2011'in ilk ayını uğurluyoruz bu gün.Zaman ne çabuk geçiyor öyle değil mi?Şubat mart derken şunun şurasında geciken soğukların yerini ılık bahar günlerine -kaçınılmaz bir döngüyle-terk etmesine ne kaldı ki...Ben her mevsimi severim aslında ,hepsinin güzelliğini ,tadını çıkara çıkara yaşamak gerekir diye düşünürüm.
Dün hava oldukça soğuktu,İzmir için dahi...Soğukta ne yapılır pek bilmez İzmirli ,o yüzden sahil boyu alışılmadık derecede boştu,biz de Keşkülle tadını çıkardık,insan kalabalığında boğulmadan uzun uzun yürüdük,temiz hava aldık,tazelendik.Bu sabah ocak ayına ''güle güle''derken tüm dostlara mutlu ve neşeli bir hafta diliyoruz.
Görseller -büyük naif tabak hariç- mütevazi ''Blue Blanc''koleksiyonumdan;
Sevgiler...




