About Me

Fotoğrafım
İzmir, Türkiye
Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .

31 Ekim 2011 Pazartesi

Ahşap boyama kek fanusum !


Uzun yıllardır bana hizmet eden kapağı çizikle dolu bu kek fanusumu atmaya kıyamıyordum. Depoda öylesine duruyordu...

Enamel boya ile 4 kat boyadım.


Stensil şablonu ile puantier yaptım. Dekupaj tutkalı ile kestiğim resimleri yapıştırdım.


Resimlerin dayanıklılığını arttırmak için üstünden 2 kat tutkal geçtim. Atölyede verniklemesi kaldı. O zaman daha fotojenik olacaktır eminim ama ben sizlerle hemencecik paylaşmak istedim.
Mutlu günler dileklerimle...

30 Ekim 2011 Pazar

Örgü zamanı !

Kış  geldi ,yünleri şişleri uykudan uyandırmanın zamanı geldi.




Minikler soğuktan daha çok etkilenir,haydi o halde minik minik kazaklar bereler atkılar örelim.


Ya da evimize ... Demlik kılıfları çeşit çeşit çok da şekerler...
Kendimizi şımartalım biraz, çantalar eldivenler kazaklar berelerle şık ve sıcak bir kışa merhaba diyelim.

 Sevdiklerimize ellerimizle öreceğimiz sıcacık bir kazaktan daha güzel bir kış hediyesi düşünemiyorum ben !
Şimdilik bu görüntülerle idare edin,yakında ,çook yakında bitmeye çok az kalmış bir kazak ve ... ilk ahşap işlerimi görücüye çıkaracağım.
Tüm dostlara çok güzel bir pazar günü diliyorum. 

29 Ekim 2011 Cumartesi

Çifte bayram !

  29 Ekim gününün bizim ailede önemi büyüktür. Başta ulusça kutladığımız Cumhuriyet Bayramımız olmak üzere sevgili eşimin doğum günü ,evlilik yıldönümümüz ve rahmetli babacığımın doğum günü ekim ayının bu çok özel gününe denk gelmiştir...
   Sabahtanberi öyle bir koşuşturma içindeyim ki iki satır yazıp sizlere merhaba diyemedim bile...
  O halde hepimizin  bu önemli günü ,bizim ailenin de doğum günleri ve evlilik yıldönümümüz kutlu olsun !

  Çok yaşa Cumhuriyet'im !

27 Ekim 2011 Perşembe

Örgü Zamanı !



Söylenecek söz çok,yaralarımız henüz kanıyor ama şimdi Van'daki bebeler için çalışma zamanı.
Bloglarda dayanışma başladı çoktan. Bebekler için atkı bere örüyoruz. Kolilerimizi kargo şirketleri ve PTT ücretsiz gönderiyor. Arkadaş çevreme de duyurdun bu gün yarın ördüklerini bana teslim edecekler ben de Van'a göndereceğim.
Haydi şimdi iş başına...

Battaniye eski bir çalışmam ,kış havasına uysun içimiz biraz olsun açılsın diye çıkardım saklandığı yerden.
Sıcacık bir kış dilerim tüm dostlara...

24 Ekim 2011 Pazartesi

Kışlık İkea tabure !

ÖNCE : İkea'dan aldığımız bu tabureyi tüm yaz böyle kullandık. Evde çok çeşitli artmış yünüm var,hepsini toplayıp yuvarlak sık iğne ördüm,arttırmaları rastgele yaptım. Yeterli büyüklüğe ulaşınca da zincir çekerek uzunca bir kordon ördüm. Attan bağladım. Hepsi bu ,yapması bir gecemi almadı bile...

