About Me

Fotoğrafım
İzmir, Türkiye
Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .

30 Eylül 2011 Cuma

Hayat sürerken,yaz biterken...








  Yazın sıcak güneşli günleri geride kaldı. (Şikayetçi olduğum söylenemez tabii ). Evi sonbahara hazırlarken benim bahçedeki el işi köşem de balkona taşındı. Bahçe keyfine önümüzdeki bahara kadar ara verdiğimiz için hem üzülüyorum hem de günde bin kere ev- bahçe yapan kızların ayak izlerini silmekten yorulduğum için de teselli buluyorum.
  Biz bahçeden içeri taşıdık yaşamı ama her canlı o kadar şanslı değil elbet. Ya evsiz, yuvasız canlar :( 
 Şimdi küçük dostların beslenmeye her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Kışı atlatabilmek için bol bol yemeleri  ve güçlenmeleri gerek. Kapımın önündeki mama su tası sabah - akşam tazeleniyor . Sokaktakiler hariç bir de bahçeye kabul edilme ayrıcalığına sahip olanlar var ki her gün aksatmadan gelip yemeklerini iştahla yedikten sonra  gönülsüzce  gidiyorlar. Benim kızlar hepsine aynı müsamahayı göstermiyorlar elbet,dediğim gibi bunlar şanslı olanlar...
  Günler birbiri ardınca akıp giderken bu aralar hiç elişi yapamadığımı farkettim. Yazlıklardan dönen arkadaşlarla toplanıp özlem gidermeler ,ramazan ayının yaza denk gelmesi nedeniyle ertelenen düğünlere sünnetlere  katılma derken  günler doluverdi. Ha bir de yeni sezona başlayan diziler var :) Yalnız biz eşimle aldığımız kararla artık dizi izlemiyoruz. Ben yalnızca '' Öyle bir geçer zaman ki '' dizisini izlemekten alıkoyamıyorum kendimi o kadar... Akşamları televizyonun karşısında saatlerce vakit öldürmeye son !
  İşte böyle dostlar... Ara verdiğim işlerime dönüyorum ben . Herkese güzel ama çok güzel bir hafta sonu diliyorum. Planlar şimdiden yapılsın,ben benimkini yaptım bile yarın Mavişehir Egepark'a (bir aksilik olmazsa) ''Beyaz Atölye''nin sergisine gideceğim. Güzel fotoğraflarla size gördüklerimi anlatacağım söz :)
  Sevgiyle kalın !


26 Eylül 2011 Pazartesi

Yaz biterken


















Günaydınlar,mutlu sabahlar sevgili blog dostlarım ,
Öyle ''aman yaz bitmesin ,güneşli sıcacık günler gitmesin !'' Konulu bir yazı değil bu... Yazın son günlerinde bahçe balkon keyfini sürdürenlere fikir verme açısından sizler için seçtiğim bir kaç görsel.
Fotoğraflarına bayılıyorum  bu   hatunun ...İkea mobilyaları ,aksesuarları ,objektifinde birer sanat eserine dönüşüyor. Fotoğraflarına bakıyorum bakıyorum... Gerçi ben büyüyünce (!) pet fotoğrafçısı olacağım ama dekorasyon da bütünüyle ilgi alanımın içinde . Işığı ne kadar güzel kullanıyor değil mi ?
Sözü uzatmanın anlamı yok fotoğraflar kendisini anlatıyor yeterince.
Herkese çok güzel bir hafta diliyorum. Işıl ışıl ve keyifli !

23 Eylül 2011 Cuma

Hafta Sonu !




