About Me

Fotoğrafım
İzmir, Türkiye
Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .

28 Nisan 2011 Perşembe

Mor Salkımlı Ev ' den !






Şimdi Mor Salkım'ın en güzel zamanı.Ne yazık ki  baharın erkenden çiçek  açan bu harika sarmaşığı mevsimin sert rüzgarlarına kurban oluyor ve çiçekleri dökülüveriyor .Bizim burada her nisan  yağmurla karışık  sert rüzgarlar eser ,o kadar ki kendimi Emily Bronte'nin Uğultulu Tepeler 'i burada yazdığına inandırırım.
Hazır çiçekler dalındayken bu güzelliği sizlerle paylaşmak istedim.Hava oldukça kötü,rüzgar var ve yağmur sabahdanberi nefes aldırmadı.Tüm bu olumsuz hava koşullarının bir iyi yanı varsa doğa tertemiz mis gibi kokuyor.
Kızlar evde hapis kaldılar bahçeye dahi çıkamıyorlar ancak hallerinden şikayetçi olduklarını sanmıyorum.Kış bahçesinde gün boyu yağan yağmuru izlediler keyifle...
Sizin de keyfiniz yerine gelsin,iyisi mi dinleyin

Köyde yaşayınca ....

Sevgili dostlarım,hayatta her güzelliğin bir kusuru  var.Şimdi bu söz nereden mi çıktı?Anlatayım;bir süredir köydeki bahçeli evimizde yaşamaya başladık,köy dediysem tam anlamıyla köy değil,öyle olsa ''tamam ''dersin''burası köy ,olacak böyle şeyler''.İzmir'in çok katlı yapılaşmaya izin verilmemiş (güzel)ama alt yapısı tam olarak hazırlanmadan(kötü)bahçeli evler konseptinde sitelerin istilasına uğramış bir ilçesi burası.Dolayısıyla alt yapısı tam bir felaket.Yağmurun damlası düşer elektrik kesilir,internet bağlantısı canı istediğince günde yüzlerce kez gidip gidip gelir ve o kadar yavaştır ki bazen bir şeyler okurken okumaktan vazgeçip bilgisayarımı  kapattığım olur.Dün hava yağmurluydu ve ben sizleri ziyaret ederken internetle resmen savaş verdim .İşin fenası bu bir süre böyle sürecek gibi.
Eveet bu kadar şikayet yeter.Ben iyiyim bahçeyle uğraşıyorum-hava izin verdiğince-Bahçede yapılacak iş çok,ev kışın kapalı kaldığından bir-iki bakım gerektiren işi daha var.Sonrasında bahçemin ve kızların yeni fotoğraflarıyla neşelenip nazlı bahara ''hoş geldin''diyeceğiz.Bu arada sizleri ziyaret edeceğim ama elimde olmayan nedenlerle yorum bırakamazsam bana kırılmayın olur mu?
Şimdilik her şey gönlünüzce olsun diyor ,kızlar ve ben hepinize güneşli , mutlu ve sağlıklı günler diliyoruz.



Not: Hanım Çantalarını ben yetiştirdim,pek güzeller değil mi?

25 Nisan 2011 Pazartesi

Arkadaşım Fatma'nın harika kırkyama çalışmaları !







