About Me

Fotoğrafım
İzmir, Türkiye
Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .

13 Mart 2012 Salı

Küdük hasta :(


Kuzucuk anestezinin etkisinden tam olarak kurtulabilmiş değil. Gözünün tekini henüz açamıyor !






Keşkül O'nu hiç yalnız bırakmıyor,neyi ne kadar anlıyor bilmem ama çok üzüldüğü belli...


Sevgili dostlar bir süredir sizlere ses veremiyorum. Sağolsunlar merak eden dostlarım olmuş. Yüzünü görmediğin sesini duymadığın hatta bazıları dünyanın öteki ucunda yaşayan güzel insanlar tarafından merak edilmek ne güzel bir duygu. 
Çok şükür ben iyiyim ama küçük Küdük'ümüz yaklaşık iki haftadır hasta,bir türlü düzelemedi. Çok narin ,ufacık bir kediydi zaten şimdi yemek yiyemediği,yediklerini de birkaç dakika içinde çıkardığı için iyiden iyiye ufaldı kuzucuk. Geçen hafta serum takviyesiyle kendine gelmişti ama tekrar kötüleyince dün yeniden kliniğe götürdüm. Narkoz verilerek endoskopi yapıldı,kan alındı,serum verildi. Tüm gün klinikteydi,akşam eve getirdim,zorla bir şeyler yedi ama hala narkozun etkisinden tam olarak kurtulmuş değil :( Tahlil sonuçları bu gün çıkacak,umarım kötü bir şey beklemiyordur bizi...
Evcil hayvanlar zamanla evinizin birer bireyi oluyorlar ,onlar için bu kadar endişelendiğim için beni anlayacağınızı umuyorum.
Küdük için dualarınızı esirgemeyin lütfen ! 
En kısa sürede güzel haberler ve yeni paylaşımlarla birlikte olmak dileğiyle bizden size kucak dolusu sevgiler...

8 Mart 2012 Perşembe

DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN !

Binbir yarayla tek bir kurşunla gitti gül dünya
Kim farkında kimin umrunda yandı(söndü) bir dünya
Seni gönderene söyle
Köydeki büyük meclise
Daha çocuk yaşta üstüme çıkan herife
Eğer böyle ölürsem iki elim yakanızda
Hayaletim gezer düşer peşinize


dinlemek isterseniz GÜLDÜNYA

7 Mart 2012 Çarşamba

İşleyen demir ışıldar !

Bloğumun sıkı takipçisi eşim '' ne zamandır güncellemiyorsun bloğunu ,çok ihmal ettin '' diyor birkaç gündür. Haklı da, içimden iki satır yazmak gelmedi . Uzayan kış enerjimi tüketti galiba. Çok gerekli olmadıkça evden dışarı çıkmıyorum bile. Akşam yürüyüşlerimi dahi bir görevmişcesine isteksiz yapıyorum,oysa ailece sahilde yaptığımız uzun yürüyüş hem bizim için çok yararlı  hem de Keşkül inanılmaz mutlu oluyor.
Bu isteksizlik gelip geçicidir inşallah çünkü ben burada olmayı çok seviyorum. Bloğumu açalı 2 yıl oluyor ,bu sürede çok güzel insanlar tanıdım dahası  çok güzel dostluklar kurdum. Üretmenin ve paylaşmanın zevkine vardım,bilgim arttı,zevkim gelişti. Daha ne olsun ama değil mi ? 
Aslında yazmayı seviyorum benim için bir çeşit terapi oluyor. Yıllardır konuştum , dinledim ama  şimdi anlatmak istediklerimi anlatıyor,içimden geldiği gibi yazıyorum. Kimse dinlemek zorunda değil . Aynı dili konuştuklarım anlıyor,başka başka ilgi alanları olanlar muhtemelen '' amaaan çok uzun yazıyor şimdi okuyamam !  '' deyip okumuyor. Amaç da bu zaten,hedefi aynı olanlar aynı yöne kanat çırpıyorlar.
Baharın kıpırtısı hafifçe hissedilmeye başladı İzmir'de.  Rengarenk şakayıklar,menekşeler,çuhalar balkonlara bahçelere konuk olmayı bekliyorlar dört gözle. Çiçeklerin verdiği o güzel enerjiyi seviyorum evimde. Sıcacık ,yaşayan kır evleri hep favorim olmuştur. Şehir evleri de bir kaç saksı  mevsimlik çiçekle kolaycacık kır evi olabilir .  Manzara için  uzaklara bakmaya gerek yok ki en güzel manzara evin içinde olmalı. 