  Eylül ayının da neredeyse sonuna geldik . Sonbahar kendini iyiden iyiye hissettiriyor,sabahları serin ve puslu bir güne merhaba diyoruz. Üç gündür azıcık da olsa yağmur düştü İzmir'in kuru topraklarına,ağaçlar yıkandı mis gibi koktu her yer... Doğa kısa süreliğine uykuya dalacak yeniden uyanmak üzere tazelenmiş olarak.
  Bizim evde her şey alışıldık üzere sürüp gidiyor. Ben sonbahar geleneğini bozmayarak yine faranjit oldum. Boğazımda işçi arılar vızırr vızır çalışıyor,ben ise binlerce yerinden kırılıp dağılan kemiklerime nisbet edercesine kraliçe arılıktan uzak bir şekilde evde dört dönmekteyim. Dün ve önceki gün elim bilgisayara gitmedi neredeyse ama bu sabah 20.yy'ın hayat kurtaranı antibiotiğin yardımıyla  daha iyiyim.
  Bu fotoğraf yaz ruhuna daha yakışırdı ama yaz başından bu yana düzenlenmeyi bekleyen deniz kabuklarım gün yüzüne ancak çıkabildiler. Ben de fırsatı değerlendirip bir-iki foto alayım dedim. ''Kabukları ben topladım  ''diyebilmeyi isterdim ama doğru olmazdı. Hiçbirini ben toplamadım eşim ve arkadaşlarım getirip ''sen bunlardan bir şeyler yaparsın ''dediler. Bu kadar yapabildim şimdilik ,umarım gelecek yaza havaya girip daha güzel şekilde değerlendirebilirim.
  Bu günlük bu kadar sevgili dostlarım,
  Hafta sonunuz çok güzel ,neşeli ,eğlenceli ve sağlıklı geçsin! Umutsuzluk ,mutsuzluk ve hastalık sizlerden uzak dursun.
  Sevgilerimle...

19 Eylül 2011 Pazartesi

Blog tanıtımı !


Golden Retriever Jessie 
Gerçek bir hayvansever,bilinçli bir köpek dostu...
Zaman zaman köpekle yaşamak isteyip de karar veremeyenler rehber niteliğinde olan bu bloğa mutlaka uğrayın ! Bloğun sahibesi Mehtap Hanım bloğunda yalnız köpeğiyle olan maceralarını değil,köpek eğitimi ve beslenmesiyle  ilgili pek çok bilgiyi de aktarıyor, dolaşmaya çıkınca zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. 
Bir göz atmak isterseniz burada


Fotoğraftaki yakışıklı da Mehtap Hanım'ın yakışıklı köpeği Jessie !
Keyifli okumalar,güzel bir hafta dileklerimizle !

16 Eylül 2011 Cuma

Mutlu geçsin hafta sonunuz !



Hani sonbahar geldi ya çiçekli böcekli hafta sonu kartlarım yerini sandık sepetlerden çıkan yün işlerine bıraksın istedim .
Fotoğraftaki çiçeği yıllar önce yapmıştım,yumuşacık ve gösterişli  bir aksesuar .Ben giysilerimden ziyade evimde kokoş olduğumdan bu çiçeği evimde kullanıyorum ve  yerini değiştirip duruyorum. Bazen kapı kolunda bazen rafta... Siz nerede görmek isterseniz orada kullanın :)
Nasıl yapıldığını soranlara ;Çiçek şişle,yaprakları tığ ile örülüyor. Çiçek için ince ve tüylü yünle çiçeğin ne kadar büyüklükte olmasını istiyorsanız o sayının 3/1 ne  yakın düz başlıyorsunuz ,yaklaşık 5 sıra ördükten sonra göz kararı 5-10 ilmekte bir arttırıp düz örüyorsunuz ,bu işlemi 5 sırada bir tekrarlıyorsunuz,yeterli büyüklüğe ulaşınca da  ilmekleri   kesiyorsunuz. Bir ucundan gevşekçe kıvırmaya başlayıp alttan dikiyorsunuz. Yaprakları da örüp diktiniz mi oldu bitti ! Yapım aşamasını fotoğraflamadım çünkü o zamanlar bloğum yoktu :)))
Mutlu geçsin hafta sonunuz !

15 Eylül 2011 Perşembe

Küçük pembe radyo,gökkuşağı battaniye ve diğerleri...







