Uzunca bir süre blog yazıp da o günleri özlemeyenimiz yoktur sanırım . İnstagramda takip ettiğim eski bloggerler < o günlerin bir başka olduğunu , instagramda samimiyetten uzak paylaşımlardan bıktıklarını ,artık eskisi kadar zevk alamadıklarını > söyleyip duruyorlar... İyi de niye yazmıyor çoğumuz ? Kabul ediyorum < vakit nakittir > kimsenin uzun boylu işlerle uğraşacak ne zamanı var ne de hevesi...
Heves demişken ... Yeni Yıl yaklaşıyor ve bilirsiniz ki ben yılın bu zamanlarını çok severim. Her türlü dini , siyasi inanıştan uzak yeni yıl coşkusunu ,renklerini ve kokusunu yaşamak bana mutluluk verir. Kışı severim, kışa dair ne varsa çok çok severim ; evi ,evde olup da amaçsızca örgü örmeyi , - çoğu yenmeden bayatlayıp ziyan olacaksa da - sıcacık ,tarçınlı , havuçlu cevizli kekler kurabiyeler pişirmeyi severim . Bahçeye karşı çay demleyip tıpır tıpır yağmur yağarken kitap okumayı severim... İşte tüm bunları sevdiğim için , umut etmeyi sevdiğim için yeni yılı karşılamayı çok severim !
Patchwork zahmetli ama çok zevkli bir uğraş. Yılbaşı için çalıştığım bu ( runner) masa örtüsünde klasik kırmızı-yeşil yılbaşı renkleri yerine lacivert-kırmızı ve beyaz kullandım, sanıyorum ki biraz İskandinav tarzına yaklaştım . Yastığı koltuk şalıyla takım olmak üzere geçen yıl dikmiştim ,bu yıl masa örtüsüyle birkaç aksesuar daha ekledim , ilerleyen günlerde - birazcık işi kaldı - tamamlar tamamlamaz söz yeni bir yayın yapar paylaşırım .
- Bloğa daha sık uğrama - sözüyle şimdilik
Kalın sağlıcakla !!






