About Me

Fotoğrafım
İzmir, Türkiye
Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .
Kırkyama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kırkyama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2018 Cumartesi

Bloğa özlem

    Uzunca bir süre blog yazıp da o günleri özlemeyenimiz yoktur sanırım . İnstagramda takip ettiğim eski bloggerler < o günlerin bir başka olduğunu , instagramda samimiyetten uzak paylaşımlardan bıktıklarını ,artık eskisi kadar zevk alamadıklarını > söyleyip duruyorlar... İyi de niye yazmıyor çoğumuz ? Kabul ediyorum < vakit nakittir > kimsenin uzun boylu işlerle uğraşacak ne zamanı var ne de hevesi... 


    Heves demişken ... Yeni Yıl yaklaşıyor ve bilirsiniz ki ben yılın bu zamanlarını çok severim. Her türlü dini , siyasi inanıştan uzak yeni yıl coşkusunu ,renklerini ve kokusunu yaşamak bana mutluluk verir. Kışı severim, kışa dair ne varsa çok çok severim ; evi ,evde olup da amaçsızca örgü örmeyi , - çoğu yenmeden bayatlayıp ziyan olacaksa da - sıcacık ,tarçınlı , havuçlu cevizli kekler kurabiyeler pişirmeyi severim . Bahçeye  karşı çay demleyip tıpır tıpır yağmur yağarken kitap okumayı severim... İşte tüm bunları sevdiğim için ,  umut etmeyi sevdiğim için yeni yılı karşılamayı çok severim !





Patchwork zahmetli ama çok zevkli bir uğraş. Yılbaşı için çalıştığım bu ( runner) masa örtüsünde klasik kırmızı-yeşil yılbaşı renkleri yerine lacivert-kırmızı ve beyaz kullandım, sanıyorum ki  biraz  İskandinav tarzına yaklaştım . Yastığı koltuk şalıyla takım olmak üzere  geçen yıl dikmiştim ,bu yıl masa örtüsüyle birkaç aksesuar daha ekledim , ilerleyen günlerde - birazcık işi kaldı - tamamlar tamamlamaz söz yeni bir yayın yapar paylaşırım .
- Bloğa daha sık uğrama - sözüyle şimdilik  

Kalın sağlıcakla !! 


14 Aralık 2015 Pazartesi

Yılbaşına Doğru....


Yeni Yıla girerken  bizim evde hep umut,sevinç ve heyecan vardır. 
Evi kendi ellerimle bıkmadan usanmadan zevkle ve şevkle süsler, günler öncesinden yılbaşı akşamı için planlar yaparım. Bu çocukluğumdan bu yana hiç değişmeyen bir süreçtir...

Önce kendimi ve ailemi sonra da dostlarımı , arkadaşlarımı bu heyecana ortak etmek isterim çünkü  mutluluğun  küçücük bir kartopuyken  büyüyüp büyüyüp kocaman bir çığ misali üzerimize yağacağına inanırım.



Bu yıl sanki o kadar büyük bir heves yok içimde . Ülkemin ,dünyanın hali içler acısı. Koyu bir mutsuzluk ,umutsuzluk okunuyor insanların yüzünden.

Hep birlik olursak ,güzel düşünüp iyilik için dua edersek bu koyu umutsuzluk, mutsuzluk bulutu dağılır mı acaba ? 

Denemekten ne çıkar? 
Verin dünyayı biz üretken kadınların ellerine bakın nasıl gül bahçesi olacak ortalık!





 Yılbaşı akşamı için birkaç masa düzenlemesi yaptım. Bu düzenlemeleri sizlerle paylaşmak istedim. 

Bu yıl da yemek sonrası bahçede mangal yakıp sohbet edebilir miyiz bilemiyorum ama havalar böyle giderse mümkünmüş gibi görünüyor. Belki sucuk-ekmek bile yaparız. Ne de olsa yılbaşı gecesi yenen yemek kilo yapmaz :)


Hep birlikte güzel günlerin yakın olduğuna inanalım dostlar,sevgi,dostluk ve hoşgörü bir anne yüreği gibi kucaklasın bizi, sarsın , sıcacık ...

