About Me

Fotoğrafım
İzmir, Türkiye
Yasemin kokulu bahçenin kedileri ve günlük halleri hakkında... ♥ The cats of a jasmine scented garden and its daily snaps. Les chats de jasmin parfumé jardin et ses clichés quotidiens .

29 Temmuz 2010 Perşembe

BENİM HAYAL EVİM


               Benim hayal evim kocaman bahçeli ama tek katlı olmalı-seninkinin nesi var demeyin in -çık yoruluyor insan,bunun bir de yaşlılığı var:)-



             Kocaman bahçesinde kocaman bir şömine olmalı ki  şarap peynir keyfi dışarıda kışın da sürsün.


           Bahçemde dört ayaklı dostlarım da rahat rahat koşup oynamalı...

            Kapım dostlara hep açık....



      Sofram hep dolu olmalı...



        Mutfakta yemek pişerken karşısında oturup soluklanacağım ,kitabımı okuyacağım bir şömine de olmalı...


 

       Çalışma odam aydınlık ve her yanı çiçekle dolu olmalı...



                                      HEPİMİZİN DİLEKLERİ KABUL OLSUN !

görseller http://www.alisoncapeling.com/
             http://www.housetohome.co.uk/
            ve Colette'in Evi'nden

28 Temmuz 2010 Çarşamba

KANAVİÇEYE DEVAM



  Hava sıcak ve daha da kötüsü nemli...Gün boyu kapı pencere açık,evde iki kedi bir köpek ve sayısı artıp azalan (!)yetişkin insanlar olunca yaz günü iş hiç bitmiyor.Kendime ayırabildiğim zamanlarda çabuk biten küçük kanaviçeler,goblenler yapmaya çalışıyorum.Bu sevimli fener de bitince kitap ayracı olacak.Yıllar önce almıştım bir köşede sıranın kendisine gelmesini bekliyordu.Gün bu günmüş...
  Serin serin günler dileklerimle...
  Sevgiler,





                                                                                             



 Bunlar da Üç Güzeller                                                                                



      Geçen günlerde bitirip te sıcaklardan fırsat bulur bulmaz çerçeveleri yapılacak  Üç Güzellerim.Bunları net.ten sipariş edip getirtmiştim.Kanvas üstüne baskılı tembel işi goblenlerim.Çok çabuk bitiyorlar ,benim gibi aceleciler için ideal....

27 Temmuz 2010 Salı

BİR BEŞ ÇAYI KLASİĞİ DAHA







Son dakikada haber veren arkadaşlar için her zaman derin dondurucumda pişirilmeye hazır poğaça saklarım.Hamuru yoğurur şekillendirir tepsiyle dondurucaya atarım.Dondurucuda yer yoksa dondurduktan sonra yoğurt kaplarına koyup beklettiğim de olur.
Kek yapmak ise  çok kolay.Oğlum büyürken ona her daim taze kek yapardım o yüzden elim alışmış olmalı.
Konuk ağırlamayı severim ,ikram yapmayı da ama son dakika olunca elimden bu kadarı geldi.Herkese afiyet olsun.
Gelelim kakaolu kekimin tarifine:
Malzemeler:
3 su bardağı un(ben Sinangil'in kakaolu kek  ununu kullanıyorum)
1 su bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
ve...önceden dolaptan çıkarılmış oda ısısında yumurta
Yapılışı;şekerle yumurtayı köpük köpük olana kadar çırparım,sırasıyla unu yağı sütü eklerim ,ayrıca kabartma tozu kullanmam çünkü Sinangil'in kek ununda zaten var.Soğuk haldeyken 150-160 derecedeki fırına koyarım ve yaklaşık 40-45 dakikada pişer :)
Püf noktası;kakaolu kek ununuz yoksa hamura koyduğunuz kakao miktarı kadarını belirtilen un miktarından  eksiltin,yoksa hamurunuz sert olur kabarmaz.Örneğin yarım bardak kakao koyduysanız 3 bardak yerine 2,5 bardak un kullanın,bir de 1 paket beking powderi unutmayın!