Yukarıda gördüğünüz kocaman gülümsemesi olan hatun benim can arkadaşım Fatma'dır.Fatma'ya ben ''ufacık tefecik boyu var,türlü türlü huyu var''derim.Elinden her iş gelir,örgü, dikiş, nakış,yemek...Hele kırkyamaları dost düşman çatlatır :)Kendisi bloğumun sıkı takipçisidir.Geçenlerde cicilerininin fotoğraflarını çekmek için izin istedim ama havanın bulutlu oluşu nedeniyle çekim işini hep erteledik.Cumartesi günü sağolsun beni kırmadı ,sandık sepet açıldı ,ciciler gün yüzüne çıktı.Çekim biraz aceleye geldi çünkü yola çıkacaktım ve hazırlık yapacağım için  pek zamanımız yoktu .Fatmacığım örtüleri ütüleyemeden fotoğraflarını çekiverdim .Yani arkadaşım ütüsüz masa örtüsü kullanıyor zannetmeyin :)))
Kırkyamayı ben de çok seviyorum,oldukça zahmetli bir iş biliyorsunuz.Bir aralar ben de yapmıştım hatta bloğumda yayınlamıştım burada ama inanın benimkiler bu kadar güzel değildi.Fatma'ya ''arkadaşım sana kolay gelsin''diyor ve emeğini sizlerle paylaşmama izin verdiği için çok teşekkür ediyorum.
Sevgiyle kalın!

23 Nisan 2011 Cumartesi

Balkonumu süsledim









   Bahar evime dolsun,soğuk ve yağmurlu havaların kasvetini üzerimden atayım diye işe balkonumu süslemekle başladım.Yarın Güzelbahçe'ye gideceğiz,orada 10 -15 gün kadar kalmayı düşünüyoruz.Bu yaz anlaşılan İzmir-Güzelbahçe arasındaki gidip gelmelerimiz bitmeyecek.
  Bu baharın temasını  duvardaki sticker belirledi.İkea'dan geçen yaz aldığım bu gelincikler o kadar hoşuma gitti ki duvardan çıkarmaya içim elvermedi.Gelinciklerin renginden yola çıkarak balkon masamın minderleri ve masa örtüsünü gelincik kırmızısı (böyle bir renk var mı bilmiyorum ) seçtim.Kızlar da test edip onayladılar...
  Bu vesileyle tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlamak istiyorum.Çocukların savaşın,şiddetin,istismar ve tecavüzün yok olduğu daha yaşanılası bir dünyada doğmuş olmalarını dilerdim,bu anlamda onlara karşı mahcubum...Geleceğimiz çocuklarımız sizin için, yaşlılarımız için, kendimiz için daha iyiyi istiyoruz ama istemekle kalmamalıyız, Cassandra misali sadece haykıran kör gözler olmamak için rehberimize ATAMIZ'a bu gün dünden daha sıkı sarılmalıyız,o bize inandı o halde umutsuzluk karamsarlık bize yakışmaz.Çalışmalı ,üretmeli ondan sonra övünmeliyiz !
   Sizin de hafta sonunuz çocuklar gibi neşeli ve  renkli geçsin !

22 Nisan 2011 Cuma

Cıvıl cıvıl bahar teksitilleri





Bahar gelince masa örtülerim de nevresim pike takımlarım da cıvıl cıvıl olsun isterim.Malum İzmir sıcak teksitiller çok yıkanıyor o nedenle 1-2 sezon sonunda renkleri soluyor -ya da ben sıkılıyorum-değiştirmek yenilemek istiyorum.
Days in Colors'ın 2011 ilkbahar - yaz koleksiyonunun renkleri desenleri harika gerçekten...Kendi evim için beğendiklerim bunlar ,siz farklı desen ve renkte olanlarına göz atmak isterseniz burada .
Not:Firmayla kesinlikle alakam yoktur, reklam yapmak adetim değildir ama bana armağan göndermek isterlerse seve seve kabul ederim :)

