığa ( woswosuma ) gölge yapsın diye diktiğimiz Manolya da aynı akıbete uğradı. Havaların ısınmasıyla yeniden canlanıp çiçeklenmeye başladı ki bu mevsimde olacak iş değil ! 


Hayat bizim evde bazen tatlı bazen de acı akıp gidiyor. Bu aralar Keşkül 'ün yürümek hatta yerinden kalkmak bile istememesi canımızı sıkıyor. Arka bacaklarından iki kez ameliyat olan kızımız bir gün gelecek hiç yürüyemeyecekti bunu biliyorduk ama şimdi " lütfen o gün hiç gelmesin !" diye dua ediyoruz. Bir de aşırı kilo artışı vardı. Yapılan tahliller sonucunda hipotiroti olduğu anlaşıldı. İlaç tedavisine başladık. Hayırlısı artık !


Evde değişiklik yapmayı seviyorum. Normalde kış bahçesi bu zamanlar zaman geçirmeyi tercih edeceğimiz yer değildir ama havaların serin gitmesini fırsat bilip kış bahçesinde bu köşeyi kendime okuma köşesi olarak düzenledim. Bahçeyi seyrederken aylık dergilerimi,kitaplarımı burada okumayı planlıyorum.Sıkılırsam değiştiririm yine, çok zor değil ki...

Bu günlük benden bu kadar, daha yazarım ama siz okur musunuz bilmem. Ne de olsa artık ig. var, az yazı çok fotoğraf ; blog devri bitmek üzere ... 
Yok yok bloğumun yeri de izleyisi de apayrıdır  benim gönlümde.

En kısa sürede görüşmek dileğiyle buraları ıssız bırakmayalım !
Kalın sağlıcakla !

13 Haziran 2015 Cumartesi

Kumaş çanta yapalım !


Farkında mısınız buralar yine çok ıssız. Oysa yaz geldi ,havalar ısındı ,okullar tatil oldu evlerde tatlı tatlı telaşlar ; kimimizde tatil hazırlıkları bile başladı. Buraların canlanma zamanıdır ....

Blog yazmaya ara vermeyelim. Buranın yerini hiçbir şey tutmuyor. 
İnstagram bir fotoğraf paylaşım sitesi ,orada ne yazdığınızın pek önemi yok ve açıkçası çağımızın hastalığına yakalanmış gibi oluyorsunuz. Her şey o kadar çabuk tükeniyor ki bir paylaşımı bazen arıyor ama bulamıyorum. 





 Elişlerini paylaşmak için blog açmış arkadaşlar bu ara belki daha az üretiyor olabilirler ama olsun varsın bir selam verip çıksanız da olur :)


Ben de öyle yapacağım zaten...
Bu çantanın oluşumu planlı değildi. Aslında kırkyama çalışmasını kırlent düşünerek yapmıştım ama sonra beni tetikleyen bir şey oldu ve dün Atölyede elimdeki işi bırakıp birden çanta dikmeye karar verdim.


Ön yüzündeki kırkyama zaten elimde olduğu için krem rengi kumaştan arkasını kestim ,her iki yüzüne de kumaş katlarının arasına ince elyaf koyarak makinede kapitone çalıştım ; içini astarladım ve daha önce hiç çanta dikmediğim için parçaları sağolsun sevgili hocam Çiğdem hanım birleştirdi ama o birleştirirken çok dikkatli baktım bir sonrakini tamamen ben dikeceğim !
Ben kolay öğrenen biriyimdir ....

Toplamda çift en krem rengi kumaştan 60 cm. gitti . Aynı kumaşı iç astar ve çantada sap olarak kullandım. Ön yüzüne kalan kumaşlardan elde patcwork  çalışması yapmıştım o nedenle siz çantanızın tümünü aynı kumaştan çalışmayı düşünürseniz biraz daha fazla kumaş  alın derim.


Bir de kombin yapıverdim . 
Yazın güneşten korunmak şart o halde bir şapka , bu aralar ayağımdan çıkarmadığım bez ayakkabılarım - ki  bunlardan renk renk, desen desen  alasım var - olmazsa olmazım güneş gözlüğüm ve kitabım ya da dergim... 
Bir sonraki çanta çalışmamda  kombini geliştirmeyi düşünmüyor değilim :)


Her zaman olduğu gibi " Kamera Arkası " fotoğrafımızla size "hoşçakalın,! " diyorum. 
Karne alan çocuklarımızı kutluyor tüm öğrencilere , - her ne kadar onlar için tatil henüz başlamadı ama -  öğretmen arkadaşlarıma ve sizlere mutlu sağlıklı bir yaz tatili diliyorum.

Kalın sağlıcakla!!!

5 Haziran 2015 Cuma

Mutlu hafta sonları !