Baharın evime gelen ilk konukları ,kırmızı beyaz Şakayıklar  ne kadar güzel değil mi ?





Çiçekli tekstiller  ister koltuklara kılıf ,ister yastık olarak uzansınlar çok yakışıyorlar çoook! Tam bir bahar havası ,kırların taze ve miss gibi kokusu doluveriyor evin içine . Ya çiçekli perdelere ne demeli? Evimiz bahçeye bakıyormuş hissi veriyorlar.










görseller Skonahem ve  nicetylivejournal

Balkonlar,teraslar ,bahçeler tatlı sohbetlere eşlik etmek için biraz daha bekleyecekler belki ama hayali bile güzel. Bahar mevsimlerin en güzeli ,eee gelsin o halde !



Bu yaramazlar da benden size hediye :)
Hepimiz hepinize renk renk ,çiçek çiçek misss gibi güzel günler diliyoruz.
Kalın sağlıcakla!

2 Mart 2012 Cuma

MUTLU GEÇSİN HAFTA SONUNUZ !


Şunun şurasında bahara ne kaldı ki. Mart geldi mi arkası nisan ,nisanın yarısı bahar . Sıkalım dişimizi ve baharı sağlıkla mutlulukla karşılamaya hazırlanalım.
Ne dersiniz bu hafta sonu bir kerelik unutalım mı diyeti ? Şöyle reçelli ballı bir kahvaltı ,mis gibi demli bir bardak çay ve uzun uzuuun gazete  keyfi .
Hepimiz hepinize  mutlu bir hafta sonu diliyoruz!

1 Mart 2012 Perşembe

Bana da öğret !





Biz hobicilerin gündüz işi akşam işi ayrıdır ya ben de akşamları  battaniyeme iki sıra daha ekleyeyim diye çabalayıp duruyorum. Hani belki merak edenleriniz vardır bu battaniye neden bir türlü bitmek bilmiyor diye... Kanıtlar dün akşama ait :)
Evinde evcil hayvanı olanlar çok iyi bilirler,ilginiz başka bir işe yöneldiği anda birden akılları başlarına gelir ,nerede ve ne yapıyor olsalar hemen koşa koşa gelir sizi kendileriyle ilgilenmeye mecbur bırakırlar.
Küdük özellikle bana çok düşkündür demiştim ya ,bazen evde kuytu bir köşede saklanır -kafasını dinlemek ister belki de- ben de merak ederim ''nerede ''diye. Eşim de der ki '' eline örgünü al,hemen çıkar gelir nasıl olsa :) '' 
Evcil hayvanlar insanın stresini alıyorlar ,açıkçası çok iyi geliyorlar bana. Maalesef her zaman her şey yolunda gitmeyebiliyor ... Küdük iki gündür pek iyi değil ne yazık ki,zaten pek miniktir kendileri iştahsızdır ve çok yemek seçer. İki gündür daha bir iştahsız bu gün de gözleyeceğim muhtemelen yarın veteriner yolları görünecek bize. Bu kışın bitmek bilmeyen gribinden onlar da nasiplerini aldılar . 
Allah evsizlerin ,yakacakları olmayanların ,yeterli beslenemeyip soğuğa direnç gösteremeyenlerin yardımcısı olsun ! Bizler sıcacık evlerimizde soğuktan kardan şikayet ederken ki  bazen buna hiç hakkımız olmadığını düşünüyorum, onlar ne yapsınlar ? Böyle zamanlarda sosyal dayanışmanın önemi daha bir ortaya çıkıyor değil mi ? Artık kim ne yapabilirse,elimizden ne gelirse ;az çok demeden ... Bazen uzağa gitmeye gerek yoktur,bize ihtiyacı olanlar çok yakınımızda olabilir!
Yine daldan dala atladım değil mi? Dün gece dekorasyon sitelerini gezerken gördüğüm bir iki görselle içinizi açmak isterim bunca karamsar sözlerimden sonra.
Evinizden huzur yüreğinizden merhamet eksik olmasın !
Sevgiler bizim evden size...









