About Me

Fotoğrafım
İzmir, Türkiye
Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .

28 Nisan 2012 Cumartesi

Sütçüüü !





 Boya sevdam sürüyor. Köyde en büyük sıkıntım malzeme bulamamak ama olsun ben de süt şişelerini boyarım öyle değil mi? Gördüğünüz gibi hiçbir şey beni yıldıramıyor. Her ne kadar mutfağım deli kızın çeyizine benzemeye başladıysa da  buncağızlara da bir yer bulunur elbet.
Şişeleri taaa İzmir'den taşıdığımı söylersem bana güler misiniz? Önümüzdeki günlerde bir fırsat bulabilirsem Atölye'ye gidip malzeme almayı planlıyorum. O zamana kadar şişe boyamaya devam...İşin komik yanı ben hiç süt içmem biliyor musunuz? Nescafeme bile tek damla süt koymam -hoş artık nescafeden de hiç hoşlanmıyorum ya o ayrı mevzuu - 
 Ülkemiz orta yaş kadınlarının  osteoporoz  tehditi altında olduğunu biliyorum bu nedenle peynir ve yoğurt tüketmeye özen gösteriyorum,bir de günde en az 2-3 ceviz yemeyi ,sofraya bol yeşillikli salata ile  oturmayı alışkanlık haline getirdim. Egzersiz konusuna hiç girmeyelim ;evde kızların peşinde dolanmak ,Keşkülle parka gitmek dışında pek bir şey yaptığımı söyleyemem. Hep ertelediğim konulardan biri de yoga. 
 Bir arkadaşımın ısrarlarıyla haftada 2 gün yogaya gitmeye karar verdim. Ne kadar sebat edeceğimi göreceğiz artık :) Siz sakın kendinize beni örnek almayın ,hayatımıza bir şekilde egzersizi sokmak zorundayız . Hem insanın bedeni sağlıklı olunca ruhu da sağlıklı oluyor. Oflayıp puflayarak ,hastalıklarla dolu bir yaşlılık geçirmemek için ,önce kendimiz sonra da sevdiklerimiz için kendimize çok iyi bakmalıyız ...
Sağlıklı günler dileklerimle ,dolu dolu geçsin hafta sonunuz !

26 Nisan 2012 Perşembe

Büyük ailelere özlem


Fotoğrafçının fotoğrafı olmazmış :)


Bakar mısınız nasıl güleç ,nasıl tatlı insanlar...


Keşkül nereye bakıyor acaba ?


Muradına ermiş görünüyor :D


Küdük en akla gelmeyecek yerlere konuşlanmakla ünlüdür ... Tagaddi ise muhtemelen kuş avında olduğundan bu karelerde yer almamış :)

Büyük ailelere özeniyorum. Kalabalık yemekler,neşe içinde hep birlikte hazırlanan masalar benim en büyük özlemlerinden biridir.
Biz küçük bir aileyiz üstelik ailemizin gençleri eğitim ya da iş amaçlı olarak yurt dışında sürdürüyorlar yaşamlarını...
Arada sırada böyle biraraya geldiğimiz oluyor tabii. Kuzenim güzel mi güzel akıllı mı akıllı bir İzmirli kıza kaptırınca gönlünü hayırlı bir iş için (!) İzmir'e gelen akrabalarımızla böyle güzel anlar yaşamak kısmet oldu.
Evin kızları da bize benziyorlar,konuklar onları inanılmaz mutlu ediyor. Bazı evcillerin eve konuk gelince hiç hoşlanmadığını ,dikkat çekmek için olmayacak işler yaptığını bildiğimden bizimkilerin sıcak ve sevecen halleri beni çok mutlu ediyor . Hele Keşkül için herkes çok iyidir ve herkes onunla yemeğini paylaşabilir :) Aslında yemek sırasında etrafta olmalarından hiç hoşlanmasam da yengem o kadar çok seviyor ki Keşkül 'ü kuralları biraz gevşetmek zorunda kaldım ben de ...
İşte böyle... 
Sevgili dostlarım güzel yorumlarınız için hepinize çok teşekkür ediyorum ,onları en kısa sürede yanıtlayacağım ancak bu ara biraz yoğun günler yaşıyorum,geciken yanıtlarım için beni bağışlayacağınızı umuyorum. 
Güzel İzmir'den isteyene sıcak hava ,isteyene de mis kokulu çiçekler gönderiyorum.
Kalın sağlıcakla !