21 Nisan 2011 Perşembe

Hindistan Cevizli Kurabiye





    Biliyorsunuz artık ,benim zaman alan uğraştıran ve sonucu  riskli yemeklerle pek aram yoktur.Kırk yılda bir onları da yaparım elbet ama daha çok hazırlanması kolay,pratik ve sonucu garanti yemekleri ,kurabiyeleri kekleri tercih ediyorum.Hindistan Cevizli kurabiye de tam bu kategoriye dahil.Lezzeti güzel,hafif ,az miktarda hazırladığım için de daha bıkmaya fırsat kalmadan  tüketiliyor.
   Kurabiyelerimde yoğurdu çok az miktarda kullanıyorum,yoğurt ayrı bir lezzet vermekle beraber kurabiye ertesi güne kalırsa yumuşadığı için bizim evde artık hiç şansı kalmıyor.
   Gelelim tarifi tarafımdan değiştirilip hafifletilmiş miktarı azaltılmış neredeyse orijinaliyle tüm akrabalık bağlarını koparmış kurabiyemin tarifine(aslı Emine Beder'in ''PASTALAR&KURABİYLER''adlı kitabındandır)
Malzemeler:
1 su bardağı eritilip ılıtılmış margarin
1+1/25 su bardağı pudra şekeri
1 yumurta
1 paket baking powder
yarım su bardağı  hindistan cevizi rendesi
3 bardak kadar un 
1 kaşık yoğurt
Yapılışı:
Pudra şekeri ve yumurta çırpıcı ya da çatal yardımıyla iyice çırpılır diğer malzemeler yavaşça eklenir ,hamur yoğurulur(çok yoğurmuyoruz o zaman sert oluyor)üstüne nemli bir bez ya da strech film kapatılarak dinlendirilir,teflon tepsiye veya pişirme kağıdı serilmiş tepsiye irice ceviz büyüklüğünde parçalar hamurdan koparılıp elde hafifçe yuvarlandıktan sonra dizilir .Siz zaten biliyorsunuz ama ben yine de söyleyeyim çok sık dizilmez çünkü hamur kabarıp kurabiyeler birbirine yapışabilir ! 170 dereceye ayarlı ılık fırında 15-20 dakika kadar(üstü pembeleşene kadar)pişirilir .Çaya gelen kimse yoksa konu komşu davet edilir bol sohbet eşliğinde yenir -mümkünse bitirilir :)_

    

20 Nisan 2011 Çarşamba

Bu evi beğendim




Monica  Borg ve Simon Michie çiftinin Essexdeki İskandinav tarzında  dekore ettikleri bu eve bayıldım.Ev aydınlık ,ferah ve oldukça konforlu.Açık şöminesiyle,el boyaması çam  mutfak dolaplarıyla ,masif ahşap parke zemindeki Türk halısıya kalbimi çalan bu ''cottage''da bilin bakalım ne eksik?
Görseller march 2011 HOMES&GARDENS 

19 Nisan 2011 Salı

Bu gün İzmir...



Bu sabah İzmir ...
Gökyüzü gri ,hava bozbulanık...
Bende enerji neredeyse tükendi tükenecek...
Gel artık bahar ,renklerini esirgeme bizden...
Fotoğraflar balkonumdan bu sabah erken saatlerde teleobjektifle çekildiler...

18 Nisan 2011 Pazartesi

Yağmurlu bir pazar sabahı









   Pazar günü Güzelbahçe'ye gidip kahvaltımızı orada yapmayı planlamıştık ama cuma günü kapanan ve soğuyan hava planlarımızı değiştirmemize neden oldu.Sevgili arkadaşımız İpek de o gün bize kahvaltıya davetliydi.İpek bir fotoğraf sanatçısı bana fotoğrafçılık konusunda bilgi ve birikimlerini aktararak çok yardımcı oluyor.Kahvaltı masasını görünce ''haydi bakalım fotoğrafla''dedi.''Nasıl yani '' dedim ama fırsatı kaçırmadım tabii.Hem fotoğraf çektik hem eğlendik o kadar eğlendik ki eşim ''yumurtalar,sucuklar  soğuyor hanımlar ''demese daha çekmeye devam edecektik.Fotoğraf çekmekten çok zevk alıyorum ama makinem beni biraz korkutuyor,zaman zaman ''bu kadar profesyonel bir makine almasaydık keşke ''diyorum.Kolay pes etmeyen yapım vardır;o nedenle onun da dilini çözeceğim inşallah.
   Şimdi sizi hem eğlenip hem de çektiğim görüntülerle başbaşa bırakıyorum.Keşke hava daha güzel olsaydı ışık durumu daha uygun olurdu ,daha keyifli fotoğraflar çekebilirdim.
   Çok güzel bir hafta geçirmeniz dileğimle,sevgiler...