Geçen postumda bahçeden rol çalan pembe radyo hakkında yazmak farz olunca bu sabah kendilerini bahçeye alıp fotoğraflarını çektim . Bu kez de yardımcı oyuncu dalında pek çok ödül sahibi kızlar rahat vermedi desem yeridir :)
Efendim radyo bahçede, kırda bayırda,hatta ütü gibi yorucu bayıcı işleri yaparken bana refakat etmesi amacıyla   bayram öncesi Tchibo dan alınmıştır. Pek bi sevimli olup teknolojinin şirinesi olarak evimde hakkettiği yere  konmuştur.
Gelelim ''gökkuşağı battaniyeye '' Yaz sıcaklarında fırsat buldukça gizli saklı ördüm kendilerini. Niye gizli saklı mı anlatayım ; Bu battaniye uzaklara çook uzaklara ''yeni yıl '' armağanı olarak gidecekti ve bloğa koyduğum taktirde sahibi tarafından görülerek sürpriz olmaktan çıkacaktı. Değişen durumlar nedeniyle sahibi bizzat İzmir'e geleceğinden eline verilecek ,o nedenle artık gün ışığına çıkabilir :)Tutaçlar ise tahmin ettiğiniz üzere artan yünleri değerlendirmek amacıyla örüldü,ısı iletkenliği yüksek olduğundan işe yarayacaklarını sanmam.
İşte sevgili dostlar bu günlük de bu kadar...Birazdan kızların karma-kuduz aşıları için veterinerimiz gelecek  o nedenle pek kalamayacağım. Hepimiz hepinize güzel ama gerçekten çok güzel bir gün dileriz.
Sevgilerimizle...

14 Eylül 2011 Çarşamba

Küçük bahçemde sonbahar



Bu fotoğrafı çektikten hemen sonra otları temizledim :)


Yaa muhteşem çınar sonbahara sen de direnemiyorsun !




Otları yoldum,çimleri biçtim şimdi kahve molası :)

Minicik bir dünya burası .Toplamı 200 metrekareyi geçmez ,bir bölümü çim alan bir bölümü taş bahçesi... Çevresi Leylandi ve Limon Serviyle çevrelenmiş miniminnacık bahçemiz bizim!
Çocukluğumun  bir kısmı bahçeli evde geçti. O zamanlar bahçeyle ilgili tüm sorumluluk annemin omuzunda olduğundan ve akşamüzeri sulanan toprağın kokusunu hiç unutamadığımdan emeklilik hayallerimde hep bu minicik bahçe vardı.
Evimizi  alır almaz  hemencecik bahçeyi düzenlemeye giriştik (ne hata!) Meğer bahçe en son düzenlenirmiş,bilemedik. Eve yapılan her tadilatta  bozuldu çimler,kurudu ağaçların bir kısmı .
İnsan ne kadar istese de alışkanlıklarından kolay vazgeçemiyor . Dostluklara arkadaşlıklara olan bağlılığımızdan yıllarca oturduğumuz semti terkedip tam manasıyla bu eve yerleşemedik . 7-8 ay oturup gidiyoruz şehirdeki evimize ancak yakında tamamen buralı olacağız ,yoruldık gide gele... Hem kızlar daha rahat burada,açık hava bahçe derken daha da  güzelleşip serpiliyorlar.
Ne diyordum,bahçem daha büyük olsaydı inanın başedemezdik. İnşaat zamanında artezyeni vardı sitenin sonra kurudu ve tüm aramalar sonuçsuz ,burada artık su yokmuş :( Malum İzmir'in iklimi sıcak ,kışlar da eskisi kadar yağışlı geçmiyor. Farklı bir düzenlemeye ihtiyaç var artık bahçede.
Burada mevsim değişimlerini izlemek çok keyifli. Kışın hava ne kadar soğuk olsa da hafta sonu gelir şömineyi yakar keyif yaparız. Yavaş yavaş burada da arkadaşlar edindik ama dost edinmeye daha çook var !
Sözüm ona ''bahçemde sonbahar '' olacaktı bu postun konusu ama bakın nereden nereye geldim yine...
Sözü kararında bırakmak gerek;
Görseller bahçemden. 
Kalan tek tük yaprağıyla mevsime direnemeyen çınar,her daim yeşil Limon Servi,saksıdan son kez gülümseyerek'' merhaba '' diyen ateş çiçekleri,sardunyalar ... Hepsi bahçemden ,keyifli günler dilerim herkese !

12 Eylül 2011 Pazartesi

Bir mevsim olsaydım eğer ...





