Efendimmm geldik bizim kızların en kocaman yürekli en kocaman gövdeli , her daim sevmeye sevilmeye hazır,dünyanın kötülüklerinden bihaber sarışın mankenimiz Keşkül'ün öyküsüne.Bu öykü serinin sonu gibi görünse de bizim eve her an yeni bir can dahil olabileceğinden açık kapı bırakıyor ve ''şimdilik sonuncusu ''diyorum.
Keşkül'ün öyküsü ''köpek gibi köpek ''isteyen oğluma onu hiç kıramayan annesinin bir pazar gezmesinden kucağında küçük tombul ve sarı bir köpek yavrusuyla eve gelmesiyle başlar.Büyük köpekle yaşamanın zorluklarını önceden kabullenen bir aileye kız evlat olarak dahil olur yani.
Kuyruklu dostlar hep şu ya da bu şekilde tesadüflerin eseri olarak hayatımıza dahil oldular,Keşkül hariç.Keşkül'ü ben İzmir-Seferihisar'dan bir köpek yetiştirme çiftliğinden 5-6 Labrador yavrusunun arasından o badem gözlerine aşık olarak kendim seçtim.Kucakladım ve yaklaşık 30-40 dakika süren araba yolculuğundan sonra hiç kımıldamadan kafasını boynumun altına sokmuş bir vaziyette eve getirdim.Oğlumun kucağına verdim.Oğlumun ilk sözü''anne bu nasıl bir şey böyle çok uslu ve tatlı baksana keşkül gibi''oldu.Adı belliydi artık bir köpeğe konabilecek en komik ve en son ad ;Keşkül...
Keşkül uslu mu demiştim?Ne yanılgı .Kabus o gece başladı ve aylarca sürdü.Hava kararınca hiç uyumuyor evini annesini ve kardeşlerini arıyor evin içinde ağlayarak dört dönüyordu.Buna bir de ishal ve böcek ilacını kaşla göz arasında yalayarak zehirlenme eklenince yaz günü kışlık eve döndük ve buncağızı günlerce kucağımda veterinere taşıdım, her gün minnacık ayaklarına serumlar takıldı.İyileşince yazlığa dönebildik.Bu arada geceleri oğlumla nöbetleşe enerji topu halindeki yavruyla oynuyor o yorulunca 3-4 saat kestirebiliyorduk.Hala evini arayan yavrucak gecelerimizi kabusa çeviriyor,gündüz yatağında mışıl mışıl uyuyordu.Aşıları tamamlanmadığı için değil sokağa bahçeye dahi çıkaramadığımız için hiç yorulmuyordu tabii.
6 aylık kadar olunca nihayet aramızda bir bağ kurabilmiş gece uykularımıza kavuşmuştuk ki bir gün aniden topallamaya daha sonra da yürüyememeye başladı.Haydi tekrar veterinere ...Rontgeni çekildi sonuç;her iki arka bacakta ileri derecede doğmalık kalça çıkığı.Tedavi;kesinlikle operasyon.Daha el kadar bebekken önce sağ sonra sol kalçadan oldukça ağır ve tedavi süreci uzun süren iki operasyon oldu.
Şimdi soruyorum:bu canın bizim eve gelmesi tesadüf mü?Kaç aile maddi manevi oldukça külfetli bu operasyonu yaptırıp aylarca ayağı alçıda kalan bir hayvanı kucaklayıp tuvalete çıkarır pansumanını yapar özel gıdalarla beslerdi?Hayatta tesadüfler yoktur ,bu can bize emanet edilmişti ve biz görevimizi yaptık o kadar.
Keşkül mayıs ayında 5 yaşını bitiriyor.Daha çok genç ,umarım uzun yıllar bizimle olur.Yaşadığı her an bize sevgisini koşulsuz veriyor.Sırf hatırım için bahçeye gelen kedilerle suyunu, hatta benim sevgimi paylaşıyor.
O öyle bir canlı ki;İnsanlardan kötülük geleceğine inanmaz,sokakları tanımaz,apartman yaşamında havlanmayacağını çok iyi bilir ,gık demez .Parkta bahçede kendisinden kaçanların oyun yaptığını zanneder kuyruk sallaya sallaya yanlarına koşmak ister.Yalan bilmez her daim açtır ama asla hırsızlık yapmaz,kendisine verilen görevi -ne pahasına olursa olsun-yapar.Bahçede Küdük'e göz kulak olur ablalık yapar,ona mutfak tezgahına çıkılmayacağını,koltuk tırmalanmayacağını her gün bıkmadan usanmadan anlatır.Konuklarımız gelince-nadiren korkanlar da oluyor- kapatılmaya istemeye istemeye razı olur ama onlar gider gitmez oturdukları yerleri defalarca koklayarak hafızasına kaydeder.Bunların çoğu biz köpekle yaşayan insanların yaşamını kolaylaştıran şeyler ama inanın kolay öğretilen basit davranışlar değil.Keşkül eğitim anlamında beni hiç zorlamadı, ırkının tüm iyi huylarını taşıyan Keşkül her zaman çok iyi bir öğrenci oldu.Umarım serüvenleri daha uzun yıllar bizi eğlendirir.
Bu günlük bu kadar...
Sabredip okuyanları bu kadar sabırlı oldukları için kutlarım.
Hepimizden hepinize sevgiler gönüller dolusu...