24 Nisan 2012 Salı

Kalbim Ankara'da kaldı



Oğlum üniversitede okurken hemen her ay Ankara'ya giderdim. Tabii o zamanlar bloğum yoktu ,bu nedenle de bloglar sayesinde tanıdığım sizler ve yine sizler sayesinde keşfettiğim pek çok güzellik  de hayatımda yoktu. Eğer daha uzun kalabilseydim sizleri görmeyi ,tanışmayı  ,kahvenizi içip sohbet edebilmeyi çok çok isterdim ...
Ankara ziyareti aslında belli bir amaç içindi.  Eşimin de dahil olduğu Ankara Tıp Fakültesi 82'liler topluluğu mezuniyetlerinin 30. yılını öğrenciliklerinin geçtiği Ankara'da kutlamak istemişler. Çok da güzel ve dolu dolu bir organizasyon hazırlamışlar. Ben de gönüllü fotoğrafçıları oldum:) Yüzlerce fotoğraf çektim ama çoğundan izin alamadığım için buraya sadece birkaçını koyabileceğim.




Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 'nde düzenlenen törenden sonra öğle yemeği için Kaleiçine gidildi. Biz eşimle bir ara gruptan ayrılıp Pirinçhan'a ve sevgili Dolunay Hanım'ın bloğunda görüp çok merak ettiğim Yapalak Ayşe bebeklerinin satıldığı neşeli dükkan gittik. Zaman çok dardı o nedenle istediğim halde bebek seçip alamadım. Bu bile tekrar Ankara'ya gelmek için iyi bir neden oldu :)


Yapalak Ayşe kuklaları



Yemekten sonra  Anıtkabir'e gidiş ve çoğumuzun gözlerini yaşartan bir duygu seliyle Ata'yı ziyaret ... Çoluk çocuk ellerinde bayraklarla Ulu Önder'i  ziyarete gelmişti. O muhteşem görüntü sözcüklerle nasıl anlatılır bilemiyorum.





Akşamüzeri Kızılcahamam'a gidildi. Çam ağaçları arasında biraz serin ama mutlu kahkahalarla dolu iki gün geçirildi. Yenildi içildi ,şarkılar türküler söylendi ;Ankara 'nın kır saçlı seymenleri ve Ege'nin Efeleri zeybek oynarken onlara tempo tutuldu .


Canım Ankara'm bekle beni,en kısa sürede ...
Herkese mutluluk dolu günler dilerim.
Sevgiyle kalın!

23 Nisan 2012 Pazartesi

Hasretim nazlıdır Ankara

 KARANFİL SOKAĞI  
   Tekmil ufuklar kışladı
   Dört yön,onaltı rüzgar
   Ve yedi iklim beş kıta
   Kar altındadır.

   Kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar
   Ray, asfalt, şose, makadam
   Benim sarp yolum, patikam
   Toros, Anti-toros ve asi Fırat
   Tütün, pamuk, buğday ovaları,çeltikler        
   Vatanım boylu boyunca
   Kar altındadır.

   Döğüşenler de var bu havalarda
   El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem
   Ümit, öfkeli ve mahzun
   Ümit, sapına kadar namuslu
   Dağlara çekilmiş
   Kar altındadır.

   Şarkılar bilirim çığ tutmuş
   Resimler, heykeller, destanlar
   Usta ellerin yapısı
   Kolsuz,yarı çıplak Venüs
   Trans-nonain sokağı
   Garcia Lorca'nın mezarı,
   Ve gözbebekleri Pierre Curie'nin
   Kar altındadır.

   Duvarları katı sabır taşından
   Kar altındadır varoşlar,
   Hasretim nazlıdır Ankara.
   Dumanlı havayı kurt sevsin
   Asfalttan yürüsün Aralık,
   Sevmem, netameli aydır.
   Bir başka ama bilemem
   Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
   Kalbim, bu zulümlü sevda,
   Kar altındadır.

   Gecekondularda hava bulanık puslu
   Altındağ gökleri kümülüslü
   Ekmeğe, aşka ve ömre
   Küfeleriyle hükmeden
   Ciğerleri küçük, elleri büyük
   Nefesleri yetmez avuçlarına
   -İlkokul çağında hepsi-
   Kenar çocukları
   Kar altındadır.

   Hatıp Çay'ın öte yüzü ılıman
   Bulvarlar çakırkeyf Yenişehir'de
   Karanfil Sokağında gün açmış
   Hikmetinden sual olunmaz değil
   "mucip sebebin" bilirim
   Ve "kafi delil" ortada...