Bu hafta sonu çok ama çok önemli !
Pazar sabahı kahvaltı sonrası vatandaşlık görevimizi yapmak üzere sandığa gidiyor oyumuzu kullanıyoruz!
Sonra ... Sonrası yok artık!

Artık uzuuun saatler televizyon başında beklememize gerek kalmıyor . Sonuçlara bilgi ve iletişim teknolojisi sayesinde çok çabuk ulaşabiliyoruz.

Yaşı benim gibi yeterince büyük olanlar çok iyi anımsarlar. Biz günlerce süren sayma işleminin sonucunu  sabırsızlıkla beklerdik.  Sosyal refaha erişmiş Avrupa ülkelerinde ya da zaten düzenini siyasete değil de sisteme göre kurmuş Amerika'da seçim sonuçları,  iktidara gelen partinin hangisi olduğu halkı pek ilgilendirmeyebilir. Bizim gibi her hükümet değişikliğinde ekonomisi,eğitim ve sağlık sistemi değişen ülkelerde ise seçim sonuçları çok ama çok önemlidir.
Lütfen bu kez üşenmeyelim sandığa gidip oyumuzu verelim!



Gelelim yukarıdaki fotoğrafın burada bulunma nedenine . Bu hafta sonu için azıcık yaramazlık yapmaya ne dersiniz? Bir zamanlar çokça yaptığım peynirli keki pişirmek düştü aklıma. Kalktım pişirdim ve afiyetle yedik. Eminim siz de bu tarifi biliyorsunuz ama ben merak eden olur belki diye yazıvereyim .




Malzemeler;
Ölçeğimiz orta boy su bardağıdır: 3 yumurtayı çırpma teliyle çırpıyor bir yandan da içine 1 bardak yoğurt ,1 bardak sıvı yağ ekliyoruz . Malzemeler iyice karışınca azar azar 2-2,5 bardak elenmiş un (ben göz kararı koyuyorum burada tahmini ölçü verdim ) ,bir çimdik tuz ve 1 paket kabartma tozu ekliyoruz. En son da ince ince kıydığımız 1/2 demet maydanoz, 1/2 demet dereotuyla harmanladığımız bir bardak kadar ufalanmış yağlı beyaz peyniri karışıma ekliyoruz. Peynir tuzluysa ayrıca tuz eklemeyin!

Muffin kalıplarının 3/2   kadarına - klasik keke göre oldukça  kıvamlı olan- bu karışımı kaşıkla döküyor , ön ısıtma yapmadan 175 dereceye ayarladığımız fırınımızda pişiriyoruz. Kekimiz kabarıp üstü kızarınca fırını söndürüyor 10 dakika kadar dinlendirip çıkarıyoruz.

Yaklaşık 10-12 muffin kalıbı  kadar kekimiz oluyor . Bizim gibi evde 2 kişiyseniz size de yeter komşularınıza da :)))
Çayın yanında pek nefis oluyor ama kahveye de " hayır " demiyor. 
Afiyet olsun !
Mutlu hafta sonları dileklerimle ,kalın sağlıcakla!

29 Mayıs 2015 Cuma

Evim Evim Dergisinde !

Evim Dergisi Haziran sayısında size oldukça tanıdık gelebilecek yeşil mutfaklı ,çiçekli-kedili bir ev görürseniz hiç çekinmeden konuğu olun zira o ev sizin de eviniz sayılır !
Evimi Seviyorum 'un 6 yıllık blog serüveni boyunca kimilerinizle blog yazmaya başladığım ilk günlerden  kimilerinizle daha sonraları tanıştık. Hep derim ya " blog dostluğu bir başka " diye ...
Son zamanlarda biraz ihmal etsem de yine de buranın yeri bende çok özel tabii siz blog dostlarımın da...
Her neyse ... Gördünüz mü yine sözü uzatma eğilimindeyim. 




Aslında bu ziyaret ve dolayısıyla çekim için konuşup anlaşalı epey oldu ama kısmet Haziran sayısıymış...Eh bu da iyi oldu zira ben haziran doğumluyum ve burcum da  ikizler. - Burçlardan pek anlamamakla birlikte - burcumun ve kişiliğimin de özelliği olarak sürprizleri severim. 
Öyle çok paralar verilerek alınmış pahalı armağanlardan ziyade  ,küçük ,esprili ve anısı olan her şey beni çok daha fazla mutlu eder.

En çok sevdiğim derginin bu sayısında yer almak ömrümde aldığım en özel armağanlardan biri oldu diyebilirim!

Teşekkürler Evim dergisi  adına Sevgili İbrahim Özbunar ve Sevgili Günseli Karsan Büyüksağış! 


Biraz da kamera arkası ...




Bin yıl uğraşsam böyle güzel fotoğraf çekemem. Sevgili İbrahim yalnız iyi bir fotoğraf sanatçısı değil aynı zamanda görebileceğiniz en  kibar ,en alçakgönüllü insanlardan biri. Biz ailecek O'na bayıldık . 
Gözüne yüreğine emeğine sağlık !