Söylememe gerek var mı ? Ben bu fotoğrafa bittim !

Görseller buradan ve buradan

27 Şubat 2012 Pazartesi

Bu günlerde ben ...







Bu günlerde üzerimde bir tembellik var ki sormayın. Boyaması bitmiş ya da neredeyse bitmek üzere olan objelerimin fotoğraflarını çekmek bile gelmiyor içimden. Ne çok bahane üretiyorum bir bilseniz. Bizim ev sabahları çok güneş alıyor,'' keskin ışıkta fotoğraf iyi çıkmaz '' diyorum ,öğleden sonra  da ''dur şu işim bitsin de öyle çekeyim '' derken bakıyorum akşam olmuş. 
Lakin bu gün tembellik etmedim ,çünkü kendimi iyi tanıyorum,bir işi zamanında yapmazsam eğer daha sonra hiç yapmıyorum. Bir tür ayran gönüllülük benimki .Her şeyi yapmak isterken hiçbir şeyi tam yapamamak da defolarımdan biridir.
Neyse sözü çok uzatmayayım;yukarıdaki tombul horozları besleyen kız çocuğunun olduğu kutuyu yün işlerim için boyadım. Fotoğrafta ne kadar belli oluyor bilmem ama epeyce büyük bir kutu. İçi hatırı sayılır miktarda  yumak alabilecek. Benim kızlar yün kutularımda yatmayı pek sevdiklerinden korkarım bunun da akibeti  aynı  olacak ama ben yine de severek isteyerek boyadım işte...




Nasıl yabancı bloggerler gibi tepsili poz verebilmiş miyim ? Bu pozu vermesen çatlardım ,eşime bu fotoğrafı çekmesi için ne kadar dil döktüm bir bilseniz :)

Geçen haftalarda bir de tepsi yapmıştım en kocamanından . Yazın bahçede servis yaparken içini bir defada doldurayım da mutfağa git gel yapmayayım diye. O da tembelliğim neticesinde ortaya çıktı anlayacağınız. Yalnız sergimiz açılınca eve gelmeden doğru sergiye gitti . Eh biraz gezip dolaşmış oldu,olsun o kadar...
Tepsimin görseli çok sevdiğim Dabby Mum'dan . Bir kaç teknik kullandım aynı anda . Budak dokusu efekti ,dekupaj ve son zamanlarda favorim olan iki renkli stencil uygulaması. Atölyede yüz kat vernik döktük ki dayanaklı olsun. Ne de olsa yaz için hazırladım,bol limonatalı günler için yani ... Şeyda Hanımcığım ''içinde karpuz kesmedikçe hiçbir şey olmaz '' diyor . Sahi yaz gelse de yine ev yapımı limonatalar içsek ,karpuz kessek dolaba koysak sonra da soğuk soğuk yesek değil mi?
 Önümüzde daha kazma kürek yaktıran mart olsa da İzmir'de birkaç gündür bahar havası var. Muhtemelen Ankara ve İstanbuldaki dostlarım hala kar kış nedeniyle gönüllerince gezip dolaşamıyorlar ama geçen hafta  güneşi gören İzmirliler kendilerini deniz kenarına ,parklara attılar.  Benim limonata karpuz muhabbetim tamamen bu havalardan anlayacağınız.
Havadan sudan sohbet için daha vakit erken ,o halde en güzeli ılık güneşli bahar aylarını yeniden sağlıkla görmeyi umut etmek...

Sevgili MUZURELLA beni mimlemiş. Benim  mimlerle aram pek iyi değil ama  Muzurella pek şirin bir genç arkadaş nasıl kırabilirim ki onu ? Neyse ben yanıtlara geçeyim ve '' mimlenmek isteyen kendisini mimlesin ''diyeyim;

1)En sevdiğin şeyler nelerdir? Nelerden hoşlanırsın?


Sabah kahvesi,pazar kahvaltısı,patlamış mısır eşliğinde film izlemek,dekorasyon dergilerine dalıp gitmek,boya yapmak,örgü örmek,bahçede yayılıp kitap okumak,kızlar oynarken onları seyretmek,Paşabahçe'de raflar arasında kaybolmak...

2)Bilgisayarda vaktini neler yaparak geçirirsin?