SONRA

Haftaya güzel dileklerle başlamak istiyorum . 
Geçtiğimiz hafta felaket üstüne felaket yaşadık. Önce gencecik fidanlarımızın şehit düştüğü haberi bizi derin bir   üzüntüye boğarken ardından Van-Erciş'den gelen deprem haberleriyle sarsıldık. 
Ben deprem hakkında yazmak istemiyorum. Çocukluğumdan beri depremle yaşayan ,Türkiye'nin hareketli bir deprem kuşağının üstünde oturan biri olarak depremi tanıyıp bilmeme rağmen...
Beni asıl üzen deprem sonrası  sosyal medyada yazılıp çizilenler oldu. Şükürler olsun ki arkadaş listemden hiç kimse densizce laflar etmedi ama ben yine de çok üzüldüm.
Sevgili dostlar Van 'da ölenler bizim kardeşlerimizdi,yurtdaşlarımızdı. Ne demek ''oh olsun ! Kürtler'e iyi oldu '' lafları. Biz ne zaman sapla samanı ayırmayı öğreneceğiz? Biz insanları Kürt,Laz ,Çerkes diye ayırıp felakete uğradıklarında yardım etmeyip uzaktan bakarak ''oh !''mu çekeceğiz ? 
Biz teröre karşıyız terör örgütlerine karşıyız. Terör nedeniyle 30 yıldır evlatlarını yitiren bu ulusun insanları  acının felaketin ne anlama geldiğini çok iyi bilir. 
Şimdi tek yürek olma zamanı,hepimiz elimizden ne gelirse ne kadarı gelirse yardım etmeliyiz.
Artık hangisini tercih ederseniz...
Hepinize mutlu ve sağlıklı bir hafta dilerim !

19 Ekim 2011 Çarşamba

YETER !


Sevgili dostlar yaşamın yükü böylesine ağırken ,hepimizin kendince küçük-büyük sorunları varken sizlerin canını sıkmak  istemediğim için şimdiye değin kişisel dertlerim şurada dursun politik konulara bile hiç değinmedim. Oysa benim de yaşamda bir duruşum ,kendimce doğru bildiğim politik görüşlerim var elbet. Okuyorum ,yazıyorum ,dinliyorum ,araştırıyorum. Başka türlüsü bir eğitimci olarak bana yakışmazdı elbet. 
Bu sabah öyle acı bir haber aldım ki boğazım düğümlendi. Neşeli başlayan günüm birden karardı.  Sabah erkenden işlerimi halletmek için dışarı çıkmıştım ki radyodan duydum. Hepimizin canı ciğeri yavrularımız ,geleceğimiz,binbir emekle büyüttüğümüz ;yemeyip yedirdiğimiz,giymeyip giydirdiğimiz evlatlarımız... 26 FİDAN bu sabah bizler sıcacık yatağımızda uyurken şehit edildi ! 26 FİDAN ! 
YETER artık YETER ! Onlar hepimizin evladı. Bitsin bu kardeş kavgası . 
Hepimizin başı sağolsun !

Country tutkunlarına !














Kış aniden geliverdi değil mi ? Balkanlardan gelen soğuk ve yağışlı hava ,-tam da hava durumu sunucusu gibi konuştum - bizi titretse de bu sıcacık country seçimler içimizi ısıtsın istedim. 
Kış olur da kırmızılar olmaz mı ? Kırmızı bir mutfak dolabı, yatak örtüsü,seramik tabaklar nasıl da güzeller değil mi ?
Çıtır çıtır bir şömine ateşinin karşısında az önce okuldan  gelen çocuklarımızın eldivenlerini berelerini kurutmak için düşünülmüş askılığa bayıldım ben ... 
Kocaman yer minderlerinde kitap okumak ya da tembel tembel şömine ateşini izlemek kadar zevkli ne olabilir ki ?
Sıcacık çay ya da kahve içmek için  seramik muglar ve ev yapımı kurabiyelerin keklerin servis edildiği tabaklar da bu tablonun tamamlayıcısı olsunlar.
Herkese sıcacık ve çook güzel günler diliyorum...
Not: tıklarsanız kurabiyenin tarifine ulaşırsınız :) tık tık

17 Ekim 2011 Pazartesi

Döküm tencerede Trança !

 Malzemeler :  2 orta boy patates
                      3 baş beyaz soğan
                      8-10 diş sarımsak
                      1 kerevizin  sapı
                      1 domates
                      8-10 tane tatlı biber
                      1 limon
                       sızma zeytin yağı
                       defne yaprağı
                       tuz,karabiber
                       yaklaşık 1 kg kadar Trança balığı




               Tüm malzemeler irice doğranır , balıkçıda temizletilip fileto haline getirtilmiş balığımızla karıştırılır ,1/2 çay bardağı kadar sızma yağ ve baharatı eklenip döküm tencereye (caserol ) koyulur kapağı kapatılan tencere önceden ısıtılmış fırında 150 derecede yaklaşık 3 saat kapağı açmadan pişirilir.








Afiyetle yenir !

