Bu pazarda gördüğünüz her şey organik.Yerel halkın bahçesinde çiftliğinde yetiştirdiği her türlü meyve sebzeyi sattıkları bir pazar.Bu nedenle de fiyatlar oldukça yüksek.İklim soğuk o nedenle çeşit bol değil ama bana çok ilginç geldi;bir kere kimse bağırıp çağırmıyor,çok kibar ve güler yüzlü.Yukarıdan 2. fotoğrafta gördüğünüz meksika biberinin reçelini yapmışlar,sırf meraktan aldık ve nefisti- gerçekten-geriden acının baharatını hissediyorsunuz ama tatlısı da içinizi baymıyor.Kahvaltıda iyi gitti...Ev yapımı kurabiyeler ilginçti ben en çok tarçınlı-kabaklı olanını sevdim,zaten pazardan dönerken tezgahta kalmamıştı bile.Hallowen nedeniyle her yerde kabak satılıyor,renk renk boy boy Son fotoğrafa da bakarsanız saf kuzu yünlerini göreceksiniz,tabii boyası da organik ...Elmanın her şeyi çok güzel,apple cider,(pastörize edilmemiş elma suyu),elma marmeladı ve tabii kütür kütür elmaları...Wisconsin'in asıl peynirleri ünlü...Çeşit çeşit peynirleri gurmelerin yüzünü güldürse de benim damak tadıma uygun olduklarını söyleyemem.
About Me
- Nilgün Torunoğlu
- İzmir, Türkiye
- Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .
22 Ekim 2010 Cuma
21 Ekim 2010 Perşembe
WİSCONSİN'DE SONBAHAR
Wisconsin Amerika'nın kuzeyinde Kanada'ya yakın bir eyalet.Doğası harika büyüleyici...Yazları serin ve yağışlı kışları oldukça soğuk ve karlı geçiyor -30 a varan soğukta göller akarsular donuyor .Biz küçük bir gemiyle Wisconsin nehrini yaklaşık 2 saat dolaştık ,hava günlük güneşlik olmasına rağmen çok üşüdük.Kışın donan nehrin üstünde kar motorlarıyla dolaşılıyormuş.
Lake Devil ise kıyısında uzun yürüyüşlerin yapıldığı çok güzel korunmuş ve bakılmış bir doğa harikası.Piknik bölgesine değil ateş yakmak sigara içmek dahi yasak!Söylemeye gerek yok kışın burası da donuyor...Oğlum 'geçen hafta ağaçlar daha kızıldı ,görüntü daha muhteşemdi 'dedi ama bence şimdi bile çook güzel....
Gelecek postlarımda Amerika izlenimlerime (yeme içme,alış-veriş )devam edeceğim.şimdilik hoşçakalın,kendinize çook iyi bakın...
daha fazlası için
14 Ekim 2010 Perşembe
AMERİKA AMERİKAAA !!!
Sevgili dostlar bir süre sizleri izlemekle yetineceğim zira dün akşam itibariyle Amerika'ya gelmiş bulunmaktayım.Anılarımı bol fotoğraflı olarak sizlerle paylaşacağım.Şimdilik hoşçakalın,kendinize çook iyi bakın.
Sevgiler...
Sevgiler...
11 Ekim 2010 Pazartesi
KÜÇÜK EVİMİN TADİLATI BİTTİ
Uzun süren dış cephe tadilatım nihayet dün bitti:)Evimin ilk halini fotoğraflamak kısmet olmadığından sitemizde henüz oturulmayan -hemen yanımdaki-evin fotoğrafı size fikir verebilir diye onu da paylaştım .Evler müteahhitin zevkine uygun (!)olarak pembe -yeşil renklerde teslim edildi,biz de sitede görüntü kirliliği yaratmamak adına 4 yıl o haliyle oturduk ancak her yeni taşınanın ilk işi evi boyatmak olunca biz de bu yıl benim çok istediğim' taş ev' konseptini uygulamaya karar verdik .Evin içi her yıl yavaş yavaş elden geçiriliyor.Ne yazık ki ticari kaygılarla acele acele yapılan kalitesiz inşaatların elden geçirilmesi gerekiyor.Millet olarak zengin değiliz ama her yıl bu nedenle ciddi ölçüde milli gelir kaybına uğradığımızı düşünüyorum.