16 Nisan 2011 Cumartesi

Bu gün hava güneşli olsaydı





   Bu gün hava güneşli ve sıcak olsaydı ,ben tiril tiril baharlıklarımı giyseydim,hasır çantamı taksaydım koluma Keşkül'ü de alsaydım yanıma,Saniye de katılırdı bize; önce Barınak Cafe'de kahve içseydik köpüklü köpüklü sonra yürüseydik sahilde aheste aheste,selam verseydik eşe dosta ama...Olmadı işte bahar pek nazlı bu nisan,hava kapalı ve serin biz de evdeyiz kızlarla.Birazdan belki yaprak sararız babaya işden gelince yesin afiyetle ,belki akşam çıkarız hep birlikte ...
İzmir pek suratsız bu gün ama biz neşemizin kaçmasına izin vermeyelim...
Herkese neşeli ve bol eğlenceli bir hafta sonu dilerim.

14 Nisan 2011 Perşembe

CANON el kitabı


     Blog yazmaya karar verdiğimde fotoğrafcılık konusunda hiçbir bilgim yoktu.Tatil fotoğraflarımız dahil olmak üzere her türlü fotoğraf  ve video çekimlerimizi bu konuda doğuştan yetenekli olan evin erkekleri yapar ben de onları izlerdim o kadar...Sonra gün geldi bloğuma kendi çektiğim fotoğrafları koymak istedim,ilk çekimlerim başarısız olunca biraz araştırma yaptım.Sevgili eşim de bana  CANON 60 D armağan edince bu kadar gelişmiş bir makineyle nasıl başedeceğimi bilemedim.İmdadıma bu kitap yetişti.Canon 60 D nin kullanımına ilişkin bilgilerden ziyade bol örnekli fooğraf çekimi ve bunların ayarları hakkında bilgi veriyor.Kullanım kılavuzundan öte bir kitap.Mutlaka kendi makinenize uygun olanı vardır ,bir araştırma yaparsanız göreceğinizi düşünüyorum.
   Daha emeklemeye bile yeni başladım ,öğrenecek çoook şey var.Fotoğraf sanatına gönül veren arkadaşlarıma böyle bir kitabın varlığından sözetmek istedim .Türkiye'de satışı var mı bilmiyorum ,oğlum bana  Amazon'dan alıp yolladı.
   Bol fotoğraflı günler...

11 Nisan 2011 Pazartesi

Limonlu Kek





       
        Ne dersiniz haftaya şöyle güzel bir limonlu kekle Merhaba! diyelim mi ?
     Hiçbir kek meyveli dondurmaya böylesine güzel ,böylesine uyumlu bir arkadaş olamaz.''Hani yanında dondurma yok ki ''derseniz ''yazı bekliyorum''derim ben de size...
       Pişerken fırından gelen mis gibi limon kokusu öylesine iştah açıcı ki ...Rengi sapsarı görünümü oldukça hoş bu keki yapmak çok kolay,malzemeleri ise sizi markete göndermeyecek cinsten .Öyleyse çabucak anlatayım belki hemen yapmak istersiniz .
Malzeme:
1 bardak süt
1/2 bardak sıvı yağ,biliyorsunuz ben fındık yağını tercih ediyorum.
1+ 1/2  bardak toz şeker
3 bardak un
3 iri yumurta
1 paket hamur kabartma tozu
2 limon kabuğu rendesi,(aman dikkat! limon kabuklarının beyaz kısmı rendelenmeyecek sonra kek acı olur)
Malzemelerin hepsi bu kadar...
Yapılışı:
Bildiğiniz kek hamuru hazırlanıyor ;şeker yumurtayla köpük köpük olana kadar çırpılıyor,unu,kabartma tozu,rendelenmiş limon kabuğu,sütü ve yağı eklenip birkaç dakika daha çırpılıyor,kek kalıbına dökülüp 170 dereceye ayarlanmış fırına soğukken atılıyor kürdan kontrolü yapılıp pişip pişmediğine bakılıyor .(Yaklaşık 40-45 dakikada pişiyor zaten)Kek ılınınca kalıptan çıkartılıp servis yapılıyor.
Afiyet olsun !

