Bayramdan önceki son hafta sonu. Yalnızca o kadar mı ? Yaz mevsiminin de son hafta sonu.
Hani misafirliklerin de son günleri çok güzeldir ya bu hafta sonu da çok güzel olacak,öyle hissediyorum. Bir kere evlerde tatlı bir telaş var. Yarın ve ondan sonraki gün pek çok kişi bayram tatili için yollara düşecek. Bu akşam valizler son kez gözden geçirilecek ama illa ki çok önemli bir şey yine unutulacak :) Tatile çıkmayıp bayramı evde eş dost ve akraba ziyaretiyle geçirmek isteyenler ise hazırlayacakları nefis yemekler,tatlılar için alış-veriş listelerini gözden geçirmekle meşguller.
'' İkramlıkların adı kondu mu yapması kolay zaten '' derdi annem. Her önemli gün öncesi günlerce liste yapardı. O zamanlar bu kadar market de yoktu. Erzaklar(!) belli yerlerden ama hepsi de özel olan yerlerden alınırdı. Günler öncesinden Kemeraltı turu başlardı bizim evde. Havra Sokağı'ndan file file erzak taşırdık .Sahi geçenlerde Havra Sokağı'na gittim de bayat balık kokusundan, sıcaktan kendini koyvermiş sebze meyvaların tezgahlardaki çirkin görüntüsünden sokağa girmemle çıkmam bir oldu. Çok üzücü :( Ne diyordum ? Tatlılar evde yapılırdı. Rahmetli babaannem çok güzel kalburabastı yapardı örneğin,annem en az 2 çeşit börek açardı,yaprak sarması ise bir tencere falan olmazdı,o kadarı kime yetecek ? Evde oruç hiç aksatmadan tutulurdu ama aydın insanlardı bizimkiler,konuklar için likör çikolata da alınırdı.
Ya mendiller? Mendilleri anımsayanınız var mı ? Para öyle alenen tutuşturulmazdı çocukların eline,küçücük mendillerin içine gizlenirdi. Ne incelik !
Bayramlık yepyeni giysi ise çocukların en güzel anısı olmalı... Her şeyin çabucak tüketilmediği zamanlarda sık sık alınmadığı için mi bilmiyorum giysiler de çabucak bir kenara atılmazdı . Okullar açılırken formalar gözden geçirilir kısalan etek boyları uzatılır ,yıpranan gömleklerin ayakkabıların yerine yenisi alınırdı elbet ama bayramlıkların yeri bambaşkaydı. Çoğu kez annem kendisi dikerdi bize... Hatta genç kız olduğum zamanlarda hazır giyim yaygınlaşmıştı ama ben hala annem diksin isterdim giysilerimi. Kardeşim ilk dakikadan kirletirdi üstünü başını ama ben leke olacak diye bayram boyu doya doya oynayamazdım bile.
Bayram ziyaretlerinin yeri ise bambaşkaydı. Akrabalardan bayram harçlığında cimrilik etmeyenlere hemen gidivermek isterdik de elimize içi boş mendil tutuşturanlara gidileceği zaman dozunu kaçırdığımız tatlıdan dolayı karnımız ağrıyıverirdi (!)kardeşimle benim . O zaman annem kızar söylenir, babamsa '' öbür bayrama götürürüz çocukları Necmiye '' deyiverirdi. Evde kalmak da akıllıca olmazdı ki tek kanallı televizyon kardeşimi oyalayamaz ,oyuncaklarını etrafa saçar,toplaması da bana düşerdi. Ahhh kardeşim! Kaç bayramdır gelemiyor ülkesine bir bilseniz...
Bayramla ilgili her anı güzel değil elbet. Hüzünlü olanlar da var. Örneğin gurbet ... Annem bayramlarda hüzünlenirdi çünkü o bir gurbet geliniydi ...Ailesinden uzakta bayramı hep buruk kutlardı ,biz de çocuk aklımızla bunu bilir ama anlamak istemezdik. Bir kaç yıldır benim de tek oğlum yanımda olmuyor bayram sabahı. Elimizi öpüp kıkırdaya kıkırdaya harçlığını almıyor ama ne yapalım zaman değişti değil mi ? Çocuklar büyüyorlar ve yuvadan uçuyorlar. Sağ ve sağlıklı oldukları sürece kutlanacak günlerimiz daha çoook olacak !
Bu yazı hüzünlü olsun istemedim aksine bayram koksun ,evlere bayram neşesi getirsin istedim. O halde herkese mutlu neşeli bereketli sağlıklı kıpır kıpır bayramlar dilerim.