Bir mevsim olsaydım eğer sonbahar bilemedin kış olurdum ! Yakan kavuran yazlar benden uzak dursun!
Bloglara bakarsam sonbaharı sevmeyen yok gibi. Ya da insanoğlunun bünyesine hep yaz ya da ne bileyim hep kış uymuyor. Yaz gelirken yazı güz gelirken güzü seviyoruz ve coşkuyla kucaklıyoruz.
Ülkemin insanı çok şanslı dört mevsimi de görüyor yaşıyor... Yazın sıcağını kışın soğuğunu bilmeyen o kadar ülke var ki yerkürede. Geçenlerde kardeşimle konuşuyordum ,Londra'ya sonbahar şöyle dursun kış gelmiş bile. ''Biraz uzattım yürüyüşü şimdi üşüttüm ,keyfim kaçık '' diyordu. Aynı saatlerde biz sırtımızda ince birer hırkayla bahçe keyfi yapmaktaydık.
Maksadım havadan sudan bahsetmek değil elbet. Bir sonbahar medhiyyesi de ben yazayım dedim. Adettendir  methiyyelerde mevsim tasviri yapmak .
Ben sonbaharın renklerini çok severim biliyor musunuz ? Tarçın rengini ,sarının o tatlı hardala kaçan tonunu,kırmızının kiremite çalanını... Bu renkleri görme umuduyla biraz vitrin dolanayım dedim,içime sevinç doluverdi. ''Yaşasın!'' dedim sonbahar gelmiş. 
Evi de mevsime uygun giydirmek lazım. Koltukların beyaz kılıflarını attım önce,yıkayıp kaldıracağım. Şallarını çıkardım dolaptan ,yavaştan yastıklar da  giyer yünlü elbiselerini ama ona daha var. Yazın kalın perdelerimi de kaldırmıştım temizlemeden ,''durdukları yerde buruşurlar nasıl olsa takarken yıkar ütülerim ''demiştim. Bu hafta işim çok öyleyse ...
Ufak ufak çıkarmalı yünleri sandıktan sepetten,almalı ellere şişleri tığları,mesela battaniye örmeli sıcacık,kısa uyku molalarında sarılmak için yumuşacık ! Ya da hediye etmeli eşe dosta ne de olsa makbule geçer yaşlılarımızın ağrılı dizlerine.
Bahçeyi hiç sormayın,çınar  yapraklarını döküp çıplaklığına bürünürken mevsimlik çiçekler son bir gayretle açıyorlar. Yağışlar gecikti ne yazık , toprak kurudu,sabah suluyorum bolca ama akşama çatlıyor susuzluktan dudakları :(  Herkesde aynı dert '' A şekerim bu İzmir'de çim olmuyor seneye sökeceğim vallahi ! '' Sahi neden iklime uygun değil bahçeler ,illa çim yapmak zorunda mıyız ?İklim sıcak,yağış yok işte olmayınca olmuyor ...
İşte böyle dostlarım...
Tatlı bir telaşla hazırlanırken evini sevenler yeni mevsime -herkesin yapacak bir dolu işi var biliyorum - Size güzel bir hafta dilemek istedim.
Her şey gönlünüzce olsun, sağlık ve mutlulukla dolsun eviniz,sevgiler !

9 Eylül 2011 Cuma

Mutlu hafta sonları !


   Çalıştığım zamanlarda çok severdim hafta sonlarını. Daha hafta başından planlar yapar ,''c.tesi şuraya gideyim,pazar bunu yapayım'' derdim. Çamaşırları mesela hiç hafta sonuna bırakmaz parti parti hafta içi yıkar,taa pazar akşamı olana dek ütülemezdim. Hoş o ütülenecek çamaşırlar pazar gezmelerimi kabusa çevirir dakika başı ''ayy! şu kadar gömlek bu kadar pantalon var ütülenecek '' diye iç sesimle konuşur dururdum. Şimdi hafta sonu yapmak zorunda olduğum ütüler yok ama hafta sonlarını dört gözle beklemem için neden de yok ! Emekliliğin tadını çıkarmakla meşgulum şimdilerde.
   Hafta sonlarını iple çeken işlerinin çokluğundan bunalmış arkadaşlarım her günün değerini bilsinler diye söyledim bu sözleri.  Şimdi bir daha iş yaşamına dönmek istemem,tembelliğin tadını aldım bir kere ama bu gün şöyle bir düşündüm de o zamanlar da çok güzeldi! 
    Hepinizin çok güzel geçsin hafta sonu !

8 Eylül 2011 Perşembe

Ahhh! Akılsız kafam ahhh !