Önce her sabah maillerime bakarım,readerdan abone olduğum bloglara göz atarım,yorumlar varsa yanıtlarım. Pazar günleri de skypedan oğlum ve gelincikle  konuşurum. Zamanım varsa dekorasyon sitelerinde gezinirim.


3)En sevdiğin film nedir?İzlediğin ve hafızanda kalan veya kesinlikle izleyin dediğin?


Zaman zaman değişiyor ama son zamanlarda en beğendiğim film The Help oldu,mutlaka izlenmeli. Hugo'ya da bayıldım,zaten her ikisi de çeşitli dallarda Oscar adayları arasındaydı .

4)Şu aralar almak istediğin şeylerin listesini yapsan bunlar neler olur?


Oğluma araba almak isterdim,benimki daha idare eder !

5)Şu sıralar en çok dinlediğiniz şarkılar nelerdir?


Şarkı değil ama aracımda seyahat ederken Nilüfer'i ve Yanni'yi dinliyorum.


Hepinize güzel ve verimli bir hafta diliyorum.
Kalın sağlıcakla!

20 Şubat 2012 Pazartesi

Rustik çay kutusu ve üzümlü kurabiye









  Canı sıkkın olunca kendini tatlıya verenlerden misiniz ? Ben öyleyim de... Bu sabahım pek iyi başlamadı, sevgili dostum  BEGONVİLLİ EV 'in  yazarı İsmet Hanım'dan İzmir'de bir deri bir kemik kalmış , nasıl olup da hala hayatta olduğuna  şaştığım bir köpeğin yardım çığlığı geldi kulaklarıma . Hiç duraksamadım bile hemen derneği aradım ,başkanımız harekete geçmişti bile. Köpeği almaya gitmişler ve şükürler olsun ki bulmuşlar. Halini görseniz içiniz acır ve insan olmanın gereğini yapmak için siz de bir an bile duraksamazdınız. 
  Malum günlerden pazartesi bizim evde günlük işler bu gün ikiye üçe katlanır. Sabahtanberi bir yandan ev işlerimi yapıyorum bir yandan da iç sıkıntımı gidermenin yollarını arıyorum. Böylesi günlerde neşelenmek için sıcacık misler gibi ev kurabiyesinden daha etkili yol yoktur ! 
  Açtım kileri ,aldım malzemeleri önüme ; '' hımmm ,şöyle bol kalorili üzümlü kurabiye iyi olur '' dedim. Yoğurdum ,pişirdim . Fırından çıkar çıkmaz fotoğrafladım siz blog dostlarım için.
  Öyle ahım şahım bir şey değil ama inanın çok lezzetli olmuş . Kokusu eve yayıldı,bakarsınız kokuyu alan bir iki dost çalıverir kapımı :)
Merak edenler için;
Malzemeler:
250 gr.lık margarinin 4/ 3 ü + 3 kaşık sıvı yağ 
4 + 1/4 su bardağı un
2 çorba kaşığı yoğurt
1 su bardağı toz şeker
2 yumurta ,birinin sarısı üstüne ayrılacak
1 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağı kuru üzüm
1 beking powder
göz kararı irice dövülmüş fındık 
 Hikaye malum ,yağ oda sıcaklığında olacak ,tüm malzemeler biraraya getirilip yoğurulacak, hamurdan irice ceviz kadar parça kopartılıp  elde yuvarlanacak, üstüne yumurta sarısı sürüldükten sonra  ,fındık kırığıyla süslenip 170 dereceli ön ısılı fırında yaklaşık 20 dakika kadar pişirilecek. Yanında çay demlenip afiyetle yenilecek !
  Geleyim çay kutusuna . Bunun da bilinmedik yönü yok . Kutu , bitki çayları ve- çay tiryakileri  duymasın - tek kullanımlık çay poşetleri karton kutularından kurtulsun ,onlar da süslü püslü bir eve kavuşsunlar diye tarafımdan boyandı. Önce 2 kat kahverengine boyadım, güzelce mumladım ; elimdeki dekupaj kağıdının renklerine uygun bir boya karışımını deneye yanıla buldum ,2 kat da adı belirsiz renge (!) boyadım . Tam kurumadan zımparaladım. Kağıtları kestim ,hamur kabarma yaptım ,yapıştırdım. Dekupaj tutkalıyla 2 kat kağıtları korumaya aldım . Gittim geldim 4 kat da sprey vernikledim ve tata tata taaaa !!! 
''  İşte benden bu günlük bu kadar '' demek isterdim ama  daha işim çok ,2 makine çamaşır yıkadım kururlarsa ütülerim yok kurumazlarsa yarın Belkıs'a kalır :) Canları isterse,ben şimdi bir bardak çay koyuyorum kendime ,eşlik eder misiniz bana ?
 Sevgiyle kalın! 
Yüreğinizden merhamet ,sofranızdan bereket eksik olmasın !