   Karanfil sokağında bir camlı bahçe
   Camlı bahçe içre bir çini saksı
   Bir dal süzülür mavide
   Al - al bir yangın şarkısı,
   Bakmayın saksıda boy verdiğine
   Kökü Altındağ'da, İncesu'dadır.


                            Ahmed ARİF







Ankara notlarım sırada. 
Ankara ziyaretimde - hele ki bu anlamlı günde - Anıtkabir 'i  Ulu Önder'i ziyaret etmemek olmazdı . Yorgunluğum biraz geçer geçmez ayrıntılarıyla anlatacağım söz :)
Ulusal Egemenlik Bayramımız Kutlu Olsun !

20 Nisan 2012 Cuma

Mutlu hafta sonları


Bu hafta nasıl geçti hiç anlamadım . Değil yeni post girmek inanın doğru düzgün blogları bile dolaşamadım. Temizlik yapacağız derken yardımcımla birlikte canımız çıktı :(
Kızlar dağıttı biz topladık,yağmur kirletti biz temizledik derken haftanın sonu geliverdi.
Yarın sabah 2 günlüğüne Ankara'ya gidiyoruz. Keşke olanağım olsaydı da daha çok kalabilseydik. Çok sevdiğim sevgili blog arkadaşlarımı görür, Kaleiçini dolaşırdım.
Ankara fotoğrafları ve güzel anılarla dönmek umuduyla herkese çok güzel hafta sonları diliyorum ...
Lütfen kendinize çok iyi bakın.
Sevgiler !

16 Nisan 2012 Pazartesi

Yağmur yağıyor seller akıyor !



Benim bahçenin müdavimlerinden:)



 Ne yağmur ne yağmur...
  C.tesi günü İzmir'de gök delindi sanki. Sözüm ona temizlik yapacaktım hani bahçeli eve geçtik ya. Bütün kış kapalı kalan evi temizlemeye nereden başlasam derken yanıt gecikmedi '' camlardan başlama  da nereden başlarsan başla ! ''
Yağmura  sevinen eşim '' oh oh ,çimlere iyi gelecek !'' derken zavallı Tagaddi kış boyu hayalini kurduğu bahçe oyunlarını ertelemek zorunda kaldı. Bu hafta boyunca havanın açmayacağını varsayarsak bir dolu yarım kalmış boyama,kesme yapıştırmayla kış günleri uğraşılarıma devam edeceğim demektir. Onlar da biter bitmez burada kendilerini gösterecekler elbet .
  Bu kış eve fazla uğrayamadık oysa baktığım pek çok kedi vardı,hiç değilse hafta sonları kuru mama getiriyor ,sitenin güvenlik görevlilerine  bırakıyordum. Gelir gelmez bir sayım yaptım , Benek Oğlan almış başını gitmiş ama pek çok da  gelen olmuş. Ne kadar doğru bilmem ama bu sitede bakılıyorlar diye yavruları getirip bırakanlar oluyormuş. Tabii bir  avuç hayvanseverin ne kadar sıkıntı çektiğini bilen yok. Bizim sitede sağolsun pek çok komşu sevmek şöyle dursun ,hayvanlardan nefret ediyor ve bunu  açık açık söylemekten de çekinmiyor... Ne demişler '' ev alma komşu al ! ''.
 Geçen yıllarda sitemizin karşısında öylesine duran yeşil alana Kedi Evi yapalım diye belediyeden izin aldığım halde ve bu kedi evleri İzmir Büyükşehir Belediyesi  tarafından desteklenen yaygın bir proje olduğu halde ,hiçbir konuda anlaşamayan komşularımız birdenbire birleşip hiç üşenmeden imza toplayıp projeyi engellemişti. Belediye başkanımız dahi bu hıza  şaşırıp kalmıştı :(  İşte bu nedenle diyorum ki '' çevremizdeki canlılarla  dostça ,uyum içinde yaşamayı öğrenelim artık,hayvanları sevmek ve korumak bir avuç hayvanseverin çabası olmamalı ! '' Aramızda benim gibi düşünen pek çok kişi olduğunu biliyorum ama yazmadan duramıyorum işte. Zaten burası bir anlamda ortak zevkleri ,ortak dünya görüşü olanların buluşma yeri değil mi ? İçimizi döküp rahatladığımız,bazen dertleştiğimiz çokça güzellikleri paylaştığımız bir yer... 
  Sevgili dostlar güneş yüzünü gösterir gibi oldu. Dilerim ki güzel başlasın haftanız ve çook güzel devam etsin ! 
  Mor Salkımlı Ev'den sevgiler selamlar hepinize, kalın sağlıcakla!