   Güne erken başladım bu sabah. Saat 10 da pasaportumu yenilemek için Emniyet Müdürlüğünde randevum vardı. Evimiz merkeze biraz uzak . Ne olur ne olmaz erken çıktım yola. Eşim defalarca ''kimliğini yanına al !'' dedi. Ben de ''hep çüzdanımda ''zaten dedim . Randevu internetten alınıyor ve en az 1 ay bekliyorsunuz. Neyse saat  10 . 30 sıralarında parmak izi sırası bana geldi. Görevli memur ''kimliğiniz '' dedi. Çantamı açtım ve baktım ne o cüzdan yok ! ''Aman Allah'ım çaldırdım mı acaba ? Yok canım kendi aracımla  geldim buraya kadar ve çantamın ağzı da kapalı ''ama... Bu sabah aceleyle çantamı değiştirdim ben,neymiş dün kullandığım çantama bu günkü giysim uymazmış :( Ah akılsız Colette ah !
   Ne dediysem ikna olmadı memur. ''Ben pasaport almıyorum, yeşil pasaportum bakın elimde  ,süresi doldu değişime geldim,hem yeşil pasaport da kimlik sayılmaz mı ? ''... Yok ikna edemedim. Haklı memur , kural böyle. Emniyetin sana verdiği yeşil pasaport kimlik değil.  Devletime uzun bir süre hizmet ettim ben ,katil değilim,hırsız değilim ,vergi kaçırmadım -kaçıramam,maaşımdan peşin peşin kesiliyor çünkü- ama  devletimin ayrıcalıklı kişilere verdikleri yeşil pasaportumu kimlik yerine kullanamam.
   İşte böyle bu gün akılsız başımın cezasını çekmek üzere geri döndüm. Neyse 19 eylüle yeni bir randevu aldım. Bakalım o gün ne olacak ? Kimliğim cüzdanım vs. akşamdan değiştirdiğim çantaya konacak ama orası kesin !
  Her şey ters gidecek değil ya. Bir de güzel gelişme oldu . Sevgili Ece Aymer 'in öğrencisi Şeyda Hanım İzmir'de Ece Aymer Atölye'de ahşap boyama kursu açıyor. Az önce kendisiyle telefonda görüşüp ön kaydımı yaptırdım bile. Çok heyecanlıyım çook ! Umarım güzel ciciler yapıp sizlerle paylaşabilirim. İzmirli blogger arkadaşlar sizler de katılacak mısınız? Kim bilir orada görüşüp tanışabiliriz.
  Bu günlük bu kadar .Fotoğrafsız bir post oldu bu çünkü fotoğraf koymayı unuttum :)))
  Sevgilerimle !

7 Eylül 2011 Çarşamba

Düşen bir yaprak görürsen ...










 1. ve 2 görsel evimden ( 1.kuş evi Amerika'dan, 2.Paşabahçe, Country tarzındaki Home yazısı Tepe Home )
 3.ve 4.görsellerdeki aksesuarlar amazon dan

   Yazı sevmem demiş miydim ? (Gerçi bu yıl yaz o kadar da yakıp kavurmadı ,insaflıydı ,haksızlık etmeyeyim hani ... ) Yapış yapış sıcak,ter,günde bilmem kaç kez alınan duş nedeniyle kurumayan saçlarım vs... Yok yazı sevmem ben !
Amaaa adı baharla biten her mevsim hele ki haşmetli kış başımın tacıdır.
İzmir' e nihayet sonbahar geldi. Akşamları hafif hafif ürperip ince hırkalara sarınmaya başladık. Bahçemdeki çınar yapraklarına teker teker elveda diyor önümüzdeki bahara kadar. Vitrinler  ''yeni sezon ''  hazırlığında, ucuzluk bitti bitecek. 
Evler sıcak renklerle süsleniyor., tarçın kokulu mumlarımı çıkardım bile :) Ahhh bir de şöyle tatlı bir yağmur yağsa ! Yaz boyu kuruyan çatlayan toprak suya doysa,ağaçlar kirinden pasından arınsa !
Bu yaz tek damla yağmur düşmedi bizim buralara . Aktarma suyla döndürmeye çalıştığımız değirmen canlı ve parlak çiçekler vermedi .
Ankaralı ve Ankara aşığı eşim memleketinin sonbaharının güzelliğinden söz eder her fırsatta . Bilmem sizin oralarda nasıl güzellikler getirir bu mevsim . Sizleri ziyaret ettikçe göreceğim artık .
Herkese çok güzel günler dilerim. Sonbahar gibi zarif ve naif !
Bir de ışıklar içinde kalsın sevgili Yıldırım Gürses'ten şu güzel şarkıyı dinlemek isterseniz tık tık