10 Nisan 2011 Pazar

Martılar






 

 Bu goruntuler cuma sabahi Bostanli sahilinda yaptigim yuruyuste objektifime takildilar.Martilar,sakin deniz,bulutlu gokyuzu o kadar guzeldi ki sizlerle paylasmadan yapamadim.Blog arkadasligi bu galiba,her guzelligi arkadaslarinla paylasmak istiyorsun,baska turlusu icine sinmiyor.
 Tum dostlara cok guzel bir hafta sonu diliyorum...

6 Nisan 2011 Çarşamba

Vişneli Browni












   Mutfakta zaman geçirmeyi sevsem de uğraş gerektiren yemeklerle işim olmaz.Konuklarıma değişik lezzetler sunmayı severim ama her sabah Keşkül'ün park faslı ,banyosu, evin derlenip toparlanması neredeyse 2 -3 saatimi alıyor o nedenle ikram  hazırlıklarımı mümkün olduğunca akşamdan yapıyorum.
   Bu browni akşamdan hazırlanırsa daha lezzetli olduğundan benim favorimdir.Kurabiye,poğaça gibi ikramlıklarımı uygun olduğum zaman hazırlayıp pişirmeden derin dondurucuya attığımı söylemiştim burada
dolayısıyla konuk ağırlamak benim için yorgunluk değil zevk haline geliyor.
     Önemli olan dostlarla iyi vakit geçirmek ,ne yenilip içildiğinin çok önemi yok aslında...Yine de ''ağzımızın tadı hiç eksilmesin,sohbetlerimiz keyifli olsun''diyorum ve sözü çok uzatmadan browninin tarifine geçiyorum ;
Malzemeler:
Keki için;
3 yumurta
3 bardak kakaolu kek un
1 bardak süt
1+ 1/2 bardak toz şeker
1/2 bardak sıvı yağ(ben fındık yağı kullanıyorum)
eğer mevsimindeyse 1-2  bardak ayıklanmış vişne,mevsimi değilse dondurucudan çıkarılmış 1-2 bardak vişne çözdürülmeden
Sos malzemesi:
1 bardak vişne suyu
1/2 lt.süt
1 paket çikolata sosu
birkaç çikolata parçası
1 kaşık tereyağı
Yapılışı bildiğiniz kek gibi ;şeker ve yumurtalar 5-10 dakika çırpılır,sırasıyla malzemeler ilave edilir ,teflon tepsiye- veya yeterince büyük Borcam varsa-karışımın yarısı dökülür,kalan yarısına vişneler eklenir ve tahta kaşıkla dikkatlice vişneler ezilmeden karıştırılıp tepsideki karışımın üstüne dökülür.Soğuk fırında 170 derecede kürdan kontrolü yapılarak pişirilir.Fırından çıkınca sıcak sıcakken üstüne 1 bardak vişne suyu kaşıkla eşit olarak gezdirilir.Kek dinlenirken sosu yarım litre sütle pişirilir,sos kaynayınca içine çikolata parçaları ve tereyağı atılarak tel çırpıcıyla çırpılır böylece üstünün kabuklanmasına izin verilmez.Sos ılınınca kekin üstüne dökülür ve buzdolabında soğutulduktan sonra servis yapılr.(dilenirse üstüne hindistan cevizi rendesi ile süsleme yapılabilir )
Afiyet olsun !