13 Nisan 2012 Cuma

Yenilenme zamanı !


Böyle miskin miskin yan gelip yatmak yok !


Şimdi detoks zamanı , önce bahçede çalışıp yorulacağız,kışın alınan kiloları kurda kuşa yem etmek için bol bol salata yeyip :( uzuuun uzun yürüyüşler yapacağız !



Pek çoğumuzu canından bezdiren üretme arzusunu yok eden soğuk kış geride kaldı .


Ailece  yaptığımız küçük ,neşeli ,bol kahkahalı ve bol kalorili  mangal partileri başladı başlayacak,


Bahçede keyif çatmak istiyorsak biraz daha sabır ama...
Biz bu akşam bahçeli evimize gidiyoruz. 
Büyük ihtimal kışın tıkır tıkır ödediğim faturalar hiçbir işe yaramadığından yine yeniden kesilen telefonum ve internetimi bağlatana kadar benden ses çıkmayabilir. Merak edip arama emri çıkartan sevgili arkadaşlarıma sesleniyorum; Dr. Kimble benim amca oğlum olmayıp kendisiyle hiçbir bağım yoktur ,o kaçtı ama ben kaçmam daha uzun yıllar - Allah izin verirse - buralardayım !
Hepinizi çok seviyorum ,lütfen kendinize çok ama çok iyi bakın !
En güzel  hafta sonları sizin olsun !











8 Nisan 2012 Pazar

Bu hafta sonu ben ...


Havanın güzel olmasını fırsat  bilip bahçede oturdum. Mor salkımlar misssler gibi kokuyordu,ciğerlerime doldurdum !


Mevsimlik çiçekler dikmek için tarhı çapaladım ( o kadar hamlamışım ki her yanım ağrıyor ) gübre verip hazırladım.


Sakısıları temizledim,gübre verdim kuru yaprakları ayıkladım,yaşlı çiçekleri budadım,söktüm; yeni çiçekler diktim.


Gelinciğin uçak kaçırma pahasına taaa Hollanda'dan ,hava limanından alıp taşıdığı laleler açmış,onları sevdim.
Kedi kızları götürmediğim için onlardan bir güzel azar işittim :(
Her kış sonu olduğu gibi evde bir dolu arıza var onları halletmek için koşuşturdum ,yıl boyu aksatmadan ödediğim telefon çalışmıyordu,dolayısıyla internetim de yoktu :(  
Haftaya yorgun ama mutlu başlayacağım için Tanrı'ya şükrettim !
Şimdi ben yokken siz neler yapmışsınız sizleri ziyarete geliyorum,sözü uzatmadan dolaşayım; çok yorgunum sanırım erken yatacağım :)
İyi bir hafta olsun hepimiz için !

4 Nisan 2012 Çarşamba

Sana kırmızı çok yakışıyor !







 NoHut'un  fotoğraflarını gördükçe bir heves satın alıp hakkını veremediğim Canon'umdan utanıyorum. Hoş fotoğraf çekmek benim için amaç değil ...  Bloğuma içimden gelenleri yazıyorum ve  süslemek için de görseller koyuyorum ,yani fotoğraf benim için  sadece araç .  Araç diyorsam güzel fotoğraflara bakmaktan zevk almadığım anlamı çıkmasın. Bazen -kızlardan ,ev ve el işlerinden vakit kaldıkça-  Flicker'da özellikle ev dekorasyonu ve değişik el işleri  fotoğraflarına bakmıyor değilim. Doğa fotoğrafları,evcil hayvanlar da ilgi alanıma giriyor . Çiçekler örneğin çok fotojenik olabiliyorlar. Beyaz fonda çekilmiş kırmızı ,sarı gibi sıcak renkli objeler de  çok hoşuma gidiyor. Pinterest' e  pek  alışamadım ,o yüzden takip edemiyorum. Tamam biraz tutucuyum kabul ediyorum :)
 Bizim evin sabah ışığı çekim için oldukça elverişli ama benim sabahları çok işim oluyor. Çoğu kez  çekime kalkıştığımda  ışığı kaybetmiş oluyorum.
 Yazmayı seviyorum ancak sabahları yazamıyorum, gece geç saatte yazıp yayınlamadan önce  mutlaka gözden geçiriyorum . Çalakalem yazılmış,yazım hatalarıyla dolu metinlere o kadar çok kızıyorum ki aynı yanlışa düşmemek için elimden geleni yapıyorum. Bazen gözümden kaçan hatalar olmuyor değil ama Türkçe'nin -ana dilimizin- özensizliği haketmediğini düşünüyorum. Konuşma diliyle yazmak ,içten olmak dilimizi katletmek anlamına gelmemeli . Bazen gençlerle konuşurken anlaşamadığımı hissediyorum. -yıllarca içlerinde olmama rağmen- 
Kardeşim ''sana mail atarken geriliyorum abla ,yazım yanlışı yapmamak için özen gösteriyorum '' diyor. Kimseyi germek gibi bir niyetim yok ama ne yapayım ben de bu konuda takıntılıyım işte...
 Konu dağıtmakta üstüme yoktur benim. İçimden gelenleri yazıyor olsam da her yazının bir ana düşüncesi olmalı değil mi ? Bu yazım için de ana düşünce olarak  '' Kırmızıyı çok  seven Colette'in ana dilini özenli kullanma takıntısı '' diyelim mi ? 
 Enerjiniz kırmızıyı kıskandırsın, günleriniz ışıl ışıl parlak geçsin !
 Sevgiler...