19 Şubat 2012 Pazar

Lütfen Taraf Tutun !












Açıkçası benim de haberim yoktu. Eğer tembel tembel balkonda oturup gazete okuyor olmasaydım bu protestoyu göremeyecektim de...
Günler önce sirk gerçeği hakkında yazmıştım anımsıyorsanız. Hatta yazımın bir kopyasını Sevgili Ömür Gedik'e de gönderdim ama henüz dönmedi . Hayvan hakları konusundaki hassasiyetimi, hayvan haklarının aslında diğer canlıların yaşam hakkından ayrı tutulmaması gerektiğini ben ve benim gibi düşünen büyük çoğunluk zaten biliyor. Amaç olayın ne vahşi boyutlarda yaşandığının farkında olmayan duyarlı kişilerde farkındalık yaratabilmek.
Nerede kalmıştık? Pazar öğleden sonrası  balkonda otururken gördüğüm bu küçük protesto grubunun amacını hemen anladık ve eşimle birlikte onlara katıldık . Grup benim dahil olduğum SEHAYDER olmasa da amacımız birdi ve onlara destek vermeliydim. 
Bir avuç insan güzel ve güneşli pazar günü öğleden sonrasını böylesi bir amaç için burada geçiriyorsa onları kutlamak gerekir. 
Sirkler bizleri eğlendiriyor dostlar ama sirklerdeki hayvanlar inanın hiç eğlenmiyor ! Önceki  postumu  anımsıyorsunuz değil mi ?
Asıl trajikomik olay ise bir yandan protesto eylemleri sürüyor bir yandan da çocuklarına hayvan sevgisi aşılamak isteyen (!) aileler çocuklarının şaşkın bakışları arasında sirke gelmeye devam ediyorlardı. Ne diyeyim ,keşke benim gördüklerimi onlar da görebilseydi !
Güzel geçsin haftanız!

17 Şubat 2012 Cuma

Sergimizden görünümler !


Dekoratif boyamanın büyülü dünyasına hoşgeldiniz!


Atölyemizin çalışkan ve de güleryüzlü kursiyerleri ,Atölye'nin sahibi Şeyda Budak ve hamarat Aslımız !


Arkadaşlar buraya gelenin huyu değişiyor haberiniz olsun. Kıskançlık başlıyor! Herşeyi ,her gördüğünüzü yapmak istiyorsunuz. Daha elinizdekini bitirmeden bir diğerine başlamak için sabırsızlanıyor,her objede sıkıntılarınızın  hafiflediğini gördükçe daha mutlu oluyorsunuz . Kısacası burası bağımlılık yapıyor !




Sevgili  Sevil, Şeyda hanım, Kurabiye Kokusu  Aslıcığım






Ziyaretçiler...




Cuma grubundan Bilge Hanım ve bir tanecik Şeyda Hanımcığım !


Sergimiz de Atölye günleri gibi neşeli geçiyor.  Laf aramızda sergi bizim için de çok yararlı oldu. Kendi grubumuzun yaptıklarını görüyorduk ama sergi sayesinde diğer grupların cicilerini de görme şansımız oldu. Böylece fikir alış verişi yapma olanağı bulduk. 
Bol bol fotoğraf koymaya çalıştım ,zaten fazla söze gerek de yok. Her şey ortada ! Keşke her ilde Atölye olsa değil mi ? Ben İzmir'de yok diye o kadar üzülüyordum ki. Demek çok isteyince oluyormuş . Evrene gönderelim mi hep birlikte isteklerinizi ?
Öyle böyle derken haftanın sonuna geldik bile. Tüm dostlarıma gönüllerince bir hafta sonu diliyorum.
Sevgiler...