Balık bizim evde haftada 1 kez mutlaka yenir. Sevgili eşim daha fazla yememiz gerektiğini söylese de ben duymazlıktan geliyorum. Açıkçası ben balığı eşim kadar çok sevmiyorum ama hafta sonları- ki bizim hafta sonumuz eşim cumartesileri de çalıştığı için sadece pazar gününden ibarettir-  kaytaramıyorum. Neyse ki çoğunlukla mangalda yapıyoruz da evi kokmaktan kurtarıyorum. Bu hafta ne yazık ki hava soğuk ve yağışlıydı '' eh başa gelen çekilir ''misali balığı fırınlayıverdim.
Caserol acemi aşçıların dahi yüzünü ağartacak bir tencere olduğundan ve ağır pişen yemeğin lezzetine kuşku duyulamayacağından balık nefis oldu diyebilirim. Yoksa maharet bende değil gerçekten. Yemek yapmayı seviyorum ancak evde iki başımıza kalalıberi o kadar az şey yiyebiliyoruz ki açıkçası eski hevesim kalmadı. Kalabalık sofraları seviyorum ben. Elimin ayarı da kaçık olduğundan pişirdiklerim miktar olarak hep fazla oluyor. Eh zaten ben ustayım demiyorum. Yemek bloggeri arkadaşlarımı buradan kutlarım vallahi işleri çok zor :) Zor çünkü asıl ustalık yemeğe lezzet katmak kadar ölçüyü tutturmak. Ölçü derken yemeği ne az ne çok, yeteri kadar hazırlamak. İşte ben bunu beceremiyorum. Dediğim gibi ben kalabalık sofraları seviyorum....
 Neyse bizim evde bu pazar akşamı fırında Trança yendi . Vallahi lezzetliydi ama :)
 Herkese iyi, haftalar dilerim. Ağzınızın tadı hiç bozulmasın !

16 Ekim 2011 Pazar

Bu gün bizim evde...





Bu gün  bizim evde çalışanlar,çalışanları izleyenler ve yan gelip yatanlar vardı ! Akşamüzeri başlayan yağmur ve rüzgar nedeniyle işler yarım kaldı ama en kısa sürede bitirilecek. Laf aramızda çok yorulduk,ara vermek iyi geldi . 
Geçen yıl kış bu kadar erken gelmiş miydi ? Umarım bu soğuklar geçicidir çünkü daha kasım ayına bile  girmedik ki... Yok yanlış anlaşılmasın şikayetim soğuk havaya değil hazırlıksız yakalanmaya çünkü daha bahçede sonbahar işleri var. Henüz ağaçların tamamı budanamadı; bahçe ilaçlanacak ve mevsimlik çiçekler dikilecek. Geçen hafta lale soğanlarımı diktim ama dün sabah eşim Tagaddi'yi onları eşelerken yakalamış. Pis ,kıskanç Tagaddi ona çok kızdım ama eminim inadına yapacaktır . Tek umudum hava soğuduğu için dışarıda çok zaman geçirmek istemeyecek bu arada da laleler aklından çıkacak :)
Bizim küçük evimizde hafta sonu böyle geçti.
Ya siz neler yaptınız ? Şimdi akşam çayımı yudumlarken teker teker sizleri ziyaret edeceğim .
Mutlu bir hafta dileklerimle...

15 Ekim 2011 Cumartesi

Gecikmiş bir hafta sonu yazısı !






  Bu hafta sürprizle başladı. Hızlı gelişen bu nedenle de alt yapısı her daim sorun çıkaran şirin köyümüzde ana su borusu patlamış. Her gün sabah saat 9 gibi kesilen sular akşam saat 18 de gelince işlerim hep akşam saatlerine kaldı. Evin su deposu günlük su tüketimine ancak yettiği için çamaşır ve bulaşık makineleri akşamları fazla mesai yaptı . Bu gün de ne olur ne olmaz ,suyu her an kesebilirler diye sabahtanberi suyla ilgili işlerimi halletmeye çalıştığımdan bir türlü pc başına oturup çektiğim fotoğrafları yükleyemedim . Dolayısıyla  sizlere mutlu hafta sonu dileklerimi iletemede hayli geciktim.
Bu geciken kutlama için beni bağışlayın. Umarım çektiğim fotoğraflar hoşunuza gider.
  Herkese mutlu ,sağlıklı ve bol eğlenceli bir hafta sonu dilerim. Sevgilerimle !

13 Ekim 2011 Perşembe

Yağmurdan arta kalanlar !