Bizim çocuklar da sizlere sevgilerini yolluyor.

Yeniden görüşene değin "Kalın sağlıcakla !


                                                                         

22 Nisan 2015 Çarşamba

Nisan güzeli !


Patchwork çalışmalarım...
Dresten Plate modeli kırlentler.


En sevdiğim Altıgen modeli kırlentlerim.


Linda Coleman 'ın  kendi şirketi JJ için tasarladığı ve  şablonunu  Cross country Sticcer dergisinden alarak işlediğim kaneviçe panolarım .
Bu dergiyi aynı adla Amazon.com 'dan sipariş edebilirsiniz!


Bu sabaha dair...
Eşim bahçe teftişinde ,ben bloğa yazı hazırlama derdinde (derdimiz bu olsun değil mi? )



Veee ... Kamera arkası !

Bu Nisan benim bildiğim Nisan gibi geçmiyor. Akşamları yine kaloriferler yanıyor,sabahları hırkasız bahçeye çıkılmıyor,çıkılsa da şöyle rahat rahat bir çay keyfi yapılmıyor !

Geçtiğimiz hafta Narlıdere Life dergisi için bahçede çekim yaptım. Biliyorsunuz artık her sayıda el işi,dekorasyon ve günlük yaşam hakkında kısa sohbet yazıları yazıyorum. Önce fotoğraff çekimini ben yapmak istemedim. Dergilerde gördüğüm fotoğraf çekimleri  hep profesyoneller tarafından yapılıyor. Ben kimmmm ,fotoğrafçılık kim ? Editör Belkıs hanım ise yazılarımın blog yazılarım havasında olmasını istediği için her aşamasının, - sayfa düzeni dahil olmak üzere - benim elimden çıkmasını özellikle istedi, ben de mecburen kabul ettim. Aslında yazmayı sevdiğim kadar fotoğrafçılığı sevmiyorum. Bu da kayıtlara geçsin lütfen :)))

Yukarıdaki görseller dergi için çektiklerimden bazıları , son iki tanesi size özeldir ;  
 Kimyonlu olanı dergide yayınlanmayacak bile tahmin edersiniz ki ...

Efendim ne diyordum?
Mor salkımlarımız açtı, hatta her gün sona yaklaşıyor bile, dökülmeye başladı . 

Bahçemizde yeni minnak misafirimiz var. Nerden geldi,annesi kim, kaç aylık ? Hiç bilmiyorum ama tekir bir kız çocuğu. Şimdilik bize karşı çok çekingen davranıyor ama abilerine ablalarına pabuç bırakmaya niyeti yok. Bizimkilerin " Kıhhh! pısss! " demelerine aldırmıyor, bi güzel karnını doyurup yaprak ,böcek ne bulduysa oynuyor,şiş göbeğini güneşe verip derin derin uyuyor. 
Biraz yakınlaşınca fotoğrafını çeker sizlerle tanıştırırım olur mu?
  
Şimdilik bir görünüp bir kaçıyorum. 
Gönlünüzce geçsin günleriniz. Kalın sağlıcakla !

12 Haziran 2014 Perşembe

Öylesine...




Dekorasyon kitapları ve süreli yayınlarının iflah olmaz tutkunuyum. Yurt dışı seyahatlerimde giysi satan yerlere neredeyse hiç uğramıyorum ama kitapçılardan çıkamıyorum desem yalan olmaz... 

Bizde kaliteli ,bol resimli dekorasyon kitabı neredeyse yok,yurt dışından gelenler de el yakıyor. Kitaba acımadan para veren biri olsam da savruk biri değilimdir. Oralarda kitapların dahi autleti var. İndirimli yerlerden aldıklarım ya da 2. el hasarsız - az hasarlı-  olarak satın aldıklarımı bile  "kitabın eskisi daha makbuldür "deyip okudukça  çok ama çok mutlu oluyorum. 