Peynirli poğaça.Ben aldığı kadar un lafından hiç hazzetmem bu nedenle tarifimi çok seviyorum(Gülrucuğum sağol bu tarif senden)
Malzemeler:
4/3 su bardağı yoğurt
3 su bardağı un
1 su bardağı sıvı yağ
1 yumurta,beyazı hamurun içine sarısı üstüne sürülecek
bir fiske tuz
1 kalıp beyaz peynir(isterseniz  içine incecik doğradığınız maydanozu da koyabilirsiniz)
Yapılışı:
Malzemeleri koyup hamuru yoğuruyorum ve üstünü nemli bir bezle kapatıp 1 saat kadar dinlendiriyorum,sonra elimde şekil verip üstlerine yumurta sarısını sürüyorum,160 dereceye ayarladığım kızgın fırında ,üstü kızarana kadar pişiriyorum.
Afiyet olsun

25 Temmuz 2010 Pazar

DEKORASYONDA ASKILAR,KANCALAR...

 
     Bu gün artan nemle birlikte hava dayanılmayacak kadar sıcak.İçimden hiçbir şey yapmak gelmiyor.Son zamanlarda oyuncağım olan goblenlerimi de hızlı hızlı işledim bitirdim,yenilerini net.ten şipariş ettim,beklemedeler.Son olarak üç küçük çiçekli pano  işledim,çerçevelerini yapıp-ya da yaptırıp-size göstereceğim ama siz bu günlük şu güzel askılara-raflara bir göz atın derim ben...
    Askılar,kancalar,küçücük raflar bazen boylarından büyük işlere yarıyorlar.Ortalığı biraz dağınıkmış gibi gösterseler de ben onlardan vazgeçemiyorum.Banyolarda ,antrelerde ,mutfaklarda en çok da yatak odalarında işe yaradıklarını düşünüyorum.



     Bu girişe bayıldım tek kelimeyle.Köpeğin tasmaları, sepeti,köpek panoları hele köpekli duvar kağıdı aklımı başımdan aldı resmen.Hunter çizmeleri artık o kadar beğenmiyorum ,bu kış görsel olarak doydum.Cath Kidston olsaydı sesimi çıkarmazdım ama :)Bu kış alabilirim kendime,çantalarıma garipseyerek  bakıyorlar bir de ayağımda çizmesini görünce neler düşünürler umurumda değil doğrusu.















Aşağıdaki rafları İkea   http://www.ikea.com.tr/ikea_ana_sayfa.aspx ve Laura Ashley'den almıştım.  http://www.lauraashley.com/



Görseller:
http://www.housetohome.co.uk/    http://www.potterybarn.com/?cm_type=gnav    ve  Colette'in evinden :)

24 Temmuz 2010 Cumartesi

YAZLIK EVİNİZ İÇİN

Beni böyle sıcacık karşılayan bir evde sürprizlere her an hazırım...Yalnız bizim evde herkesin  anahtar ,gözlük gibi  ıvır zıvırını kolay kolay almaz bu kadarcık dresuar diye düşünüyorum:)Olsun kuşlar ne kadar sevimli bir baksanıza...




Mutfak aksesuarlarına hiç hayır diyemem.Bu rafa bayıldım,yapı marketlerde benzerini göremedim ne yazık ki.Ismarlama yaptırmak da tam kumar :(




















     



Banyonuz için sevimli depolama üniteleri;ne kadar yalın,ne kadar sevimliler öyle değil mi?Beyaz 20010 yılına kesinlikle damgasını vurdu.Bu yaz her yerde gördük beyazı ve tonlarını ama olsun çok güzel ve her renkle kolayca uyum sağlıyor.





Günün yorgunluğu bu yatakta atılır.Ben bu pembe yatak örtüsüne bayıldım...

23 Temmuz 2010 Cuma

BEŞ ÇAYINA BUYURUN

       Bu gün hava inanılmaz sıcak,rüzgar dahi havayı serinletmeye yetmiyor.Benim de sıcaklarla hiç aram yoktur ama boş oturmak beni sıcaktan daha fazla sıkar.Arkadaşlar sağolsunlar çaya gelmek istediklerini söylediler.Bu sıcakta serin ve hafif neler sunabilirim diye düşünürken  aklıma vişne jöleli irmik tatlısı ve peynirli kek geldi(cheese kek değil ).Hemen uygulamaya geçtim ,henüz görüntüsü bozulmadan da fotoğraflarını çektim.Belki sizler de bu sıcaklarda benim gibi düşünüyor olabilirsiniz,aklınızın bir köşesinde bulunsun.
     Buyrun  beş çayına...