Yazın sıcaktan ve bahçe kurdu diye tabir edilen bir tür hastalıktan etkilenen bahçem tadilat sırasında iyiden iyiye bozuldu,artık nisan-mayıs gibi yeniden çim yapılacak.Bahçeli evin işi hiç bitmiyor gördüğünüz gibi...
- Yorumlarınızı bekliyorum,sevgiler mutlu günler....
8 Ekim 2010 Cuma
SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ
Öğrencilik yıllarımdan kalma bir alışkanlık aynı anda birden fazla kitap okurum.Bu aralar Ahmet Hamdi'yi yeniden okuyorum,bir de çok zevk alarak Sevgi Bağı adlı yapıtı...Saatleri Ayarlama Enstitüsü Türk romanının klasiklerindendir,bir çırpıda okunuverecek bir yapıt değildir.Öğrenciyken ona hakettiği değeri veremediğimi düşündüm.Sevgi Bağı ise bir genç bir kadınla onun sahibi olan (!)kedinin arasındaki sevgiyi anlatıyor.Ben de kedilere hayranım biliyorsunuz ve onları konu edinen hemen hemen her yapıtı okudum.
Saatler deyince sizlerle evimdeki çok sevdiğim iki saati paylaşmak istedim .Guguklu saatim Almanya'dan onu satın alma uğruna az daha uçağımı kaçırıyordum :)Diğerini ise mutfağım için dün aldım;hem böylece İzmir'de yeni açılan Laura Ashley'i de ziyaret etmiş oldum.Ne farkettim biliyor musunuz :ürünler hakkında ben mağazadaki görevlilerden daha fazla şey biliyordum,bu elemanların yeterli eğitim verilmeden aceleyle işe alınmasından mı yoksa benim L.A. hayranlığımdan mı kaynaklanıyor acaba?Bu arada evde tadilat hala sürüyor bitince fotoğrafları paylaşacağım.
Hepinize çok güzel hafta sonları...
4 Ekim 2010 Pazartesi
HOŞ GELDİN SONBAHAR
Dün ilk kez İzmir'e sonbaharın geldiğini hissettim.Güneş gökyüzünde pırıl pırıldı ama hava oldukça serindi,kahvaltımızı bahçede değil de kış bahçesinde yaptık,akşama iyice serinledi .Ben de evin yazlık giysilerini yavaş yavaş kaldırmaya başladım.Pamuk-saten çiçekli yastıklar yıkanırken ,yünlüler , goblenler ,kadifeler onların yerine yerleşti bile.Koltukların battaniyelerini giymesi an meselesi ... Ben sonbaharı çok severim,kışı da öyle,hele yılbaşı renklerine bayılırım,her günü yılbaşı coşkusuyla yaşamak isterim.
Kızlar da hayatlarından memnun görünüyorlar,Küdük kış bahçesinde tembel tembel güneşlenirken,Keşkül her daim yanımda yine...Gördüğünüz gibi benim küçücük hobi odamı da sahiplendi.
Kızlar da hayatlarından memnun görünüyorlar,Küdük kış bahçesinde tembel tembel güneşlenirken,Keşkül her daim yanımda yine...Gördüğünüz gibi benim küçücük hobi odamı da sahiplendi.
Herkese çok güzel bir hafta dileğimle....
2 Ekim 2010 Cumartesi
HAFTA SONU EVLERİ
Bu evlerde her gün hafta sonu olabilir.Çıtır çıtır yanan odun ateşi karşısında saatlerce tembel tembel kedi gibi kıvrılabilir,kitap okuyabilir ,fonda Lorena mc Kennit çalarken örgümü örebilirim.Hafta sonunuz çook güzel geçsin.
daha fazlası burada
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