Kır evi tarzını kendime çok yakın buluyorum. Evimiz bir site içinde olmasaydı daha mutlu olurdum muhtemelen çünkü evin çevreyle de uyumlu bir tarzı olmalı. Buralarda evlerin  mimarisi daha çok sözüm ona modern tarzın kötü birer kopyası . Ne yazık ki çevreyle ve yaşam tarzıyla örtüşmeyen evler tasarlanıp çok yüksek fiyatlara satılıyor. Bir süre sonra o sitenin modası (!) geçiyor ve yakın bir gelecekte neredeyse yarısı terkedilmiş  evlerden oluşan bakımsız siteler saracak dört yanımızı...

Bahçelerin de bir tarzı olmalı diye düşünüyorum . Neyse ki bu alanda bir parça bilinçlendik. Eski Türk filmlerindeki gibi zengin evlerin tonton bahçevanının budadığı kırmızı sarmaşık gülleri yerini çevreyle uyumlu ,yeşili bol örneklerine bıraktı ... 

Ege'nin yazı sıcak ve yakıcıdır ,kışın yağış olsa da yazın tek damla düşmez bizim buralara.

Su değerlidir o nedenle bahçeleri pek havalı gösteren çim alanlar hem ev ekonomisi için hem de ülkenin doğal kaynaklarına zarar verdiği için az tercih edilmeli .Ben bu konuda uzman değilim ama yaşayıp öğrendiklerimi paylaşmamın kimseye zararı olmaz değil mi?


Bir de son zamanlarda dış mekanların dekorasyonuna evin iç mekanları kadar önem verilir oldu. Bahçeler ,balkonlar ,teraslar evlerin içi gibi özenle döşeniyor. Ne güzel balkonlar fazla eşyaların atıl deposu olmaktan kurtuldu :)))

Bu günlük klavyemden bunlar döküldü,yarın mı ? Bilemiyorum artık... Burada bizbize söyleşiyoruz işte hesap kitap yapmıyorum ki...

Kalın sağlıcakla!

Not: Sarı kırlentler Kemeraltı'ndan bir mağazanın kapı önüne yığdığı indirimli kılıflar. Tanesini 7,5 liradan aldım.  Patchwork yastık kılıflarını artan kumaşlardan elde diktim. Ortancalar bahçemden,güller akrabalarımızın bahçesinden . Teneke kutudan sarkan el işi mi? Hayırlısıyla bitince bebek battaniyesi olacak ....

25 Şubat 2014 Salı

Ne iş olsa yapar !





Temiz iş kaç  zamanda çıkar bir elden  bilmem ama bu koltuk şalını tamamlamam  pek uzun sürdü maalesef .
Aslında şalda kullandığım kumaşların bir kısmı ve aplike ettiğim çiçekler yaklaşık 10 yıl önce yaptığım bir yatak örtüsünden kalanlar. Şöyle ki: çiçekleri kırlent yapmak üzere elde dikip birleştirmiştim ama sonra yatak üstünde kalabalıktan hoşlanmadığım için vaz geçmiştim. Sonra sevgili patchwork eğitmenim Çiğdem hanım "parçaları hazır nasıl olsa,gel bunu runner yapalım dedi" Dedi de bizimki kocaman devasa bir runner oldu. Eh başladım dikmeye bırakacak halim yok " bari koltuk şalı olsun ! " dedim.


İster koltuk şalı ister masa örtüsü ,her iki şekilde de kullanışlı oldu . ,
Baktım çok da fotojenik poz poz çekiverdim fotoğraflarını.
"Şöyle yakından alalım ,biraz da uzaktan,haydi bakayım gülümse ! " Şip şak...


Bu hanımefendi de yeni oyuncağım olurlar kendileri...
Ben artık pıtır pıtır neler neler dikerim bununla. Pek şirin bir şey değil mi?
Tchibo'dan aldım ,portatif ,hafif de sayılır ...

İşte böyle...
Uzunca bir ara verdim ama sanmayın ki boş oturuyorum,bir yandan da çarpılamaktayım ama usul usul,aheste aheste..

Bu aralar biraz yoğunum yakında yine gelirim ancak bu günlük bana müsade.
Herkese çok güzel günler dilerim,gönüllerince ,sağlıklı ve bereketli...

Kalın sağlıcakla!