Vallahi hiç star kaprisi yok. "  Çerçeve eğri mi acaba ? " der demez düzeltiyor.
Bu iş hiç göründüğü gibi değil arkadaşlar . Çok zahmetli ve yorucu.
Yok bende bu kadar sabır yok !!!



Günseli Hanım'ın çok farklı bir enerjisi var. Sıcacık, içten ve çok neşeli . Üstelik bir İzmir gelini :)))

Nihayet çekim bitti ve o sabah ilk uçakla İstanbul'dan İzmir'e gelen Evim Dergisi ekibi hiç dinlenmeden Başka bir çekim için Alaçatı'ya hareket etti . 
Bu fotoğraf da  çekim gününden kalan güzel bir anı...

Bir önceki yazıma yaptığınız güzel yorumlara henüz dönemedim kusura bakmayın. 
Bu yayınımı zaman geçirmeden ,esprisi yitmeden yapmak istedim . 

Hepinize mutlu bir hafta sonu dileklerimle en kısa sürede yeniden görüşmek üzere kalın sağlıcakla!

26 Mayıs 2015 Salı

Yeşili bol günler...



Kış uzun ve sert geçince siz ne yaptınız bilmiyorum ama ben evde oturup bol bol elişi yaptım, elişi yapmaktan sıkılınca da mutfağa girdim;kek ,kurabiye pişirdim. Pişirmekle kalsam iyi pişirdiklerimin çoğunu oturdum afiyetle yedim !
" E haydi bahar geldi ,yaz kapıda ;  artık diyet zamanı " diyenler size çoook hak vermekle birlikte bu yıl kendimi diyet yapmaya hazır hissetmiyorum. Yani daha çok hareket edelim ,evet ama vallahi ne yalan söyleyeyim şimdi kendimi mutfağa girip bir şeyler pişirmemek için zor tutuyorum.

Neyse bu yemek faslını kapatayım. 


Nihayet havalar güzelleşti. Önümüzdeki günlerde bir parça serinleyecekmiş,zira yağmur geliyormuş ama ben bu havadan çok memnunum. Şükür ki  bazı günler sabah kahvaltılarımızı ,akşamüstü çay keyfimizi artık açık havada  yapabiliyoruz.

Bahçe,yeşillik,çiçekler kısaca doğa ne kadar güzel! Mor Salkımlarım sonbahara kadar "elveda ! " dedi ama şimdi de - çok şükür - kışı sağ salim atlatabilen Yaseminlerim çoştukça çoştular...
Seviyorum baharı ♥ ♥ ♥ 


Seradan aldığım ithal Ortancalar pek güzel görünse de yaz sonuna kalmadan bozuluyor maalesef ve gelecek sezona yeniden çiçeklenmiyor . Ne gam bunlar bitmeden yerli ortancalarım açacak ,bu kadar gösterişli çiçeklenmeyecekler belki ama ben onları daha çok seviyorum çünkü her yıl baharda yeniden açıyorlar. Vefasız değiller yani :)



Bir de "Kamera Arkası " yapayım sizlere . Bu sözümü lütfen bir kenara yazın;" bahçeli evin keyfini komşularınız ve konuklarınız sürer " .
Siz özellikle bahar aylarında bahçeyi temiz ve tertipli tutmak için daima çalışırsınız ,günde 1,  bilemedin 2 saat oturup keyif çatarsınız ama dışardan bakanlar her şeyin kendiliğinden oluverdiğini düşünürler .

Son iki görselden anlaşılacağı üzere yalnız bahçe işleri değil mobilyaların da bakımı yapılır bu mevsimde. Her yıl (önerilen 2 kez ama ) 1 kez zımparalanır ve bir güzel cilalanır. Cilanın kuruması bir kaç gün sürer sonra 2. katı  atılır . ( Neyse ki eşim bu işleri bana bırakmıyor sağolsun ! ) 
Baharda çalışacaksın ki yazın rahat edebilesin değil mi?

Çim biçme ve sabah - akşam sulamak için uykumuzdan yaptığımız özveriden sözetmiyorum bile...
Tüm bunlar ne için mi?
Keçiboynuzu misali bir damla lezzet için, sağlıklı nefes alabilmek, doğayı tanımaya çabalarken daha sakin , daha sevecen ve sade bir insan olmayı öğrenebilmek için!

Siz yine de son paragrafları çok dikkate almayın, mümkünse bahçenizde ,yoksa balkonunuzda çiçek yetiştirmeyi deneyin. Bambaşka bir dünyaya adım attığınızı göreceksiniz.

Hayat zaten çok karmaşık ve yorucu ,gözlerinizi,ruhunuzu  yeşille dinlendirin !
Hepinize yeşili bol  günler dilerim !
Kalın sağlıcakla !