VİŞNELİ JÖLELİ İRMİK TATLISI:
Malzemeler;
1 lt.süt
7 kaşık irmik,7 kaşık toz şeker
bir parça damla sakızı
bir kaşık tereyağ
1 kutu vişne jölesi
yarım kutu donmuş vişne
Yapılışı:Süt,irmik ,toz şeker ve damla sakızı kısık ateşte koyulaşıncaya kadar karıştıra karıştıra pişirilir,sıcakken içine bir kaşık tereyağı konup ocaktan indirilir,hafifçe ıslatılmış borcama boşaltılır ,ılınınca kutunun üstündeki tarife göre hazırlanmış jöle hazırlanır ,vişnelerle karıştırılır hafifçe irmik tatlısının üstüne dökülür.Zaman varsa bir gün önceden hazırlanması daha uygun olur.Jölenin donması 3-5 saati bulabiliyor.Afiyet olsun.

 Çoğumuz biliyoruz ama ben yine de anımsatmak istedim;
PEYNİRLİ KEK:
Malzemeler
3bardak un
1 bardak yoğurt
1 bardak rendelenmiş beyaz peynir
1 bardak sıvı yağ
3 yumurta
1 paket beking powder
1 demet dereotu,maydanoz

Tüm malzemeler karıştırılır,hafifçe yağlanmış kek kalıbına ya da uygun bir borcama dökülür 150 dereceye ayarlanmış fırına(soğuk)atılır üstü kızarınca fırından çıkarılır.Afiyet olsun.

22 Temmuz 2010 Perşembe

ZORLAMA NİYE


Rahat ve konforlu kanepeler,zorlama olmaksızın tesadüfen biraraya gelmiş gibi görünen aksesuarlar,renk ve ışık cümbüşü...Benim dekorasyon anlayışımı oluşturan unsurlar bunlar,yoksa akrabaları konu komşuyu memnun etmek için satın alınmış  evde de mağazada da dursa anlam kazanmayacak olan mobilyalar -ne kadar tasarım da olsalar- ilgimi çekmiyorlar...Sizleri İngiliz Country stiliyle dekore edilmiş yazlık kulübelerle (cottage)başbaşa bırakıyorum.





 

                                                              Görseller  Comfortable COUNTRY

19 Temmuz 2010 Pazartesi

KÜÇÜK MUTLULUKLAR


        Renkli olan her şeyi çok seviyorum.Masa örtüleri,kurulama bezleri sık sık değişsin yaşam türküsüne  bir nota da onlar versin istiyorum.Porselenler renk renk fincanlar, tabaklar mutfağımda sabırla sıralarını beklesinler...Mis gibi kurabiye kokusuna taze demlenmiş çayın buharı karışsın,bahçeden cırcır böceği
orkestrasına guguk kuşları nazire yapsın.Hepsinden önemlisi dostlar yarenlik için kapımı çalsın.

FİKİR DOSYASI--ARŞİVİM






Yıllardır dekorasyon dergileri aldığımdan artık evde onları koyacak yerim kalmadı.Ailecek kitap, dergi almaya pek meraklı olduğumuzdan evdeki dergi yığınlarından herkes birbirini sorumlu tutuyor.Ben de dişi kuş olarak üzerime düşen görevi yaptım ve dergilerimden en çok hoşuma giden bölümleri kesip dosyaladım.Bunlar bana gerçekten fikir veren ve beni mutlu kılan detaylardı.Zaman zaman bakıyorum ve eşe dosta da yararlanması için ödünç veriyorum.Kesilip kırpılan dergilerimin diğer bölümleri de eşimin muayenehanesinde bekleme salonunda...Fotoğraflarda görüleceği üzere Simi de bu işe benim kadar meraklı:) Sevgiler ve iyi bir hafta dileklerimle...



16 Temmuz 2010 Cuma

ŞEHİRDE BALKON SEFASI


Biz İzmirliler için evimizde balkonun yeri ayrıdır.Ev ne kadar geniş olursa olsun yazın tadı balkonda çıkar; çoluk çocuk balkona doluşuruz.Eh herkesin şöyle bahçeli mahçeli yazlığı yok ne de olsa hem olsa da yakında değilse her gün işe nasıl gidilip gelinecek değil mi ama?Hoş son zamanlarda klimaların ev içini püfür püfür serinletmesi nedeniyle balkonları camlatıp kapatma modası da aldı başını gitti ama ben yine de eski zamanların bol sardunyalı,küçücük de olsa masalı sandalyeli- asıl önemlisi-bol sohbetli balkon sefalarını seviyorum.Evim bahçeli olmasına rağmen küçücük balkonumu küstürmedim;onu da süsledim.
Sizi şehir bahçeleriyle başbaşa bırakıyorum.




Bu da benim küçük balkonum.

   Görsellerhttp://community.livejournal.com/my_handmade/
http://thepaintedgarden.blogspot.com/2010/07/lets-go-to-vintage-flea-market.html