Yağmurun tozdan kirden arındırdığı İzmir bu sabah böyle güzeldi. Havada  artık başka diyarlara doğru kısa bir   ziyarete giden bulutlar ,ağaçlara asılı kalmış damlalar ve yeşilin binbir tonunu giyinmiş ağaçlar...
İzmir güzel ve tertemiz bu sabah... Ben de bu güzellikleri kendime saklamak istemedim.
Her gününüz güzelliklerle dolsun !

11 Ekim 2011 Salı

Mutlu günler yün yumaklarına sarılı !







İzmir'de baharlar olmaz,ne sonu ne de ilki ... Yazdan kışa kışdan yaza bir günde geçiverirsiniz. Daha iki gün öncesine kadar incecik penyeler şortlarla gezerken dün akşam kaloriferi yaktık. O kadar çabuk yani...
İki gündür hava yağmurlu ,yağmura hasret kalmıştık İzmir için iyi  oldu ama yurdun dört bir yanından gelen sel felaketi haberleri tadımızı kaçırdı.... Özellikle Antalya'da can kayıpları da olmuş .Antalya'ya buradan başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi gönderiyorum :(
Ben kışı severim ,aslında evi çok sevdiğim için kış günleri evde oturmayı ,örgü örmeyi ,kitap okumayı,dergilerimin sayfalarında kendimi kaybetmeyi çook severim. Kışın arkadaş toplantıları dahi daha zevkli oluyor. Yazlıklardan dönüş ,uzun süren yaz aylarından sonra dostlarla özlem giderme,hayatlarımızdaki küçük büyük değişimleri anlatıp kah üzülme,kah sevinme ... Yok yok kış güzeldir ! 
''Daha sonbahar bitmeden kış yazısı da olur mu ? ''derseniz, ''içimden geldi '' işte. Akşam üşüyünce ''artık kış geldi '' deyiverdim . Bakmayın siz yarın güneş açar burada ,hava ısınır aniden. Ben yılbaşında piknik yaptığımızı bilirim İzmir'de. Böyledir bizim havamız :)
Güzel havalar  ve güneşli günler sizin olsun !

10 Ekim 2011 Pazartesi

Kış Evi






     Hastalıkla geçen iki  haftanın sonunda bereketli yağmurlar eşliğinde ve güzel bir kitabın sayfalarıyla sizlere merhaba diyorum.  
   Hafta sonumuz oldukça güzel geçti. Gelinimin sürpriz ziyareti mi desem avuç avuç yuttuğum ilaçların  sonunda işe yaraması mı desem şükürler olsun artık iyileştim ! Güzel dilekleriniz ,ilaç önerileriniz ve içten ilginiz beni çok çok mutlu etti. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Blog dünyasındaki bu dayanışma,bu olağanüstü güzellik yaşamadan anlaşılacak bir şey değil. Hepinizi çok seviyorum sevgili dostlar ,iyi ki varsınız !
    Dekorasyon kitaplarına olan tutkum malum :) Bu kez çok sevdiğim country tarzının dışında daha geleneksel bir stilin  bol fotoğraflı örneklerle anlatıldığı bir kitabı tanıtmak istiyorum sizlere . Adı ;''Winter House '' Yazarı '' Charlotte Moss'' . Sindirerek ,fotoğraflarında kaybolarak okuyorum. Evin girişinden başlayarak her odası için ayrı ayrı dekorasyon önerileri,masa düzenleme,kumaş seçimleri ve kombinasyonları üzerine yararlı bilgiler içeriyor. Kitabı diğer pek çok kitabım gibi Amazon'da gezinirken rastlantı eseri keşfettim. Sağlam kapaklı ,kuşe kağıda basılmış kitapları özellikle çok seviyorum. Yurt dışında kitabı internetten uygun fiyatlara 2.el almak mümkün. Tek sorun Türkiye'ye getirtebilmek,kargo ücretleri hayli yüksek . Bu nedenle ben de yurt dışından gelecek bir yakınım olduğunda rica ediyorum sağolsunlar beni kırmayıp getiriyorlar. Kitap sevgisi bambaşka ,insan her şeye ''yeter artık almasam da olur,elimdekilerle idare edivereyim '' diyebilir ama kitaba ''yeter,tamam ! '' denemiyor işte ...
   Daha fazla zamanınızı almadan sizleri kitaptan seçtiğim bir kaç görselle başbaşa bırakıyorum.
   Tüm dostlarıma neşeli ve sağlıklı bir hafta ve iyi okumalar diliyorum. 
   Sevgiler...