2 Nisan 2012 Pazartesi

Kuuuuş sesleri ovalara yayılır !






Baharın gelmesiyle birlikte evi cıvıl cıvıl giydiresim var. Çok sevdiğim kırmızıyı gözden düşürmemekle birlikte maviler,sarılar ve tabii ki yeşilin baharlık tonlarını buyur ediverdim baş köşeye. 
İzmir bir günde bahardan yaza geçer. Bir bakmışsın daha pardesüyü doğru dürüst giymeden sırtımıza ertesi sabah kolsuzlarla çıkmışızdır Kordonboyuna ! '' Bu hafta sonu pikniğe gidelim mi ,nereye gidelim ? '' diye planlar yaparken hava Çeşme'de denize girilecek tada ulaşmıştır bile.
Bu yıl da bahçeli eve geçmeye sayılı günlerimiz kaldı. Geçtiğimiz pazar bahçe işleri için eve uğradığımızda mor salkımın ,ortancaların tomurcuklandığını  görünce ''tamam '' dedim ,'' bizim göç zamanımız geldi '' Her yıl göçmen kuşlar misali gidip gelsek de kimse halinden şikayetçi değil. Taşınmalar sırasında ben çok yoruluyorum tabii ki 2 kedi 1 köpek ve onların mamaları ,ilaçları zaten bir arabayı tıka basa dolduruyor. Her iki evde de özel eşyalarımız olsa da yine de bir dolu ıvır zıvırı taşıyıp duruyoruz işte. Çalışma hayatım devam etseydi bu kadar işin altından muhtemelen kalkamazdım ,emeklilik harika bir şeymiş gerçekten ,her geçen gün bunu daha iyi anlıyorum.
Geçen hafta AVM de iki öğretmen arkadaşımla karşılaştım,aynı okulda görev yapmıştık. Okuldan eğitimden ,öğrencilerden lafladık ayaküstü. İçim bir tuhaf oldu,hele ki şu 4+4 yok mu ? İlköğretimde hiç çalışmadım ancak eğitim-öğretim bir bütün; 4+4 den ben hiç umutlu değilim hiiiiç ! Bakın konu yine nerelere geldi. Bu postun başrolünde '' Kuşlu sarı tepsi '' olmalıydı .
Bahar demek çiçek demek,cıvıl cıvıl kuş sesleri demek. O halde baharı kuşlu tepsimle karşılamalıyım. 
Tepsi geçen hafta bitti ancak ben sarılı yeşilli kahve fincanı arayışımda olduğumdan fotoğraflarını çekmedim. Aradığım fincanları bulamayınca evdekiler poz vermeye gönüllü oldular . Aslında artık granül kahve içmiyorum ,günde 1 fincan Türk kahvesi içiyorum ,sabahları da 1 bardak çay ,hepsi o kadar . Yani nescafe fincanlarımı kullanmadığımdan varlıklarını unutmuş gitmişim bile... İyi oldu ortaya çıktılar bahaneyle. Eskileri yadetmek gerek arada sırada ...
Bu güzelim güneşli İzmir gününden tüm dostlara enerji dolu ,şahane bir hafta diliyorum.
Kendinize çok iyi bakın ,bahara aldanıp hasta olmayın ! 
Sevgiler....